reklam

+ Konuyu Cevapla
Sayfa 1 - Toplam 2 12 SonSon
Bulunan 1 den 10 - Toplam 13

Doçentliğe Başvurunun Önündeki Engel

Akademik Personel Atama Kriterleri ve Yönetmelikleri Forumunda Doçentliğe Başvurunun Önündeki Engel Konusunu İncelemektesiniz

Arkadaşlar forumdaki arkadaşlarının çoğunun araştırma görevlisi olduğunu tahmin ederek, geleceğe dönük yaşayacağımız sıkıntıların giderilmesi için ...


  1. #1
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    03-2012
    Mesaj
    173

    Doçentliğe Başvurunun Önündeki Engel

    Arkadaşlar forumdaki arkadaşlarının çoğunun araştırma görevlisi olduğunu tahmin ederek, geleceğe dönük yaşayacağımız sıkıntıların giderilmesi için şimdiden adım atılması kanaatindeyim. (ne de olsa aksaklıklar bir anda çözülmüyor). Gelecekte yaşacağımız sıkıntılardan ilki Doçentlik başvurusunun önündeki engeldir. Bunlardan ilki;

    Doçentliğe ilişkin başvurunun yapılabilmesi için Doçentlik Sınav Yönetmeliğinin 4. maddesinin 2/c hükmü gereği “Doktora, tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlik unvanı iktisap edildikten sonra, doçentlik basvurusunda bulunulacak olan anabilim dalında özgün bilimsel yayın ve çalısmaların yapılmıs olması.” ben bu hükümden doktora öncesi yapılan yayınların kabul edilmemesi gibi bir durumun oluştuğunu yorumlamasamda, çevremdeki herkes bu hükmün doktoradan sonra yapılmış bilimsel yayınları kabul edeceğini, doktora öncesi yapılan çalışmalar/yayınların vs. kabul edilmeyeceğini belirtiyor.

    Öncelikle bu hükmü sizlerin nasıl yorumladığı da önemli. Eğer burada aynı yorumu yapabiliyorsak, belki yazımdan kaynaklı bir yorumlama hatası oluşuyor olabilir. (bu hüküm 35. madde ile görevlendirilenlerin yolluğu gelen üniversiteninmi yoksa gittiği üniversiteninmi ödeyeceğine ilişkin kararındaki karmaşaya benziyor) Tabiki aslolan yürürlükte nasıl kabul edildiği. Eğerki bizler açısından olumsuz olduğunu varsayarsak, bu durumun bilimsel açıdan oluşturacağı sıkıntıları dile getirmeliyiz. bununla ilgili oluşabilecek ihtimal dahilindeki olumsuzluklar şu şekilde belirtilebilir (Sizlerde bu konuyla ilgili fikirlerinizi söylerseniz daha makul isteklerimizi yetkililere ulaştırabiliriz);

    1-Akademisyenliğin en verimli dönemi diyebileceğimiz (kişiye göre değişsede genel itibariyle böyle olduğunu varsayabiliriz) araştırma görevliliğindeki lisansüstü eğitimimiz süresince yapabileceğimiz çalışmalar için sınırlayıcı bir hüküm konumundadır. Aslolan çalışma yapılmasının teşvik edilmesi iken bu hüküme göre çalışma yapılmaması teşvik edilmemektedir. (sınırlı kaynağa sahip araştırma görevlileri gelecek yıllarda kendilerine fayda sağlamayacak yayınları/çalışmaları yapmak istemeyecektir).
    2-Gelişim düzeyindeki araştırma görevlileri bu engel sebebiyle, akademik gelişimlerini yeterince tamamlayamamaktadır. Dolayısıyla doktor ünvanına sahip bir akademisyen uluslararası dergilerde (sci, ssci vs.) nasıl araştırma yapılacağını kavrayamadan bu unvana sahip olmaktadır. Daha sonraki yıllarda da aldığı aşırı idari/ders vs. gibi yüklerle çalışma yaparak kendi geliştirme fırsatı bulamamaktadır.
    3-Üretme arzusu olmayan bir akademisyenin okuyup kendini geliştirmesi de oldukça zordur. Dolayısıyla geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz güncel bilgilerden ve yaklaşımlardan daima mahrum bırakılmış olucaktır.

    İkincisi ise;

    Doktora tezinden çıkartılacak çalışmanın/yayının doçentlik başvurusunda değeri olmayışıdır. Bir bilim insanın 4 sene emek vererek ürettiği bilimsel bir çalışma nasıl doçentlik için kullanılamaz akıl sır ermiyor. Bu durum ise
    1-akademisyenlerin doktora tezini "yapmış olmak için yapmak" felsefesini benimsemesine sebep olmaktadır. Dolayısıyla doktora gerçekten bilime katkı sağlamak için uğraşılan bir süreç değil geçilmesi gereken bir süreç gibi görülmektedir. Bu nedenle doktora tezlerinin kalitesi düşmektedir.
    2- Yurtdışındaki akademisyenler doktora alanında yaptıkları çalışmaları üzerinde uzmanlıklarını devam ettirebilirken, ülkemizde bu durumun tam tersi söz konusudur. Bu hükme göre doktora'dan yaptığın yayının kabul olmaması demek, bu alanla ilgili fazla araştırma yapma demektir.

    Bu hükmün oluşturmuş olduğu ya da oluşturduğunu düşündüğüm sıkıntılar bu kadar arkadaşlar. Sizlerinde değerli görüşlerini alırsak bu hükmün düzeltilmesi noktasında adım atabiliriz. merak eden arkadaşlar doçentlik başvurusu koşullarına Doçentlik Sınavı Alanları ve Başvuru Koşulları | T.C. Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı adresinden ulaşabilirler.
    denizzznehir ve enessom bunu beğendiler.

  2. #2
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    12-2010
    Mesaj
    175
    Hocam bu yökün yeni yasa taslağında değilmiydi? Geçerli mi oldu? linki tıkladığımda gördüm galiba geçerli, söylediklerinizde sonuna kadar haklısınız resmen yükseklisans ve doktorada uğruna sabahladığımız çalışmaların hiç bir önemi yok, kusura bakmasınlar da o zaman artık ben şu gözle bakarım ne kendimi kasacağım yayın yapıcam diye zaten hiç bir önemi olmayacakki...bu şekilde de bilim milim olmaz insanların önünü açacaklarına iyice kapatıyorlar

  3. #3
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    12-2013
    Nerden
    ELAZIĞ
    Mesaj
    249
    dil şartı doktora öncesi olmalı

  4. #4
    Araştırma Görevlisi
    Üyelik Tarihi
    06-2011
    Mesaj
    799
    “Doktora, tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlik unvanı iktisap edildikten sonra, doçentlik basvurusunda bulunulacak olan anabilim dalında özgün bilimsel yayın ve çalısmaların yapılmıs olması.”
    siz nasıl yorumladınız

  5. #5
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    03-2012
    Mesaj
    173
    Alıntı merzer Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    siz nasıl yorumladınız
    ben doçentliğe başvuru yapabilmek için öncelikle doktora unvanı kazanılması gerektiğini, yapılan çalışmaların da istenilen minimum doçentlik başvuru kriterlerine ulaşmasıyla (doktoradan önce olsun ya da olmasın) doçentliğe başvuru yapılabileceği şeklinde yorumladım. tabiki burada süreye ilişkin herhangi bir kıstas yok.
    Sanki doktora unvanınızı alın, istenilen kriterleri de yerine getirdiyseniz doçentliğe başvurun gibi yorumluyorum. Yani doktora unvanını almak önşartmış gibi vurgulanıyor. illaki doktoradan sonra şu kadar yayına ulaşmış olmak şartını algılamıyorum.
    Sizce? bu şekilde de yorumlanmak mümkün müdür?

  6. #6
    Araştırma Görevlisi
    Üyelik Tarihi
    06-2011
    Mesaj
    799
    ben ilk okuduğumda dr olduktan sonra ilgili anabilimdalında özgün çalışma yapmak olarak algıladım . Makul olanda bu gibi geliyor şahsen.

  7. #7
    Ordinaryüs Profesör Doktor
    Üyelik Tarihi
    05-2011
    Nerden
    Ankara, Turkey, Turkey
    Mesaj
    6.376
    Evet doçentlik için maalesef Dr. sonrası yapılan çalışmalar Doçentlik kriterlerinde yer alıyor. Bunu 2-3 çalışanda daha gördüm. Dr öncesi yayınları ve çalışmaları kabul görmediği için Doç. olamadılar.
    Engin K. bunu beğendi.

  8. #8
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    03-2012
    Mesaj
    173
    Alıntı merzer Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    ben ilk okuduğumda dr olduktan sonra ilgili anabilimdalında özgün çalışma yapmak olarak algıladım . Makul olanda bu gibi geliyor şahsen.
    Anlıyorum. Neden size bu daha makul geliyor? Yanlış anlaşılma olmasın hesap sorar gibi sormuyorum .. sadece düşüncenizi merak ediyorum. belki benim göz ardı ettiğim bir durum olabilir.

    - - - Güncellendi - - -

    Alıntı Vahdet Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Evet doçentlik için maalesef Dr. sonrası yapılan çalışmalar Doçentlik kriterlerinde yer alıyor. Bunu 2-3 çalışanda daha gördüm. Dr öncesi yayınları ve çalışmaları kabul görmediği için Doç. olamadılar.
    Gerçekten çok enteresan bir durum. Bir insanın yapmış olduğu başarılar (çalışmaları yayınları, projeleri vs.) doktora unvanı öncesi bile olsa nasıl göz ardı edilebilir? Doktora sonrası istenmesinin amacı nedir ki? Bir kişi doktorasını tamamladıktan sonra yapacağı yayını doktora öncesinde yaparsa kendi lehine değil aleyhine bir durum oluyor. Neden aleyhinde olduğunu kısaca belirteyimki zihinlerimizde soru işareti kalmasın. Aldığımız 2300 liralık maaşla ev geçindirip, aynı zamanda yayın yapmak her babayiğidin harcı değil, eğer bunun meyvesini gelecekte yiyemeyecekse bir akademisyen bu kişinin aleyhine bir durum oluşturuyor. Aslında bakıldığında gerçekten üzücü ve komik bir durum. Doktorasını tamamlamamış ancak aklına gelen fikirleri doçent veya profeslükte puan kazanamayacağı için kullanmayan bir bilim insanın önünde bir çok olumsuzluk oluşacaktır (örneğin, aklına gelen yaklaşımların, modellerin, konunun eskimesi, kişide oluşabilecek isteksizlik vs. vs.) (tabi burada şunu belirtmekte fayda var "bu zihniyete sahip bireylerden bilim insanı olur mu?" sorusu muhakkak bazı arkadaşlarım tarafından sorulacaktır ancak sistem ve çevre koşulları insanları yönlendirir. Kaldı ki ülkemizde akademisyenlerin aldığı maaş bellidir. Bu maaşla (özellikle araştırma görevlilerinin) akademik çalışma gayreti içinde olan insanların ödüllendirilip teşvik edilmesi, önlerine saçma engeller konulmaması gerekir. İnsanın erken yaşta başarılı olması takdir edilmesi gerekirken engel konması çok saçma bir uygulamadır. Aynı şekilde profesör olmak istendiğinde de doçentlik sonrası belli bir çalışma zorunluluğu vardır.

    Vahdet hocam biliyorum bu aralar akademikzam münasebetiyle oldukça yoğun günler, haftalar belki de aylar geçirdiniz, geçiriyorsunuz ve geçireceksiniz. Ancak müsait olduğunuz bir zaman bu konuyu da gündeminize almanız gelecekteki biz akademisyenler için faydalı olacaktır kanaatindeyim.

    Bu uygulamanın mantıklı olduğunu düşünen arkadaşlar da nedenleriyle birlikte fikirlerini paylaşırlarsa bizlerde eksiğimi tamamlamış oluruz.
    denizzznehir bunu beğendi.

  9. #9
    Araştırma Görevlisi
    Üyelik Tarihi
    06-2011
    Mesaj
    799
    Estağfurullah yanlış anlamadım elbette tartışarak birbirimizin fikrlerinden haberdar olabıleceğz sadece.
    Dr öncesi çalışmalat Gözardı edilmiyor ki o çalışmalarla insanlar yard. doç. olmuyorlar mı ?
    Yard. Doç iken yapılan çalışmaların Dr. öncesinden daha nitelikli OLMASI GEREKTİĞİNDEN(olduğundan demedim bakın) yola çıkarak böyle bir kuralda abes bir durum görmüyorum şahsen ben.

    Kişi DR olduktan sonra yani o vasıfta iken yaptığı belli çalışmalar onu doçent yapsın deniyor uygulama da nesi abes?

  10. #10
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    03-2012
    Mesaj
    173
    Alıntı merzer Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Estağfurullah yanlış anlamadım elbette tartışarak birbirimizin fikrlerinden haberdar olabıleceğz sadece.
    Dr öncesi çalışmalat Gözardı edilmiyor ki o çalışmalarla insanlar yard. doç. olmuyorlar mı ?
    Yard. Doç iken yapılan çalışmaların Dr. öncesinden daha nitelikli OLMASI GEREKTİĞİNDEN(olduğundan demedim bakın) yola çıkarak böyle bir kuralda abes bir durum görmüyorum şahsen ben.

    Kişi DR olduktan sonra yani o vasıfta iken yaptığı belli çalışmalar onu doçent yapsın deniyor uygulama da nesi abes?
    Ben kişinin Dr ünvanını aldıktan sonraki çalışmaları Doçentlik'te ve Profesörlük'te kullanmasında bir mahsur görmüyorum sadece öncesindekilerin kullanılmamasını bir sorun olarak görüyorum. Bir kişi Dr unvanına sahip olmadan önce dünyada kabul gören dergilerde yayın yapmış ise, bu kişinin yaptığı çalışma için yetersiz diyebilir miyiz? Tabiki eleştirebiliriz, belki de yetersiz bulabiliriz, ancak bunun bir kriteri olmalı. Boşuna SCI, SSCI vs. dergilerini kriter almıyorlardır sanırım. Adamlar alınan atıfa göre etki faktörü belirlemeye çalışıyorlar. Bunları göz önüne aldığımızda kişinin doktor olup olmamasının bir önemi var mı sizce? Sizin söyleminize göre doktora unvanını almadan önce yapılan tüm çalışmalar niteliği düşük çalışmalar sınıfında (burada büyük bir parantez açmayı uygun buluyorum çünkü bu tartışılması gereken ciddi bir mevzu. ilk olarak kim olursa olsun bireyler yaptıkları çalışmaları bir öncekine göre geliştirerek yazmalıdır, tabi burada gelişimden kastımız nedir? bunu açıkça ifade etmeliyiz. yazma kabiliyetimi, konu farkındalığımı, konunun gerçekten bilime katkısımı, yazmak için yazmaktan gerçekten bilim yapma aşamasına geçmek mi? bunlar tartışılması gereken konular bu küçük ayrıntı büyüyerek gidebilir o yüzden fazla ayrıntıya girmeden yazıma devam etmek istiyorum)ancak biraz öncede belirttiğim gibi kişi uluslararası arenada kendini kabul ettirmiş dergilerde (dr öncesi) çalışma yapabiliyorsa bunu göz ardı etmek ne kadar makul?
    yani kazanılan bir unvanla sihirli değnek değmeyecek bu kişiye. bu kişi gecesini gündüzüne katıp gerçekten birşeyler üretmenin çabasındaysa bu kişi o dönemlerde yaptığı çalışmanın karşılığını daima almalıdır kanısındayım.
    Dr. sonrası yapılan çalışmaların tabiki doktora öncesi yapılandan iyi olması beklenir ama bu "iyi" oldukça net bir şekilde tanımlanmalıdır. Ayrıca Dr öncesi yapılanın kötü ya da doktora sonrası yapılandan daha niteliksiz olduğunu neye göre belirleyeceğiz? bunun bir kıstası olabilir mi?
    Malesef yökün en büyük sorunlarından biri çağdaş akademisyenleri geçmişin akademisyenleri ile kıyaslamasıdır. Malesef hocalarımız belli kadrolara, unvanlara yerleşebilme gayesi içinde fakülte vs. dergilerinde yayın yaparak çabuk unvan sahip olma çabasında olmuşlardır. doktora sonrası şartının konmasının sebebi de bununla ilişkilendirilebilir. o dönemde yapılan çalışmaların çoğunun vasıfsız olduğu imajı yaratılmasından dolayı, hala öyle bir algı bulunmaktadır. Günümüz akademisyenlerinin bu algıyı kıracak şekilde çalıştığını düşünüyorum. O nedenle bu hükmün bizler için onur kırıcı bir madde olduğunu düşünüyorum.

    bu maddenin devam etmesi demek hocam, yrd. doç. olabilmek için 3-4 makalenin yeterli olması yani daha fazlasının yapılmamasını teşvik eder. Ben bu kanaatteyim. Ben (Allah'ın izniyle) böyle bir akademisyen olmayacağım ancak çevremdeki insanların bu maddenin arkasına sığınarak çalışma yapmıyor olması, ülkem için üzülmeme neden oluyor.





Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Benzer Konular

  1. ÖYP Ataması için Başvurunun Fakülte tarafından reddi
    Akademik Personel Atama Kriterleri ve Yönetmelikleri forum içinde, yazan otes
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 23-01-2014, 23:18
  2. araştırma görevliliğine görünmez engel !!
    Akademik Personel Atama Kriterleri ve Yönetmelikleri forum içinde, yazan berxwedan
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 26-12-2013, 13:36
  3. Bilim Alanı Yabancı Dil Olanların Yardımcı Doçentliğe Atama Kriteri
    Akademik Personel Atama Kriterleri ve Yönetmelikleri forum içinde, yazan gungorf01
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 05-10-2012, 22:48
  4. Sabıka Kaydı ÖYP'ye Engel mi?
    ÖYP Hakkındaki Sorularınız forum içinde, yazan nalende
    Cevap: 3
    Son Mesaj: 28-03-2012, 17:15
  5. Yaş küçültme ÖYP atamalarında engel midir?
    ÖYP Hakkındaki Sorularınız forum içinde, yazan kutukcelal
    Cevap: 6
    Son Mesaj: 01-08-2011, 23:02

Bu Konu için Etiketler

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz var
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git