reklam
reklam
Akademik Personel | 09 Aralık 2016, Cuma

10 üniversiteliden 3’ü Düşük İşte Çalışıyor

22 Temmuz 2014
10 üniversiteliden 3’ü Düşük İşte Çalışıyor
       

Türkiye’de istihdam edilen her 10 üniversite mezunundan 3’ünün yaptığı işe göre ‘aşırı eğitimli’ olduğu ortaya çıktı. Bilimsel araştırmaya göre, üniversiteyi bitirip iş hayatına atılan gençlerin yüzde 31,8’i lise veya daha az düzeyde eğitim almış kişilerin yapacağı işlerde çalışıyor.

Gazi Üniversitesi’nden Işıl Kurnaz ‘ın, “İşgücü Piyasasında Uyumsuz Eşleşme: Yoksa Bu İş İçin Fazla Mıyım?” araştırmasından çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı.

TOBB ETÜ’de düzenlediği toplantı ile raporu açıklayan Kurnaz,

TÜİK verilerine göre genç üniversite mezunları nın üçte birinin işsiz olduğunu söyledi.

Hem eğitimli hem işsiz

İşgücü piyasasında diplomalı işsizlik sorununun yanı sıra ‘aşırı eğitimlilik’ sorununun da yaşandığını ifade eden Kurnaz, “Türkiye işgücü piyasasında aşırı eğitimlilik oranını yüzde 31.8 olarak belirledik. Yeni çalışmaya başlamış üniversite mezunu gençlerde bu oran yüzde 54. Yani her iki gençten biri aşırı eğitimli” dedi.

Diploma işe yaramıyor mu?

Kurnaz, ortaya çıkan verilerin, daha zorlu ve daha iyi işler yapabilecek donanıma sahip üniversite mezunlarının eğitimlerine uygun iş bulamadıklarını gösterdiğini, eğitimlilerin okuldan işe geçiş sürecinde ciddi zorluklar yaşadığını ortaya koyduğunu söyledi. Kurnaz, bu durumun üniversite mezunu gençler arasında ‘Diploma işe yaramıyor mu’ kaygısına yol açtığını, OECD ülkeleri genelinde işgücünde nitelik uyumsuzluğu ortalamasının yüzde 25 iken, Türkiye’de yüzde 40 gibi yüksek düzeyde olduğunu söyledi.

Eğitim-istihdam ilişkisi alarm veriyor

Kurnaz’ın araştırmasına göre; Türkiye’nin eğitim sistemi ve işgücü piyasasının kendine has özellikleri nedeniyle gerek öğrenim alanı, gerekse meslek ya da iş konusunda, gençlerin seçim yapma imkanları oldukça sınırlı. Türkiye’de yükseköğretime katılım oranı giderek genişliyor. Ancak bir taraftan eğitimli genç işsizliğinin, diğer taraftan eğitim düzeylerine veya eğitim alanlarına uygun olmayan işlerde çalışanların sayısının yüksek olması, eğitim-istihdam ilişkisinin alarm verdiğini gösteriyor. Kurnaz, eğitim-istihdam ilişkisinin kurulamaması halinde her yıl milyarlarca liranın harcandığı üniversite eğitiminin beklentileri karşılamayan bir yatırıma dönüşeceği uyarısında bulundu.

Eğitim işsizlik riskini azaltmıyor

TOBB ETÜ Sosyal Politikalar Uygulama ve Araştırma Merkezi (SPM) Direktörü Prof. Serdar Sayan ise Türkiye’de işgücü piyasasında büyük uyumsuzluklar yaşandığını çalışanların da, şirketlerin de aradığı nitelikte işi veya elemanı bulamadığından şikayetçi olduğunu söyledi. Daha yüksek eğitim sahibi olmanın, daha yüksek gelir veya daha iyi kariyer anlamına gelmediği gibi işsizlik riskini de azaltmadığını ifade eden Sayan, “Aşırı eğitim görmüş olmak, işsizliğin veya aldığı eğitimden daha düşük bir işte çalışmanın sebeplerinden birisidir” diye konuştu.

Kaynak: Bugün Gazetesi

       

Yorumlar

  1. İsmail Koçuk diyor ki:

    Ülkemde üniversiteye giden gençlere, üniversitenin bir meslek kapısı olarak algılanmadığını anlattığınız zaman, üniversiteye giden sayısı “gönüllü” olarak azalacak ve üniversitede 4 yıl boyunca zamanını geçirip, daha sonradan bir kaç yıl boyunca da sağlam bir iş bulma zamanını – yani toplamda minimum 6-4 yıl- boşuna harcamayacaktır. İnsanlarda bir korku var, üniversiteye gidemezsem iş sahibi olamam diye. Haberde de görüldüğü gibi “LİSE” düzeyinde ki işlerde fazla eğitimli olan üniversiteliler çalışıyor. Oraya liseyi bitirmiş birinin geçmesi gerekiyor yani. Etrafınızda gördüğünüz pek çok üniversite öğrencisinin alâkasız alâkasız basit işlerde çalıştığı gibi. Bunun sebebini sürekli hükümette görenlerin öncelikle devlet kapısı ekmek kapısı algısından kurtulmaları, üniversiteyi gerçekten isteyenlerin ama -” anne babalarının zoruyla, ya da evden gideyim bir kaç yıl diyerek” gelenlerin değil-. Hiçbir devlet milyonlarca kişinin girdiği aptalca bir sınav dolayısıyla vatandaşlarına devlet kapısını açma gerekliliği duymuyor. Bunun en büyük sebebi Türk insanında ki bencilce kendini kurtarma algısının 30 yıl 40 yıl boyunca birikip bu hale gelmesidir. Bu kadar yığılmanın olduğu bir toplumda insanları bence devlet kapısı algısından uzaklaştırmanın bir yoludur KPSS sınavlarının zor olması!

  2. Handan diyor ki:

    zaten tüm dünya Atatürk’e hayran, bazıları olmamış ne yazar…

  3. bunlar daha iyi günlerimiz diyor ki:

    mezun sayısı her geçen yıl katlanarak artıyor. 5 yıla kalmaz her alanda işsiz sayısı katlanarak artacak. Atatürk’ün 1923-1938 yılları arasında kurduğu fabrikalar sayesinde halen daha iş bulan insanlarımız ülkeyi 13 yıldır yöneten siyasal iktidara şunu neden sormuyor? “Atatürk’ün kurduğu fabrikaları, maden, demir-çelik ocaklarını sattınız yetmedi bir de ona ayyaş dediniz, hakaret ettiniz. siz bu ülkede bugün milyar dolara satabileceğiniz hangi fabrikayı yaptınız? meydanlarda TOKİ ve Doğalgaz dışında bir tek bahsedeceğiniz elle tutulur bir iş yok. onlar da zaten istihdam yaratan yatırımlar değil. neden akıl tutulması yaşıyoruz

  4. ali diyor ki:

    rezalet istihdam yok!!!!! ancak kamu personeli olabilirsin bu sistemde,parlak bir gelecek olarak başka seçenek yok.kamu kaç kişi alabliyor zaten alsa alsa en fazla…artık onu da alamayacak,kamuya milleti tıkıştırdılar bakalım maaşlarını özel teşebbüsler bu halde azken nasıl ödeyecekler,olan yine asgari ücretlinin maaş vergisine olacak..Artık çözüm bulsunlar,başımıza taç ettiğimiz bu hukumet bu sorunu niye an azından gündeme getirip dile getirmiyor.yoık mu bu alanda ÇILGIN PROJE EY BASBAKAN BEY

  5. tuncayer diyor ki:

    oran böyle olsa çok iyi şikayet edecek mesele yok.ancak öyle değil çünkü 60 kişilik sınıfımdan 58 kişi mesleğiyle alakasız işlerde,pazarlamacı kasiyerli falan yapıyor.oran kesinlikle yanlış.

Yorum Yaz