reklam

+ Konuyu Cevapla
Bulunan 1 den 7 - Toplam 7
Ağaç Şeklinde Aç9Beğeni
  • 1 gönderen Nazmi
  • 2 gönderen smooth
  • 1 gönderen smlkrmn
  • 2 gönderen turabe
  • 1 gönderen fallenangel
  • 2 gönderen smooth

YÖK Başkanı Çetinsaya: Özlük Haklarıyla İlgili İyileştirme Yakın Zamanda

Anasayfa Haberleri Forumunda YÖK Başkanı Çetinsaya: Özlük Haklarıyla İlgili İyileştirme Yakın Zamanda Konusunu İncelemektesiniz

YÖK Başkanı Prof. Dr. Çetinsaya, “Türkiye’de (akademik personelin) özlük hakları son derece dezavantajlı durumda. Bu ...


  1. #1
    Akademikpersonel.org
    Üyelik Tarihi
    09-2010
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    17.053

    YÖK Başkanı Çetinsaya: Özlük Haklarıyla İlgili İyileştirme Yakın Zamanda

    YÖK Başkanı Prof. Dr. Çetinsaya, “Türkiye’de (akademik personelin) özlük hakları son derece dezavantajlı durumda. Bu bize kan kaybettiriyor” dedi. Bu konuda Başbakan’a ve Bakanlar Kurulu’na sunum yaptığını belirten Çetinsaya, önümüzdeki aylarda olumlu sonuç almayı umduğunu söyledi.

    YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, Türkiye’deki akademik personelin özlük hakları bakımından son derece dezavantajlı durumda olduğunu ve bunun kendilerine kan kaybettirdiğini belirterek, “Hem sayın Başbakanımıza, hem Bakanlar Kurulu’na bu manada sunum yaptık, tablolarıyla gösterdik. Çok olumlu, pozitif mesajlar aldık” dedi.
    İlim adamının maaş konuşmasının “zul” olduğunu, ilimin değerinin asla parayla ölçülemeyeceğini dile getiren Çetinsaya, şunları söyledi:

    “Ama sonuç itibariyle önümüzdeki hedeflere yürüme noktasında mutlaka özlük hakları konusunda da bir iyileştirmeye, bir politikaya ihtiyacımız var. Özlük haklarıyla ilgili 3 rapor toplantısına katıldım. Hepsi aynı sonuca varıyor. Aklın yolu birdir. İster Türkiye’deki diğer iş kollarıyla kıyaslayalım, ister dünyadaki diğer yükseköğretim alanındaki tabloları kıyaslayalım. (Akademik personelin) Türkiye’deki özlük hakları son derece dezavantajlı durumda. Bu bize kan kaybettiriyor. Bırakın kan kaybetmeyi bizim sayıyı ikiye katlamamız lazım. En nitelikli hale getirmemiz lazım. O manada mutlaka ve mutlaka bu ister maaş artışı deyin ister özlük haklarının iyileştirilmesi deyin bu konunun Türkiye’nin gündemine girmesi lazım.

    Hem sayın Başbakanımıza, hem Bakanlar Kurulu’na bu manada sunum yaptım, ilgili bütün bürokratik kuruluşlara tablolarıyla gösterdik. Çok olumlu, çok pozitif mesajlar aldık. O bakımdan önümüzdeki haftalarda, aylarda bu konunun olumlu bir neticeye varacağını ve gerçekten Türkiye’nin önemli bir adım atacağını umuyorum, inanıyorum. Bu bütün devlet üniversitelerindeki bütün akademisyenleri, okutmanından öğretim elemanına, doçentten profesöre kadar hepsini kapsayacak.”

    Nitelikli doktora sayısı 2 katına çıkmalı

    Çetinsaya, Türkiye’nin gerek 2023 hedeflerini yakalayabilmesi gerekse 21. yüzyılın küresel dünyasında varolabilmesi, rekabet edebilmesi için eğitime, nitelikli insan gücü kaynağı yetiştirmeye özel bir önem vermesi gerektiğini anlattı.
    Bunun da iki boyutlu olduğunu dile getiren Çetinsaya, şöyle konuştu:
    “Birincisi, ülkenizdeki her vatandaşınızı mümkün olduğu kadar çok nitelikli eğitim süreçleriyle buluşturabilmek. İster 2, ister 4 yıllık ister mesleki teknik eğitim boyutlarıyla olsun her manasıyla bu süreçleri gerçekleştirebilmek, bir diğeri ise Ar-Ge, yenilikçilik, girişimcilik, patent, bütün bu süreçlerde en nitelikli beyinleri bu alanlara angaje edebilmek. Araştırma geliştirmeye, laboratuvarlara ve bütün bu yenilikçilik alanlarına angaje edebilmek. Bütün bunların kilit noktası da üniversiteler, yüksek öğretim sistemi, yüksek öğretimin yeniden yapılandırılması, fiziki altyapısının geliştirilmesi. Ama yine geliyoruz insan kaynağına. İnsan kaynağını hem nitelikli hale getirmemiz lazım hem de sayısal olarak arttırmamız lazım. Yaptığımız analizlere göre Türkiye’de önümüzdeki 10 yıl içerisinde nitelikli doktora sayısını 2 katına çıkarmamız gerekiyor. Bugün ülkemizde yaklaşık 4 bin doktora yaptırıyoruz, her sene mezun veriyoruz ama bunu önümüzdeki 10 yılda iki katına çıkarmamız gerekiyor. O bakımdan da çok yol yürümemiz, bir takım politikaları, stratejileri devreye sokmamız gerekiyor.”

    2023 hedeflerinde üniversiteler

    Türkiye’nin 2023 hedefinde üniversitelerin katkısıyla ilgili izlenmesi gereken birkaç stratejinin olduğunu, 10. kalkınma planı itibariyle yüksek öğretim sisteminin yeniden yapılandırılması gerektiğini, sistemin çağdaş dünyanın, çağdaş Türkiye’nin dinamiklerine uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Çetinsaya, kalite süreçlerine de özel önem verilmesi gerektiğine dikkati çekti.

    Nitelikli beyinleri akademide kalmaya razı etmeleri gerektiğinin altını çizen Çetinsaya, şöyle devam etti:

    “Baktığımız zaman, ister özel sektörle kıyas edelim ister kamu sektöründe kıyas edelim üniversitelerin bu konuda dezavantaj yaşadığını görüyoruz. Nitelikli beyinlerin daha çok özel sektöre, kamu sektöründeki diğer alanlara kaydığını görüyoruz. Bu da özlük haklarındaki dezavantajlar dolayısıyla. Türkiye, son 10 yılda önemli mesafeler katetti. Özel kesimde, kamu kesiminde önemli iyileştirmeler yapıldı ama üniversitelerimiz bu konuda dezavantajlı konuma geldiler. Ne yapıp ne edip en nitelikli beyinleri akademide, laboratuvarda, sınıfta tutmamız lazım. Onların Ar-Ge çalışması, patent, laboratuvar çalışması yapmasını sağlamamız lazım. Ancak böyle 2023 hedeflerine daha emin adımlarla yürüyebiliriz. Bu bakımdan bütün kamuoyunun, ilgili bütün kesimlerin dikkatini bu konuya çekmek isterim.”

    Kaynak: Hürriyet
    the end bunu beğendi.
    Özel mesaj Yolu İle Soruları Cevaplandıramıyoruz, Foruma Sorarsanız Daha Hızlı Bilgi Edinebilirsiniz

  2. #2
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    02-2012
    Mesaj
    128
    Çok iyi bir açıklama olmuş, kendi adıma okurken içim rahatladı..

  3. #3
    Lisansüstü
    Üyelik Tarihi
    07-2013
    Mesaj
    14
    nitelikli doktoralı istemek devletin özellikle ÖYP sistemiyle hakkı çünkü imkanlarımız geniş. Fakat o doktoraların nasıl ve hangi koşullarda yaptırıldığı da bir araştırılsa, şu an doktora yapıyormuş gibi görünmek zorunda bırakılan öyle çok bilim insanı adayımız var ki! yazık diyorum yıllarımıza, göz nurumuza, dirsek çürütmelerimize.. bugün gerek yeni atanan araştırma görevlileri gerekse de eskiler lisansüstü yaparken o kadar çileye maruz bırakılıyorlar ki.. ancak idealist ve çok sabırlı olanlar hala içlerindeki çalışma aşkını kaybetmiyorlar. bu anlamda ülkemin haline çok üzülüyorum. bölümlerde hocalar arasında yaşanan ciddi ama bir akademisyene hiç yakışmayacak kadar basit çekişmelerde gözler güçsüz araştırma görevlilerine çevriliyor.

    Öğretim Üyesi Yetiştirme programı (ÖYP) bence Öğretim Elemanının Kendi Kendisini Yetiştirme Programı olmalı. Ya el öperek bilim insanı olmaya maruz bırakılıyoruz ya da danışmanın yalnızca adı oluyor. Öğretim Üyelerinin üniversiteyi kendi çiftliği gibi görmeleri ve zalimce davranmaları bir gün sona erer mi?

    bu sistem değişir mi dersiniz dostlar? umut var değil mi..
    turabe ve the end bunu beğendiler.

  4. #4
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    06-2013
    Mesaj
    66
    Sanırım YÖK ilk defa bu kadar personelini düşünen bir başkana sahip. Hocamıza teşekkürler..
    turabe bunu beğendi.

  5. #5
    Yardımcı Doçent Doktor
    Üyelik Tarihi
    06-2011
    Nerden
    ANKARA
    Mesaj
    845
    Alıntı smooth Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    nitelikli doktoralı istemek devletin özellikle ÖYP sistemiyle hakkı çünkü imkanlarımız geniş. Fakat o doktoraların nasıl ve hangi koşullarda yaptırıldığı da bir araştırılsa, şu an doktora yapıyormuş gibi görünmek zorunda bırakılan öyle çok bilim insanı adayımız var ki! yazık diyorum yıllarımıza, göz nurumuza, dirsek çürütmelerimize.. bugün gerek yeni atanan araştırma görevlileri gerekse de eskiler lisansüstü yaparken o kadar çileye maruz bırakılıyorlar ki.. ancak idealist ve çok sabırlı olanlar hala içlerindeki çalışma aşkını kaybetmiyorlar. bu anlamda ülkemin haline çok üzülüyorum. bölümlerde hocalar arasında yaşanan ciddi ama bir akademisyene hiç yakışmayacak kadar basit çekişmelerde gözler güçsüz araştırma görevlilerine çevriliyor.

    Öğretim Üyesi Yetiştirme programı (ÖYP) bence Öğretim Elemanının Kendi Kendisini Yetiştirme Programı olmalı. Ya el öperek bilim insanı olmaya maruz bırakılıyoruz ya da danışmanın yalnızca adı oluyor. Öğretim Üyelerinin üniversiteyi kendi çiftliği gibi görmeleri ve zalimce davranmaları bir gün sona erer mi?

    bu sistem değişir mi dersiniz dostlar? umut var değil mi..
    Hocam şu anda görev yapan cari yada öyp ar. gör. lerinin %90ına baktığım zaman umudum yok, diyebilirim. Elbette böyle kalmayacak ama ben görür müyüm onu bilmiyorum işte. ÖYP bizi yetiştirmeyi amaçlıyor ama yıllardır kendi kendilerini yetiştirmeyen hocaların bizi yetişmesini beklemek ütopya.. Dediğiniz gibi kendi halimize bıraksalar neyse. Sırf hocaya yalakalık yapmadım, kendi verdiği hiçbir bilimsellik taşımayan tez konusu yerine alandaki boşlukları görüp o noktalarda çalışmak istediğimi söyedim diye bana dönem uzattırdı okuldaki hocam. Benim bir dönemim buna üzülmek, bir taraftan başka fakültelerden çalışabileceğim hoca aramakla geçti benim.
    aDNA ve the end bunu beğendiler.
    " Kimin himmeti milleti ise, o tek başına bir millettir." B.S.N.

  6. #6
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    06-2012
    Nerden
    istanbul
    Mesaj
    399
    çetinsaya da olmasa biz ne yaparız yahu
    turabe bunu beğendi.

  7. #7
    Lisansüstü
    Üyelik Tarihi
    07-2013
    Mesaj
    14
    Alıntı turabe Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Hocam şu anda görev yapan cari yada öyp ar. gör. lerinin %90ına baktığım zaman umudum yok, diyebilirim. Elbette böyle kalmayacak ama ben görür müyüm onu bilmiyorum işte. ÖYP bizi yetiştirmeyi amaçlıyor ama yıllardır kendi kendilerini yetiştirmeyen hocaların bizi yetişmesini beklemek ütopya.. Dediğiniz gibi kendi halimize bıraksalar neyse. Sırf hocaya yalakalık yapmadım, kendi verdiği hiçbir bilimsellik taşımayan tez konusu yerine alandaki boşlukları görüp o noktalarda çalışmak istediğimi söyedim diye bana dönem uzattırdı okuldaki hocam. Benim bir dönemim buna üzülmek, bir taraftan başka fakültelerden çalışabileceğim hoca aramakla geçti benim.
    Değerli arkadaşım,
    Cesaretli davranmışsınız, kendi konunuzu seçmişsiniz, belki de tamamen hocanızın ağzına baksaydınız, onun keyfini bekleseydiniz konu için, bir dönem kaybetmezdiniz, ama Allah çalışkan insanların yanındadır. Ben bu camiaya girdiğimden beri özellikle, şu yüce sözden hep ilham alıyorum :"Size dost, yardımcı ve vekil olarak Allah yeter". Hele insan çalışkan olup kimseden bir yardım beklemeden ve kimseye eğilmeden ilerliyorsa, kimin ne dediğinin ve kayıp gibi görünen şeylerin önemi yok. Hiç kimseye eğilmemize de gerek yok, çünkü rızkımız kimsenin elinde değil, o da Allah'tandır.
    turabe ve fluenta bunu beğendiler.





Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Benzer Konular

  1. Cevap: 1
    Son Mesaj: 21-10-2013, 15:17
  2. Cevap: 7
    Son Mesaj: 23-05-2013, 14:34
  3. YLSY 2012/2 Olmayacak ve 2013 Alımıda Yakın Zamanda Olmayabilir
    YLSY - 2012 Yurtdışına Lisansüstü Öğrenim Bursu forum içinde, yazan globalerol
    Cevap: 16
    Son Mesaj: 24-12-2012, 22:05
  4. Cevap: 0
    Son Mesaj: 13-06-2012, 15:18
  5. Cevap: 6
    Son Mesaj: 08-02-2012, 17:18

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz var
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git