reklam

+ Konuyu Cevapla
Sayfa 5 - Toplam 9 İlkİlk ... 34567 ... SonSon
Bulunan 41 den 50 - Toplam 84

ÖYP'li Olup Tekrar ÖYP kadrolarına Başvuru Haksızlık Değil mi?

ÖYP Hakkındaki Sorularınız Forumunda ÖYP'li Olup Tekrar ÖYP kadrolarına Başvuru Haksızlık Değil mi? Konusunu İncelemektesiniz

Bnce % 3 değil en azından bi % 10 luk kesinti olmalıki öyle her önüne ...


  1. #41
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    08-2011
    Nerden
    Elazığ
    Mesaj
    213
    Bnce % 3 değil en azından bi % 10 luk kesinti olmalıki öyle her önüne gelen diğer insanların hakkını öle hap diye yemesinn...
    Çok sıkkın.. Bıkkın.. Gergin.. Üzgün.. Yorgun.. olsak da çok şükür hala yaşıyoruz... [Can Dündar]

  2. #42
    Yardımcı Doçent Doktor
    Üyelik Tarihi
    06-2011
    Nerden
    ANKARA
    Mesaj
    845
    fırsat elinize geçse hiç düşünmezsiniz..başkasının eline geçince böyle hırsınızı alamasınız..

  3. #43
    shockhan
    Misafir
    Alıntı turabe Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    fırsat elinize geçse hiç düşünmezsiniz..başkasının eline geçince böyle hırsınızı alamasınız..
    'Herkesi kendisi gibi görmek' bizim milletin genlerine işlemiş...

    Eline fırsat geçen çok arkadaşımda oldu ; birde çalışabilecekler yerler ilana çıkana kadar bekleyenlerde ;amma zihniyet'-bana ne arakdaş ben beklerken paramıda kazanırım' derseniz 3 sene kadro yavaşlata yavaşlata gezersiniz güzel ülkemi....

  4. #44
    Yardımcı Doçent Doktor
    Üyelik Tarihi
    06-2011
    Mesaj
    354
    Alıntı rausratus Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Bu sorunun sebebi yökün yanlış atama yapmasıdır meb bursugibi sözleşmeyi önceden yapmalı sonra atama yapmasıdır.Ayrıca duyuraların başına da kocaman KEFİLİ OLMAYANLAR BAŞVURAMAZ yazmalılar.
    İroni olsun diye mi yazdınız yoksa ciddi misiniz bilemiyorum ama yök "kazık kadar insanlar hala başkalarının kefilliğine muhtaç olmamalıdır, akademik başarının ölçütü memur akrabaların imzası değildir" yazsa kocaman hem daha işlevsel hem de daha adil olur. o zaman kefili olanlar akademisyen olsun, olmayanlar kadrosuz kalsın. süper mantık!

  5. #45
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    07-2011
    Mesaj
    61
    Hiç kimse bu konuda boşuna yakınmasın lütfen.Yarın öbür gün küsüratlı puanlarla istediginiz yere atanamayıp,bir alt tercihinize atandıgınızda bu konuda yazdıklarınızı hatırlayacak mısınız çok merak ediyorum.Ben cevabını vereyim:tabi ki de hayır.Bir dahaki tercihlerde,senet vs. yükümlülüğünüz yoksa,siz de pekala yeniden tercih yapacaksınız.Meseleyi evime yakın yer olsun gibi dar bir bakış açısıyla kavramak da imkansız.YÖK tekrar başvuru hakkı vermiş,cezai olarak %3 de puan kesintisi kuralı koymuş.Tam olarak istemediği yere atanan veya bir dahaki tercihlerde kendisine daha uygun bir üniv.de kontenjan acılan ya da kazandıgı univ.nin veyahut da kazanmış olduğu ilin şartlarından memnun olmayan bir arkadaş bu şartlarda tekrar tercih etme hakkına sonuna kadar sahiptir ve bu en doğal ve de en yasal hakkıdır.Hiçkimse bunun etik bir davranış olmadıgını da iddia edemez.Bu durumda;atanmış herhangi bir arkadaşın tekrar tercih yapıp yapmamasını yargılamakla meşgul olacagınıza; ÖYP puanı %3 kesilmiş ve tekrar çalışıp bu kesintiye rağmen sizleri geçip,yeniden atanmaya hak kazanabilmiş bir arkadaşınızı nasıl geçemeyip de yerleşemediğinizi sorgulamanızı ve hatayı kendinizde aramanızı tavsiye ederim.
    Nothing is true, everything is permitted..

  6. #46
    shockhan
    Misafir
    Alıntı thimsel Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Hiç kimse bu konuda boşuna yakınmasın lütfen.Yarın öbür gün küsüratlı puanlarla istediginiz yere atanamayıp,bir alt tercihinize atandıgınızda bu konuda yazdıklarınızı hatırlayacak mısınız çok merak ediyorum.Ben cevabını vereyim:tabi ki de hayır.Bir dahaki tercihlerde,senet vs. yükümlülüğünüz yoksa,siz de pekala yeniden tercih yapacaksınız.Meseleyi evime yakın yer olsun gibi dar bir bakış açısıyla kavramak da imkansız.YÖK tekrar başvuru hakkı vermiş,cezai olarak %3 de puan kesintisi kuralı koymuş.Tam olarak istemediği yere atanan veya bir dahaki tercihlerde kendisine daha uygun bir üniv.de kontenjan acılan ya da kazandıgı univ.nin veyahut da kazanmış olduğu ilin şartlarından memnun olmayan bir arkadaş bu şartlarda tekrar tercih etme hakkına sonuna kadar sahiptir ve bu en doğal ve de en yasal hakkıdır.Hiçkimse bunun etik bir davranış olmadıgını da iddia edemez.Bu durumda;atanmış herhangi bir arkadaşın tekrar tercih yapıp yapmamasını yargılamakla meşgul olacagınıza; ÖYP puanı %3 kesilmiş ve tekrar çalışıp bu kesintiye rağmen sizleri geçip,yeniden atanmaya hak kazanabilmiş bir arkadaşınızı nasıl geçemeyip de yerleşemediğinizi sorgulamanızı ve hatayı kendinizde aramanızı tavsiye ederim.

    bir alt tercihi istemiyorsa neden yazıyor? asıl istediği yeri yazsın bıraksın...
    İllede bi yere gitmek istiyorsa sonra neden pişman oluyor?
    Ne kadar gereksiz yakınmalar bunlar ya,
    Dertleri güzel şehirde yaşamak arkadaş ,seminer-makale-ilim-bilim düşünen kimse yok...

    Puan kesintisi hakkında da olumsuz örnekler ek tercihlerde yaşandı en kısa zamanda bu cezayı artıracaklarını düşünüyorum ve istiyorum...


    Hakkım var bidaha tercih yaparım diyorsan yap zaten ona bişe diyen yok ; sorun istemediğin halde yazdığın kadroyu ve kendini 2-3 sene akademik olarak yavaşlatmak bununda tek açıklaması var 'Beklerken para kazanamak isteği' bu kadar basit.
    benim derdim bunun kabul edilmemesi ,'hakkım var bidaha yaparım sanane gibi verilen yanıtlar' istersen 1000 kere tercih yap ama bunuda kabul et.
    idaelist bir yaklaşımla haklı olduğunu savunma.


    birde olayı 'bunlarla uğraşacağınıza bu puanları geçin girin'e dönüştürmek kadar mantıksız,etik dışı bir olay yok...

    a üniversitesi ortalamsı ile b üniversitesi ortalaması arasında farktan tutta,ilanlarda istenen şartlara göre değişiyor atama kriterleri ,
    iyice öss'ye döndürdünz olayı...

  7. 08-02-2012, 01:31

    Lisansüstü


  8. #47
    shockhan
    Misafir
    Alıntı streamline Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    shockhan isimli üyenin yazdığı tumturaklı ama hamasi cümleleri okuyan ister istemez bu kardeşimizin CERN'de "Large Hadron Collider" projesinde atom altı parçacıklara dair araştırmalar yaptığını ya da NASA HQ'da araştırma ekibinde yer aldığını ve roket biliminde teknolojinin geldiği son noktada yeni buluşlara imza attığı düşüncesine kapılır!

    cem yılmaz'ın eski showlarından birisinde türkiye'de sanatçının yaşamı, hayat standartları ve milletimizin bu bağlamda sanatçıyı görmek istediği noktaya dair bir bölüm vardı. insanların kendi başarısızlıklarının hıncını sanatçıların "İDEALİST" ama amiyane tabiri ile "SÜRÜNEN" kişiler olarak yaşaması gerektiği; başarılı olan, gerçekten özgün ve ahlaki/etik olarak toplumun beklentilerini yansıtan sanatçının sadece "FAKİR", "sürünen" sanatçılar olabileceği; aksi durumu gösteren yani "ZENGİN", "MADDİ OLARAK BELLİ BİR DÜZEYE ULAŞMIŞ", "REFAH İÇERİSİNDE" yaşayan sanatçının en basit ve yine amiyane tabiriyle kerameti kendinden menkul "YÜCE" sanata ve meslek etiğine ihanet etmiş ve hatta "SATILMIŞ" kişiler olduğu düşüncesiyle jüstifiye etmeye çalıştıklarını kasıklarına ağrılar girene kadar izleyeni güldürerek insanların yüzüne çarpıyordu.

    işte ben shockhan isimli arkadaşımızın "AKADEMİSYEN" ve "AKADEMİSYENLİK" 'e dair bu marazi düşüncelerini okuduğumda bende bu arkadaşımızın durumunun aynen yukarıda özetlediğim durumun bilim dünyasındaki izdüşümü olduğu kanaati hasıl oldu.

    21. yüzyılda dünyanın hiçbir uygar ülkesinde, hiçbir meslek grubu için o meslek grubuna dahil olan kişilerin bizatihi kendileri veya toplumun geri kalan kısımı, hele de akademia gibi maddi manevi tüm kaygılardan arınmış olmayı gerektiren bir sahada, hararetli bir biçimde bu düşünceleri savunmaz.
    doğu toplumlarına özgü bu hamasi düşünüş artık yerini bilimin ve bilimsel ve teknik gelişme ve araştırmaların son birkaç yüzyıldır merkezi olan batı dünyasında olduğu gibi prosperite merkezli düşünceye bırakmalıdır.

    her insan ve tabii ki her meslek mensubu en verimli şekilde ancak ve ancak mümkün olan en üst düzeyde maddi ve manevi sorunlarını çözümlemiş ve bunlardan arınmış halde çalışabilir.
    bu temel noktayı kavradığımız gün ülkemizde de her meslek mensubu işini gerçekten severek, şevkle ve azimle yapıyor olacaktır.
    insan doğasının özü aksinin gerçeklik ve geçerlik kazanmasına müsaade etmez.
    unutulmamalıdır ki, insanı içinde yaşadığı bu evrende tüm diğer canlılar karşısında en benzersiz, sofistike ve üstün kılan özelliği, insan doğasının ve benliğinin temelinde yatan her zaman daha iyiye, daha güzele, daha ileriye gitme motifidir. bilimin ve bilimsel çalışmanın önkoşulu olan "araştırma" olgusu hiç kuşku yoktur ki bu temel motifin varlığı halinde anlam kazanır.

    Ben tek sorum var sadece buna cevap arıyorum;


    Yarın öbür gün küsüratlı puanlarla istediginiz yere atanamayıp,bir alt tercihinize atandıgınızda bu konuda yazdıklarınızı hatırlayacak mısınız

    O alt tercihte çalışmak istemeyen süper zeka bir akademisyen hangi akla hizmet orayı tercihlerine yazıyor?
    Bunun cevabını ben yorumlarımda veriyorum,başka açıklaması varsa bide senden dinleyelim.


    Bana itaf ettiğin yazıları benzerlerini senin ve senin gibi düşünenlere yaptığım yorumlarda bulabilirsin


    Zihniyeti tekrar yazıyorum ;Bu zihniyet akademi derdinde değil 1 senedir gördük bu ve benzer olayları

    Hakkari de çalışmak mı iyi- Gazi'de üye olmak mı?

    ee be güzel arkadaşım sen şu soruya cevap ve (ilk sorumla aynıdır) Hakkaride çalışmak istemiyorsan Neden yazıyorsun?
    Senin zihniyetinin verdiği cevap şu;
    -0.005 puanla kaçırdım ben ama 1. tercihimi; Hakkari benim 2. tercihimdi..
    E Doğal olarak neden yazdın o zaman çalışmak istemiyorsan?
    bunun cevabınıda verdim
    -Beklerken para kazansam fena mı yani ; hakkımda var ...

    İşte asıl mesele bu ;hakkın var elbet ama münferit olaylardan örnekler veriyorsun 1500 e yakın 95 puana yakın adam var atanmış şekilde halihazırda görevdeler, senin mantığınla;-Güneydoğu anadolu olucağına İçanadolu olsun bidaha başvuruyum, -Ulen belki Marmara bölgesi olur bi deniyim diyerek Kadro sayısının nerdeyse 3 te 1 ni zan altına bırakıcaktır....

    Sana göre normal bir davranış olabilir bu ama benim etik,ahlak hatta idaelist akademisyen olmak isteyen kimliğimle sondan başına çelişiyor...

    Sen anlamak istememen normal ;
    Benim derdim riyakar insanların akademisyen olmak istemeleri....


    Benide merak etmişsin Heykel bölümü Mezunuyum , kendi okulumda çıkan sadece 1 ilana başvurdum bilmek istersen ona da yanlış beyan yapan birisi yüzünden gidemedim kadro 1 sene boşta kaldı sonra da yl şartı konarak ilana çıktı...

    ilkokul atışmasına dönen bu denli yorumlarla çok karışlaştık benim gibi idaelizmden yana kişilere karşı ; 'başarızsın başkalarına saldırıyorsun' böyle bir kişinin akademisyen olmasına bir yorum dahi getirmicem
    böyle bir durumda inan bana çok nazik ve empati kurarak yorum yapıorum 1 senedir bu forumda,,

  9. 08-02-2012, 02:18

    Lisansüstü


  10. #48
    shockhan
    Misafir
    Alıntı streamline Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    bir önceki mesajımdaki dipnot sorunu cevaplıyor. parantez içerisindeki aşağıya da alıntıladığım bu nottan bahsediyorum:

    "(yukarıda yazılanların okuyanlarca esas olarak akademisyenlere ve akademiaya dair ülkemizdeki temel algıya ilişkin değinmeler olduğunun ayırdında olunarak yorumlanacağına dair inancımı belirtmek isterim.) "

    bir önceki mesajı yukarıdaki notta belirttiğim durumun ayırdında olunacağı apriori kabulü ile yazmıştım.
    özetle söylemek gerekirse, bahsettiğin konulara (düşük puanla geçici bir yere girmek, vb.) dair bir tek cümle yer almıyor benim yazımda. dolayısıyla da bu konulara dair aksi yönde bir düşünce tarafımca ileri sürülmüş değil. esasen bahsettiğin noktaların ikincil ve önemsiz noktalar olduğunu, asıl sorunun akademisyenliği, sonu krusifikasyon ile biten "isa'nın çileli yolculuğu" düzleminde görmen ve kavraman.
    benim yazım, yukarıda da belirttiğim gibi sadece ve sadece akademisyene, akademisyenliğe ve akademiaya dair temel bakış açındaki soruna dairdir.
    sağlıcakla kal

    Akademisyen kimdir?

    Ülkenin geleceğini belirleyen kişilerdir. Gelişmiş bir toplumda topluma yön veren kişiler akademisyenlerdir. Toplumun gelecekteki kapısını şekillendiren her alanda ihtiyaç duyulan insanları eğiten yine akademisyenlerdir.

    İyi bir akademisyen aynı zamanda iyi bir rehberdir. Akademisyen,yaşayışıyla da örnektir. Bilimsel olgunluğun vermiş olduğu bakış açısıyla çevresine faydalı olur, insanları yararlı işlere yönlendirir.

    Ülkenin dünya ile temas noktaları üniversitelerdir.Akademisyenler dünyadaki bilimsel faaliyetleri takip edip, yeni gelişmelerin nabzını tutarlar. Akademik faaliyetler uluslararası niteliktedir ve ülkenin gelişmişlik düzeyinin bir göstergesidir.

    Akademisyenler sorunlara çözümler ararlar.Bilimsel deneyim ve tecrübelerini ülkenin ve toplumun faydasına işler yapmak için kullanırlar.




    soru tekrar;

    Çalışmıyacağı bir ÜNİVERSİTE 'yi akademisyen olmak isteyen ve mesleğe Araştırma Görevlisi olarak başlıyacak bir insan neden tercih?

    Çalışacağı yeri önceden bütün tercihlerini kazanmışcasına araştırmaktan aciz mi bu Araştırma Görevlisi adayları?


    Kavram ve Kuramlara karşı yorumlarım ve düşüncelerim çok açık

    Önerim ve bilimsel düşüncelerin temeli için okunması zorunlu bi kaynak;
    Tahmin ettiğinin aksine, içinde bilim-ilim-sanat yapanların idaelleri uğruna aç kalmaları ve yoksun bir hayat sürmeleri de yok okumanı tavsiye ederim

    Immanuel Kant ve Transendental İdealizm
    Tuncar Tuğcu
    Alesta Kitabevi


    Akademik hayatında başarılar,
    her sene tercih yaparım da dersen hakkın var buyur

  11. #49
    shockhan
    Misafir
    Alıntı streamline Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    bir önceki mesajımdaki dipnot sorunu cevaplıyor. parantez içerisindeki aşağıya da alıntıladığım bu nottan bahsediyorum:

    "(yukarıda yazılanların okuyanlarca esas olarak akademisyenlere ve akademiaya dair ülkemizdeki temel algıya ilişkin değinmeler olduğunun ayırdında olunarak yorumlanacağına dair inancımı belirtmek isterim.) "

    bir önceki mesajı yukarıdaki notta belirttiğim durumun ayırdında olunacağı apriori kabulü ile yazmıştım.
    özetle söylemek gerekirse, bahsettiğin konulara (düşük puanla geçici bir yere girmek, vb.) dair bir tek cümle yer almıyor benim yazımda. dolayısıyla da bu konulara dair aksi yönde bir düşünce tarafımca ileri sürülmüş değil. esasen bahsettiğin noktaların ikincil ve önemsiz noktalar olduğunu, asıl sorunun akademisyenliği, sonu krusifikasyon ile biten "isa'nın çileli yolculuğu" düzleminde görmen ve kavraman olduğunu belirteyim.
    benim yazım, yukarıda da belirttiğim gibi sadece ve sadece akademisyene, akademisyenliğe ve akademiaya dair temel bakış açındaki soruna dairdir.
    sağlıcakla kal
    bu arada forumda yorum yapmak için 2 tane üyeliğe gerek yok , bi tanesinden yapsanda olur bütün yorumlarını ...

  12. 08-02-2012, 02:45

    Lisansüstü


  13. 08-02-2012, 02:52

    Lisansüstü


  14. #50
    shockhan
    Misafir
    Alıntı streamline Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    shockhan arkadaş
    bu konuda son kez yazıyor olduğumu bildirir rezerv ile "TEKRAR" şunu belirtmek isterim ki, son iki mesajında bahsettiğin konular benim dikkate değer bulduğum ve yazılarımda değindiğim noktalar DEĞİL.
    daha önce de belirttiğim gibi, benim açından sorunlu nokta akademisyene ve akademisyenliğe bakışın. diğer konulara değinmediğim gibi o konuları dikkate değer bulmuyor ve onlarla ilgilenmiyorum. sadece ama sadece senin akademisyenliğe dair (kanımca) sorunlu ve son derece yanlış bir düzlemde temellenmiş ve şekillenmiş hamasi düşüncelerin.
    bir önceki mesajımı tekrar gözden geçirmeni ve esas olarak da 20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Sartre'ın "Aydınlar Üzerine" isimli denemesindeki (özellikle) "AKADEMİSYENLER"e dair pasajları dikkatle okumanı tavsiye ederim.
    tekrar sağlıcakla kal.
    umarım ileride hakettiğin yere yerleşirsin
    dikkate değer bulmadığın bir konu ise benim yorumlarımı ve akademisyenliğe bakış açımı nasıl marazi bir şey olarak görüyorsun
    benim sorunlarım o sorular cevabın yoksa ne alaka akademisyenlik kavramı bu bir?

    Benim sorunum atanıp gitmeyen ve hak olarak verilmiş bu haksızlığı savunan insalar bu iki...

    Başka bir arkadaşla 'yorumsal' kişilere hitap etmeden ve değerlendirmeye girmeden yorumlarıda ki çarpıklıklar üzerine konuşurken birden çıkarak benim akademisyene ve akademisyenliğe bakışımın yanlışlığı üzerine tabi sana göre marazi olan bu kanıya nerden vardın_? öyp de ki haksızlıkla ilgili yorumlarımdan o kavramıda nasıl çıkardığını anlamadım,,

    bende mantığıa giriş okumanı tavsiye ediyorum,çok ihtiyacın var çünkü ; konu ile alakası olamyan bir bölüme saplantılı düşüncelerini konudan alakasız birşekilde sunan sensin.
    başarılar.

    akademisyenliğe bakış açım ;
    http://www.bilgiyuvasi.com/akademisy...r-nasil-olunur

  15. 08-02-2012, 03:03

    Lisansüstü






Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Benzer Konular

  1. Kpds veya üds'ye girmeden araştırma görevlisi kadrolarına başvuru
    Araştırma Görevlisi forum içinde, yazan apturaman
    Cevap: 17
    Son Mesaj: 30-01-2014, 18:12
  2. Cevap: 5
    Son Mesaj: 02-01-2012, 11:14
  3. Cevap: 6
    Son Mesaj: 25-07-2011, 13:09
  4. Cevap: 6
    Son Mesaj: 16-06-2011, 12:42
  5. Başvuru Yapılmayan ve Açıkta Kalan Anabilim Dallarına Tekrar Başvuru
    ÖYP Lisansüstü Eğitim Üniversiteleri forum içinde, yazan halil
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 27-12-2010, 09:27

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz var
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git