reklam

Sayfa 2 - Toplam 2 İlkİlk 12
Bulunan 11 den 19 - Toplam 19

Üniversitenin Üvey Evladı

Sohbet/Muhabbet Konuları Forumunda Üniversitenin Üvey Evladı Konusunu İncelemektesiniz

Duygularıma tercüman oldun resmen. Bende yüksek lisans öğrencisiyim. Tezden dolayı okul uzadı. İşsizim. Bunalıma girdim. ...


  1. #11
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    07-2013
    Nerden
    trabzon
    Mesaj
    20
    Duygularıma tercüman oldun resmen. Bende yüksek lisans öğrencisiyim. Tezden dolayı okul uzadı. İşsizim. Bunalıma girdim. Yazdıklarını okudukça ağladım. Okadar ki dolmuşum. Allah yardımcımız olsun hocam.
    cartcurt12 bunu beğendi.
    Hayattaki konumunuz alçakgönüllü olmaya engel değildir.

  2. #12
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    10-2015
    Mesaj
    25
    Kendinizi çok güzel ifade etmişsiniz. ÖYP nin kaldırılması gerçekten kötü oldu,birçok kişiyi etkiledi.Bu sebepten, ÖYP nin kaldırılmasına ilişkin itirazları resmi makamlara bildirirsek bir sonuç gelir belki..Eğer yapmadıysanız sizden de bu konuda destek bekliyoruz.

  3. #13
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    03-2012
    Mesaj
    173
    Hocam beni ÖYP kadroları için mücadele ettiğim 2010 yılına götürdünüz. Duygulandım, zaman geçiyor ama hedefi benzer olan kişilerin tecrübeleri pek farklı değil. ÖYP hem iyi hem de kötü bir sistem. Bunu ÖYP'li biri olarak söylüyorum. Kötülüğünü söylememin sebebi malesef ki kadroları haketmeyen ciddi sayıda insanın bulunması. Bence kadroları sizin gibi arzulu insanların doldurması gerekiyor, ancak bazen arzu yetmiyor, temelde geçmişte yaşanan sebeplerden dolayı eksiklikler bulunabiliyor ve bu ALES puanlarını ciddi şekilde etkiliyor. Dolayısıyla ÖYP ile kadro almak inanın gerçekten zor bir hal alıyor. Çünkü tek amacı ALES'den iyi bir puan almak ve imkanı olan bir kişi 1 yılını bu sınava verdiği takdirde ciddi puanlara sahip olabiliyor. Ama bir akademisyen olabilmek çok farklı bir arzu gerektirir, en azından doktorayı tamamlayana kadar bu arzu ve istek her daim araştırıcının içinde olmalıdır. Aldığı ALES ile kadroları işgal eden ciddi bir kitle akademisyenliğin değerini bilmediği gibi memur gibi hareket ediyor (lütfen memur arkadaşlar kızmasın, ama akademisyenlik bir memurluk değildir). insanlar kadroyu aldığı gibi farklı aktiviteler peşinde koşuyorlar. Ben sizin gibi arzulu insanların elinde sonunda, tabiki şu şehir olsun bu şehir olsun gibi kıstaslarınız yok ise, kadronuzu alacağınızı düşünüyorum.
    Buradan yaptığım yorumdan kesinlikle ÖYP karşıtı olduğum anlaşılmasın ama beklenildiği gibi iyi bir sistem de olamadı malesef. Tabiki şunuda belirtmeliyim bende ÖYP olmasaydı kadroya giremeyebilirdim. Puanlarım ciddi anlamda yüksekti ancak amcamız, dayımız yoktu ve en kötü yanı bulunduğum üniversitenin çehresi düşüktü, bu nedenle tavsiyem lisansüstü eğitiminizi size arka çıkabilecek hocalarınızın bulunduğu güçlü üniversitelerde yapın. Çevremde o kadar çok görüyorum ki tembel akademisyen artık dayanamıyorum. Akademisyen dediğin mesleğini sevmeli arzulu olabilmeli. Ülkemize böyle bireyler lazım.
    Allah gönlünüze göre versin inşAllah.

  4. #14
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    08-2011
    Mesaj
    3
    Zor bir bekleyiş, aynı süreçlerden geçtiğim için anlayabiliyorum. Ben 5 yılın sonunda istediğime kavuşmuştum ama umarım sizinki o kadar sürmez. bir de umarım başladıktan sonra da "bilimin o mis kokusunu, kağıtların hışırtısını.." hissedebilirsiniz, o zaman yazacaklarınızı merak ediyorum açıkçası.

  5. #15
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    11-2014
    Mesaj
    18
    Yazınız bana çok samimi geldi, duygularınızı çok iyi ifade etmişsiniz..
    Lisanstayken ben de üniversitemle/fakültemle aşk yaşıyordum, sizin de belirttiğiniz gibi fakülteme bina dışından bakmak hem aidiyet hislerimi güçlendiriyor hem de kendimle gurur duymamı sağlıyordu.
    Sonra şartlar gereği yüksek lisans için başka bir üniversiteye başladım. Farklı bakış açıları, ekoller tanıdım. Akademik hayatın içinde olmak gerçekten keyif verici olduğu için ales ve yds engellerini aşıp kadrolara başvurmaya başladım. İlk birkaç deneyim gerçekten hayalkırıklığıydı, bazılarında sınava çağrılacak ilk 20'ye bile giremedim. Derken hiç aklımda olmayan başka bir kadro için başvurum onaylandı, sınavı kazandım ve iki hafta önce göreve başladım. Aynı şehirde bir üniversitede yüksek lisans yapıyorum, neredeyse haftanın her akşamı derse gidiyorum ve gündüzleri 9-5 başka bir üniversitede çalışıyorum. Tabi ki çok yoruluyorum sabah 8de evden çıkıp akşam 10da evde olmak ve bunun her gün olması bazen şikayet sebebim olabiliyorken yazınızı okuduktan sonra daha çok kıymetini bilmem gerektiğini düşündürttü bana. İnsan gerçekten elindekinin çok çabuk nankörcüsü olabiliyor. Kendi adıma şükrediyorum tabiki, bir seferde yds belasından kurtulduğum için, yıllarca uğraşmadan, kapılarda beklemeden, hem de ankara'da bir kadro sahibi olabildiğim için...
    Sabah sabah düşündürücü bir yazıyla beni karşılaştırdığınız için teşekkür ederim. Umarım şansınız yaver gider ve aşk'ınıza kavuşursunuz...

  6. #16
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    06-2013
    Mesaj
    1

    ...

    ‘‘Bir tek sen kaldın böyle, ‘ANLAM’ı ne zaman yitirdin sen, söylesene!’’ diye kendi kendime söylenirken uzunca bir zamandır… yazınızı tesadüf eseri okudum ve bizler gibi olanların karşılaşacağı o malum durumla karşı karşıya kaldım…
    Size sormadan, hesapsızca akan gözyaşları…


    Aynı binayı, aynı sınıfı, aynı sıraları paylaştığım arkadaşlarım ‘‘offf ben öğretmenlik istiyordum, edebiyat geldi; ne yapacağım?! Hemen bitirip, formasyon almalıyım…’’ diye dövünürlerken, ben hani o ilk tercihime geldim, o ruhla birlikte geldim, işte sonunda oradayım edasıyla nasıl da mutluyum, nasıl da mutluyum…
    O zamanlar zannediyordum ki; bu yaşadıklarım ‘’mutluluk’’ denen şeyin sadece en başıydı. Benim yüzümdeki o gülümseyiş gün geçtikçe, yıllar geçtikçe daha da çoğalacaktı. Bilmiyordum; ‘’mutluluk’’ denen şeyin o lisansta, o sıralarda kalacağını…

    HAYATINI ADAMAK ifadesini –edebiyatla- öğrendim ben…
    Sözlüklerle uyumayı, ders aralarında dışarıya bile çıkmamayı, hep o en önde oturan kız olmayı, bölümün kütüphanesine burun kıvırıp; kampüs kütüphanesinin raflarını ezbere bilmeyi, karşındaki insana değil; sayfalardaki Mr. Darcy’ye, Heathcliff’e, Frederick Wentworth’a, Edward Rochester’a, Sdyney Carton’a aşık olmayı, yazmayı, okumayı, hayattaki her şeye satır aralarından bakmayı –onunla- öğrendim ben…

    Sonra dereceyle bitirdim bölümümü. ÖYP daha lisans sıralarındayken aklımı çeldiğinden tek hedefim oydu mezun olduğumda. 2 kez girip, 85 aldığım puan yetmiyordu bir türlü yerleşmeme…
    Hem çalışıp, hem hazırlanayım diyerek mezun olduğum yıl özel bir kurumda öğretmenlik yapmaya başladım.Tabi bu arada biraz ailemin, biraz da çevremin baskısıyla formasyon almayı da unutmadım. Hayatımın belki de en çekilmez 4 ayını geçirdim. Edebiyat yediği ekmek, içtiği su olmuş bir insana eğitim dersleri aldırmak tam bir işkence oluyor.
    Ve bizim gibilerine tuhaf bir ifadeyle bakan, ‘edebiyat okudunuz da ne oldu; işte formasyondasınız’ diyen bazı eğitim hocaları’(mız)!

    Tek hedefim olan ÖYP için 5. kez girdiğim ALESten sonunda istediğim puanı almayı başarmıştım. Aralık atamasında çok az yer açıldığı için, sabırla Temmuz’u bekliyordum.
    Eylül ayında hedefime kavuşmuş olacaktım. İster İstanbul olsun, ister Konya, ister Ardahan ya da Van… Tek hayalim; okumaya, yazmaya, araştırmaya, kendini yenilemeye devam edebilmek, kendi bölümümün derslerini okutabilmek, içimdeki -aşk-ı başkalarına aşılayabilmekti…
    Sonra Temmuz ataması ertelendi… Ben çalıştığım kurumuma ve sabırla beklemeye devam etmek zorunda kaldım. Sonra ÖYP kaldırıldı. Aralık’ta son atama yapılacak dendi.
    Yıllarım, emeklerim, hedeflerim, hayallerim…. kaldırılmıştı.
    Aralık’ta ne olur bilinmez diyerek, cari alımlara başvurmak gibi hatalar yaptım. İlk iki mülakatımda da iki kez 2. oldum. Bilmiyordum kadroların sahiplerinin olduğunu. Bilmiyordum kütüğünüzün o başvurduğunuz yerde olması gerektiğini…

    Şu anda nerede olduğumu ben de bilmiyorum. Devlet kadrosuna geçemedi diye üzülen bir ailem, hayallerinden vazgeçme diyen birkaç gönül dostum, peşimde teacher, teacher diye dolaşan sevimli öğrencilerim var…
    Sonra bir de başımda o ''Edebiyat Aşkı'' denen bela var. 
    Ben sadece onun sesini duyabiliyorum.
    Onunla yaşayabiliyorum.
    ‘‘Zehirlendin sen bir kere’’ diyor bana. ''Kurtulamazsın'' diyor.
    Doğru söylüyor.

  7. #17
    Yardımcı Doçent Doktor
    Üyelik Tarihi
    01-2016
    Mesaj
    1.190
    Konu biraz eskide kalmis ama yine de duygularima oyle bir tercuman olmus ki yazmadan duramadim.

    Ben de sizin deyiminizle "okuluyla ask yasayanlar"dan biriyim. Lisans hayatim boyunca her gun buyuk bir keyifle, istekle gittim okuluma, hep yeni bir seyler ogrenmek, bilgime bilgi katmak istedim. Akademisyenlik sevdasi da 3. sinifta dustu icime, o gun bugundur de sevgili yarim.

    Okul bittikten sonra yuksek lisansa basladim, Turkiye'nin alanimda en iyi olan universitesinde. Sirf o sehirde olabilmek icin ise de girdim ama sonradan ne buyuk hata oldugunu anladim. Yuksek lisans, is, ALES/dil calismalari arasinda oyle bolundum ki ne derslerime yeterli ozeni gosterebildim ne de sinav calismalarima.

    Durum bu olunca haliyle 2 yil boyunca yaptigim OYP tercihleri, gittigim cari alim sinavlari bosa gitti hep. Tam artik "Bu boyle olmayacak, artik tek bir seye odaklanmaliyim." derken YLSY oldu. Resmen 3 sevdam bir arada gerceklesti, hem yurt disinda okuyacaktim, hem akademisyen olacaktim, hem de memleketimde, kuruldugundan beri bir parcasi olmak istedigim universitede calisacaktim.

    Su an yurt disindayim ve masterima devam ediyorum. O kadar mutluyum ki burada, okuluma kosa kosa gidiyorum, labdan cikmiyorum. Ogrenciye, bilime verilen degeri gordukce daha da calisasim, daha da bir seyler uretesim geliyor. Ayni zamanda da donup universitemde ogrendiklerimi kullanacagim gunleri iple cekiyorum.

    Arada moral bozanlar olmuyor mu, elbette oluyor. "Ya yapamazsan, o senedi nasil odeyeceksin?" diyenler, "Dondugunde o bekledigin ortam olmayacak, hic hayaller kurma." diyenler, "Orda surunuyorsunuz, farkinda degilsiniz." diyenler. Hepsine tikadim kulaklarimi. Gonul isi cunku bu, ben istedigim icin yapiyorum bunu, ben burada olmayi seviyorum, ben ogrenmeyi seviyorum, ben arastirmayi seviyorum, bir seyler uretmeyi seviyorum. Hic kimse icin degil, kendim gonulden istedigim icin yapiyorum, yapmaya da devam edecegim.

    Bu arada YLSY oldugu siralarda cari alimdan da bir kadro nerdeyse olmak uzereydi, yurt disi daha agir bastigindan gitmedim ona, diger aday yerlesti. Ona da basarilar diliyorum, umarim kadronun kiymetini biliyordur.

    Sent from my SM-N920T using Tapatalk
    bilim ışığı ve gaga73 bunu beğendiler.
    ~~ 2013 YLSY Bursiyeri

    Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans Öğrencisi ~~

  8. #18
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    08-2015
    Mesaj
    14
    Alıntı finduilas Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Konu biraz eskide kalmis ama yine de duygularima oyle bir tercuman olmus ki yazmadan duramadim.

    Ben de sizin deyiminizle "okuluyla ask yasayanlar"dan biriyim. Lisans hayatim boyunca her gun buyuk bir keyifle, istekle gittim okuluma, hep yeni bir seyler ogrenmek, bilgime bilgi katmak istedim. Akademisyenlik sevdasi da 3. sinifta dustu icime, o gun bugundur de sevgili yarim.

    Okul bittikten sonra yuksek lisansa basladim, Turkiye'nin alanimda en iyi olan universitesinde. Sirf o sehirde olabilmek icin ise de girdim ama sonradan ne buyuk hata oldugunu anladim. Yuksek lisans, is, ALES/dil calismalari arasinda oyle bolundum ki ne derslerime yeterli ozeni gosterebildim ne de sinav calismalarima.

    Durum bu olunca haliyle 2 yil boyunca yaptigim OYP tercihleri, gittigim cari alim sinavlari bosa gitti hep. Tam artik "Bu boyle olmayacak, artik tek bir seye odaklanmaliyim." derken YLSY oldu. Resmen 3 sevdam bir arada gerceklesti, hem yurt disinda okuyacaktim, hem akademisyen olacaktim, hem de memleketimde, kuruldugundan beri bir parcasi olmak istedigim universitede calisacaktim.

    Su an yurt disindayim ve masterima devam ediyorum. O kadar mutluyum ki burada, okuluma kosa kosa gidiyorum, labdan cikmiyorum. Ogrenciye, bilime verilen degeri gordukce daha da calisasim, daha da bir seyler uretesim geliyor. Ayni zamanda da donup universitemde ogrendiklerimi kullanacagim gunleri iple cekiyorum.

    Arada moral bozanlar olmuyor mu, elbette oluyor. "Ya yapamazsan, o senedi nasil odeyeceksin?" diyenler, "Dondugunde o bekledigin ortam olmayacak, hic hayaller kurma." diyenler, "Orda surunuyorsunuz, farkinda degilsiniz." diyenler. Hepsine tikadim kulaklarimi. Gonul isi cunku bu, ben istedigim icin yapiyorum bunu, ben burada olmayi seviyorum, ben ogrenmeyi seviyorum, ben arastirmayi seviyorum, bir seyler uretmeyi seviyorum. Hic kimse icin degil, kendim gonulden istedigim icin yapiyorum, yapmaya da devam edecegim.

    Bu arada YLSY oldugu siralarda cari alimdan da bir kadro nerdeyse olmak uzereydi, yurt disi daha agir bastigindan gitmedim ona, diger aday yerlesti. Ona da basarilar diliyorum, umarim kadronun kiymetini biliyordur.

    Sent from my SM-N920T using Tapatalk
    Bizde YLSY ile okudukve yurda döndük. Maalesef ben dahil YLSY li çoğu arkadaşım "keşke yurt dışını hiç görmeseydik" noktasındayız. O kadar emeğimiz maalesef boşa gitmiş. İnşallah siz döndüğünüzde değerinizi bilen birilerine denk gelirsiniz..

  9. #19
    Yardımcı Doçent Doktor
    Üyelik Tarihi
    01-2016
    Mesaj
    1.190
    Alıntı gokhan07 Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Bizde YLSY ile okudukve yurda döndük. Maalesef ben dahil YLSY li çoğu arkadaşım "keşke yurt dışını hiç görmeseydik" noktasındayız. O kadar emeğimiz maalesef boşa gitmiş. İnşallah siz döndüğünüzde değerinizi bilen birilerine denk gelirsiniz..
    Dondugumde neyle karsilasacagim cok da umrumda degil hocam. Dedigim gibi ben ne yapiyorsam gonlumden geldigi icin yapiyorum. Bir seyi gercekten cok severseniz sikintilarini da cozmenin mutlaka bir yolunu bulursunuz. size de kolayliklar dilerim.

    Sent from my SM-N920T using Tapatalk
    ~~ 2013 YLSY Bursiyeri

    Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans Öğrencisi ~~





Sayfa 2 - Toplam 2 İlkİlk 12

Benzer Konular

  1. ÖYP de atanma ama Üniversitenin İstememesi ?
    ÖYP Hakkındaki Sorularınız forum içinde, yazan apekbag
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 26-12-2013, 11:58
  2. Üniversitenin Sitesi PKK Tarafından Hacklendi
    Genel Güncel Olaylar forum içinde, yazan aDNA
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 17-04-2013, 14:01
  3. Aynı Üniversitenin İki Kadrosuna Başvuru
    Araştırma Görevlisi forum içinde, yazan pcteacher
    Cevap: 5
    Son Mesaj: 17-12-2012, 09:23
  4. üniversitenin görevlendirmeme hakkı,
    ÖYP Hakkındaki Sorularınız forum içinde, yazan cexman
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 15-02-2011, 17:56

Bu Konu için Etiketler

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz yok
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git