reklam
+ Konuyu Cevapla
Sayfa 2 - Toplam 3 İlkİlk 123 SonSon
Bulunan 16 den 30 - Toplam 33

Yrd. Doç. Kadrosuna Torpilsiz Alinma

Öğretim Üyesi Forumunda Yrd. Doç. Kadrosuna Torpilsiz Alinma Konusunu İncelemektesiniz

blueskyyy Demiş ki: Merhaba arkadaslar, Hali hazirda bir universitede arastirma gorevlisi olan birinin doktorasini tamamladiktan ...

  1. #16
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    06-2011
    Nerden
    Eskişehir
    Mesaj
    222
    Alıntı blueskyyy Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Merhaba arkadaslar,

    Hali hazirda bir universitede arastirma gorevlisi olan birinin doktorasini tamamladiktan sonra baska bir universitede yard. doç. kadrosuna alinmasinin olasiligi nedir. Bunda bircok faktorun etkili oldugunu dusunuyorum tabii ama ben olayin 'tanidik'/'torpil' kismindan bahsediyorum. Bu olmadan da alimlar olabilir mi, gercekten kadrolar 'adrese teslim' mi oluyor? Varsa bildiginiz duydugunuz ornekleri/aksi ornekleri anlatir misiniz. Simdiden cok tesekkurler.

    Kolay gelsin.
    Kadrolar tabii ki adrese teslim. Bir yrd doç ilanına açın bakın o kadar ayrıntılıdır ki şaşarsınız. Misal "uluslarası ilişkiler anabilim dalında rusya-ukrayna krizine realist yaklaşım konulu doktora tezi yazmış olan" yazar. Böyle doktora tezi olan tek insan da muhtemelen o üni.de kadro bekleyen ar.gör'dür. Ancak bu ülkenin her yerinde yıllardır devam eden uygulamadır ve bence kendi içinde mantıklıdır. Ben çalıştığım kurumda 3 yıldır ar.gör'lük yapıyorum, 9-5 it gibi çalışıyoruz, ders programlarını biz hazırlıyoruz, sınav sorularını hazırlayıp sınavlara gözetmenlik yapıp kağıtları biz değerlendiriyoruz, ders kayıtları,ekle-siller bizde ve daha bir sürü şey. Şimdi ben bu okula bu kadar emek vermişken aynı zamanda tez ve makale yazmışken, onun yerine başka yerde doktorasını yapmış adamı alırlarsa hakkımı nasıl öderler? Zira şu an öyle bir durum var ve bütün hocalar benim tarafımda çünkü karşı taraf burada hiç çalışmadı ve torpille kadro almaya çalışıyor, hocalar da tüm güçleriyle engellemeye çalışıyorlar.
    sueno bunu beğendi.
    Herkes eşittir ama bazıları daha eşittir - Orwell

  2. #17
    Yardımcı Editör
    Üyelik Tarihi
    10-2014
    Mesaj
    561
    Alıntı dpd06 Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Kadrolar tabii ki adrese teslim. Bir yrd doç ilanına açın bakın o kadar ayrıntılıdır ki şaşarsınız. Misal "uluslarası ilişkiler anabilim dalında rusya-ukrayna krizine realist yaklaşım konulu doktora tezi yazmış olan" yazar. Böyle doktora tezi olan tek insan da muhtemelen o üni.de kadro bekleyen ar.gör'dür. Ancak bu ülkenin her yerinde yıllardır devam eden uygulamadır ve bence kendi içinde mantıklıdır. Ben çalıştığım kurumda 3 yıldır ar.gör'lük yapıyorum, 9-5 it gibi çalışıyoruz, ders programlarını biz hazırlıyoruz, sınav sorularını hazırlayıp sınavlara gözetmenlik yapıp kağıtları biz değerlendiriyoruz, ders kayıtları,ekle-siller bizde ve daha bir sürü şey. Şimdi ben bu okula bu kadar emek vermişken aynı zamanda tez ve makale yazmışken, onun yerine başka yerde doktorasını yapmış adamı alırlarsa hakkımı nasıl öderler? Zira şu an öyle bir durum var ve bütün hocalar benim tarafımda çünkü karşı taraf burada hiç çalışmadı ve torpille kadro almaya çalışıyor, hocalar da tüm güçleriyle engellemeye çalışıyorlar.
    Öncelikle şunu belirteyim bu mesajı forumun bir üyesi olarak yazıyorum. Yazdığım görüş forum yönetiminin görüşü gibi algılanmasın.

    Önceki bir yazımda da belirttim, atandığı okula daimi olarak atanmış ve başka bir okulda çalışmayı kesinlikle düşünmeyen biriyim fakat görüşünüze saygı duymakla birlikte katılmıyorum. Sizin yaklaşımınız daha doğrusu şu an Türkiye'de pek çok üniversitede mevcut olan yaklaşım üniversiteyi körleştiriyor ve Türkiye'de bilimin önüne adeta taş koyuyor.

    Benim sizin ya da herhangi birinin 8-5 çalışması bölüm işlerinde görev alması yardımcı doçentlik için bir adım önde olmasını gerektirmez, nasıl ki bilimsel çalışmalarımızı yükselmek ve bilimsel anlamda kendimizi geliştirmek için yapıyorsak bilimsel yönü olmayan çalışmalarımızı da para kazanmak için yapıyoruz ve karşılığını alıyoruz. Yani bahsi geçen ders programını hazırladığımız için ders asiste ettiğimiz için her ay belli bir miktar para alıyoruz ve bu emeğin karşılığı da para oluyor.

    Dışa kapalı hiçbir sistemin iyi çalışması mümkün değildir. Bir anabilim dalına yardımcı doçent alınacaktır ve o hocadan bir x dersini vermesi bekleniyordur. O zaman tutup "x alanında çalışmaları olmak" şeklinde şart konabilir ama tutup da yazdığı teze kadar detaya inilirse belki de o okula gelecek çok parlak bir kişinin gelmesi engellenmiş olur ve sonuçta da bölüm kaybeder.

    Son olarak şunu belirteyim, eğer ben doktorayı bitirdiğim zaman bölümünde açılan yardımcı doçentlik kadrosuna başvuran birinin yayınlar vs. neticesinde hesaplanan puanı benim puanımdan iyi olursa o zaman benim ona diyeceğim tek şey "hoşgeldin" olur. O adama/kadına nefret duymak yerine "bak bölümümüze nasıl iyi biri geldi, ben bu adamdan/kadından bilimsel anlamda nasıl yararlanabilirim acaba, TÜBİTAK 1001 mi yazsak, BAP mı yazsak birlikte, ortak makale çalışması mı teklif etsem" falan derim kendi kendime.

    Bizim bölüm isme adresli açmıyor kadroları ve son 3 yılda ABD doktoralı 2 yardımcı doçent 1 doçent geldi ve bölümün kalitesi bir anda artmaya başladı. O hocalarla proje yazıyoruz yayın yapıyoruz vs. yani hepimize yararları oluyor, hepimiz onlardan bir şey öğreniyoruz.
    Düşüncelerim bu yönde. İyi çalışmalar dilerim.
    Son düzenleyen Ink Bottle, 18-08-2016 saat 11:14. Sebep: imla
    pepsiadam, erdemyeler, sueno ve 2 diğerleri bunu beğendiler..
    2013 Temmuz Dönemi ÖYP Araştırma Görevlisi - 2015 Kasım Dönemi Doğrudan TÜBİTAK Doktora Bursiyeri
    Özel mesajlara cevap veremiyorum. Foruma sorarsanız daha hızlı bilgi edinebilirsiniz.

  3. #18
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    06-2011
    Nerden
    Eskişehir
    Mesaj
    222
    Valla hocam ülkedeki hal malum. Torpil her yerde, bari burda olmasın. Elbette daha iyi akademisyen buyursun gelsin. Ama çalıştığım üniversite için konuşayım, Columbia Üniversitesi doktoralı biri geldi, kadro istedi, tam alacakken "birileri" adamın Gezi dönemi protestoları destekleyen facebook iletilerinin çıktısını alıp rektörlüğe vermiş, bu adamı alırsanız YÖK'e şikayet ederim demiş. Son dakikada almadılar adamı, gerçi adam için hayırlı olmuş zira şimdi Boğaziçi kadro verdi. Adamın CV'si ile burdan köye yol olur. Ha şimdi bir kısım hoca da FETÖ'den açığa alındı. İsteriz ki o'cu bu'cu demeden akademik çalışmalara bakılarak verilsin kadrolar. Ama ülke böyle bir haldeyken (darbe girişiminden sonrası değil hep böyleydi), yok Canik üniversitesi, yok İstanbul Esenyurt üniversitesi kurulmuşken, bu tabela üniversiteleri her ay dergi çıkarıp saçma sapan makaleler yayımlarken, bu makalelerle insanlar doçent falan olurken, hangi kaliteden bahsediyoruz? Ülkedeki akdemisyenlerin %60'ı memur gibi, yurtdışı konferansına gidiyorum diye tatile gidiyor, kendi sunumundan başka sunuma katılmıyor, üretmiyor, dil bilmiyor vs. Kısacası size katılıyorum, ancak umutsuzum ve gelişeceğimizi de hiç zannetmiyorum.




    Alıntı Ink Bottle Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Öncelikle şunu belirteyim bu mesajı forumun bir üyesi olarak yazıyorum. Yazdığım görüş forum yönetiminin görüşü gibi algılanmasın.

    Önceki bir yazımda da belirttim, atandığı okula daimi olarak atanmış ve başka bir okulda çalışmayı kesinlikle düşünmeyen biriyim fakat görüşünüze saygı duymakla birlikte katılmıyorum. Sizin yaklaşımınız daha doğrusu şu an Türkiye'de pek çok üniversitede mevcut olan yaklaşım üniversiteyi körleştiriyor ve Türkiye'de bilimin önüne adeta taş koyuyor.

    Benim sizin ya da herhangi birinin 8-5 çalışması bölüm işlerinde görev alması yardımcı doçentlik için bir adım önde olmasını gerektirmez, nasıl ki bilimsel çalışmalarımızı yükselmek ve bilimsel anlamda kendimizi geliştirmek için yapıyorsak bilimsel yönü olmayan çalışmalarımızı da para kazanmak için yapıyoruz ve karşılığını alıyoruz. Yani bahsi geçen ders programını hazırladığımız için ders asiste ettiğimiz için her ay belli bir miktar para alıyoruz ve bu emeğin karşılığı da para oluyor.

    Dışa kapalı hiçbir sistemin iyi çalışması mümkün değildir. Bir anabilim dalına yardımcı doçent alınacaktır ve o hocadan bir x dersini vermesi bekleniyordur. O zaman tutup "x alanında çalışmaları olmak" şeklinde şart konabilir ama tutup da yazdığı teze kadar detaya inilirse belki de o okula gelecek çok parlak bir kişinin gelmesi engellenmiş olur ve sonuçta da bölüm kaybeder.

    Son olarak şunu belirteyim, eğer ben doktorayı bitirdiğim zaman bölümünde açılan yardımcı doçentlik kadrosuna başvuran birinin yayınlar vs. neticesinde hesaplanan puanı benim puanımdan iyi olursa o zaman benim ona diyeceğim tek şey "hoşgeldin" olur. O adama/kadına nefret duymak yerine "bak bölümümüze nasıl iyi biri geldi, ben bu adamdan/kadından bilimsel anlamda nasıl yararlanabilirim acaba, TÜBİTAK 1001 mi yazsak, BAP mı yazsak birlikte, ortak makale çalışması mı teklif etsem" falan derim kendi kendime.

    Bizim bölüm isme adresli açmıyor kadroları ve son 3 yılda ABD doktoralı 2 yardımcı doçent 1 doçent geldi ve bölümün kalitesi bir anda artmaya başladı. O hocalarla proje yazıyoruz yayın yapıyoruz vs. yani hepimize yararları oluyor, hepimiz onlardan bir şey öğreniyoruz.
    Düşüncelerim bu yönde. İyi çalışmalar dilerim.
    Ink Bottle ve sueno bunu beğendiler.
    Herkes eşittir ama bazıları daha eşittir - Orwell

  4. #19
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    12-2013
    Mesaj
    57
    Yani anladığım kadarıyla diyorsunuz ki asistanlar dışında kimse yardımcı doçent kadrosu almasın. O zaman yök özellikle doktora programına öğrenci alırken kişilerden imza alsın yapacağınız bu doktora eğitimi sonunda sizi hiç bir şekilde yardımcı doçent kadrosuna almayacağız bunu bilerek yapın ya da asistan dışında kimseyi dr programına almasınlar zaten yapılan doktora sonrasında yardımcı kadrosu verilmeyecek. Oradaki asistan arkadaşların hakkıymış gibi bir izlenim olmuş sizce bir bölümde asistan olup dr yapmak mı daha zor dışarıda çalışıp dr yapmak mı daha zor. ( Ben fikir vermesi açısından bir iki örnek vereyim sizin işiniz icabı sürekli ünide olacaksınız ve üninin her türlü imkanından faydalanacaksınız, hocanız sürekli yanınızda olacak, bir kongreye gitseniz sizi üni destekleyecek ve izinli olacaksınız, hocalarla ikili ilişkileriniz daha kuvvetli olacak vb.) En azından geçen yıl verilen tazminat(800 tl civarı olan) tüm dr yapan akademik personel dışında kişilere de verilmeliydi. hem bu kişiler zor şartlarda dr yapsın hem bitirince de kadro asistanların olsun o zaman bu insanlar ne için dr yapıyor.
    laxus bunu beğendi.

  5. #20
    A. Takan
    Misafir
    Alıntı keynesyengil Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    universitede bekleyen dr argorler varken sizin baska yerden gelip onlarin kadrosunu almaniz tam anlamiyla haksizlik be saygisizliktir. ha dersen ki harvard ucla yale vb universitelerden doktoram var o zaman eyvallah diger hic bir durum sizin oradakilerden iyi olduguzu objektif olarak gostermez
    ABD'de bir kişinin doktora yaptığı üniversitede yardımcı doçent olması etik bulunmuyormuş hatta "aile içi evlilik" benzetmesi yapılıyormuş. O kadro bekleyen arş. gör. dr.lar da bulundukları üniversitelerdeki kadroları niye bekliyorlar? Onlar da başka üniversitelere başvurabilirler.

  6. #21
    Akademik Forum
    Misafir
    Aslında yardımcı doçentlik için de merkezi bir sistem getirilmeli. Doçentlik kriterleri gibi her alan için yardımcı doçentlik kriterleri belirlenmeli, her üniversite ihtiyaç duyduğu sayıda ve alanda yardımcı doçent taleplerini, akademik sene başlangıcına göre YÖK'e bildirmeli ve merkezi başvuru sistemi ile alımlar yapılmalı. Bu şekilde adrese teslim ilanlardan kurtulmuş oluruz. Herkes bu mevcut sistemden samimi olarak şikayetçi ise, bu merkezi sistemi savunsun lütfen.
    papirus bunu beğendi.

  7. #22
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    08-2016
    Mesaj
    2
    Hocam araştırma görevlisi kadroları bile isme açılıyor yardımcı doçentlik daha da kötü. Dünyanın en iyi üniversitelerinde master doktora da yapmış olsanız, alanınızdaki en iyi dergilerde makalenizde olsa sizden çok daha düşük seviyedeki birileri rahatlıkla alınabiliyor.

    Bilim sınavında adaletsizlik

  8. #23
    Akademik Forum
    Misafir
    Alıntı Ali_33 Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Yani anladığım kadarıyla diyorsunuz ki asistanlar dışında kimse yardımcı doçent kadrosu almasın. O zaman yök özellikle doktora programına öğrenci alırken kişilerden imza alsın yapacağınız bu doktora eğitimi sonunda sizi hiç bir şekilde yardımcı doçent kadrosuna almayacağız bunu bilerek yapın ya da asistan dışında kimseyi dr programına almasınlar zaten yapılan doktora sonrasında yardımcı kadrosu verilmeyecek. Oradaki asistan arkadaşların hakkıymış gibi bir izlenim olmuş sizce bir bölümde asistan olup dr yapmak mı daha zor dışarıda çalışıp dr yapmak mı daha zor. ( Ben fikir vermesi açısından bir iki örnek vereyim sizin işiniz icabı sürekli ünide olacaksınız ve üninin her türlü imkanından faydalanacaksınız, hocanız sürekli yanınızda olacak, bir kongreye gitseniz sizi üni destekleyecek ve izinli olacaksınız, hocalarla ikili ilişkileriniz daha kuvvetli olacak vb.) En azından geçen yıl verilen tazminat(800 tl civarı olan) tüm dr yapan akademik personel dışında kişilere de verilmeliydi. hem bu kişiler zor şartlarda dr yapsın hem bitirince de kadro asistanların olsun o zaman bu insanlar ne için dr yapıyor.
    Üniversitede asistan olan arkadaşlar aylık 3200 lirayı alıyor.Dışarıdan doktorayı bitiren arkadaş çoğu zaman işten ayrılıyor maddi açıdan sıkıntıya giriyor.Neymiş sınav sorusu hazırlıyormuşta falan da filan.Beğenmiyorsan sende dışarıda doktora yap yrd.doç kadrosuna başvur.Yrd.Doç'luk sizin tekeliniz de mi?

  9. #24
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    09-2016
    Mesaj
    2
    Merhaba, yardımcı doçentlik ilanlarına başvuru konusunda yardımcı olabilir misiniz, örneğin ilan metinleri şu şekilde "bilimsel çalışma ve yayınlarını içeren dört (4) takım dosyayı ekleyerek.." tüm yayınların tez, makale vb fotokopileri mi gönderiliyor, ya da cd içinde mi, ya da başka bir yöntem var mıdır, teşekkürler..

  10. #25
    Akademik Forum
    Misafir
    Taşra üniversitelerinde girebilirsiniz umarım.

  11. #26
    Akademik Forum
    Misafir
    Başvuru yapacağınız üniversitenin internet sitesinde dosyada neler bulunacağının ve nasıl olacağının bilgisi vardır. Genel olarak diplomalar dil sonuç belgesi nüfus cüzdan örneği ( hepsi onaylı olmasi gerek) ve tüm yayınların fotokopisi gerekir.

  12. #27
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    09-2016
    Mesaj
    2
    Teşekkürler cevap için, taşra üniversitelerinde başlayan arkadaşlarım oldu, ben de ümitliyim. Bir sorum daha olacak, ilanlarda yüksek öğretim kurumlarında ders verme deneyimi diyor, bu deneyimi Nasıl sağlıyorlar, teşekkürler

  13. #28
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    09-2013
    Mesaj
    112
    Alıntı Ali_33 Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Yani anladığım kadarıyla diyorsunuz ki asistanlar dışında kimse yardımcı doçent kadrosu almasın. O zaman yök özellikle doktora programına öğrenci alırken kişilerden imza alsın yapacağınız bu doktora eğitimi sonunda sizi hiç bir şekilde yardımcı doçent kadrosuna almayacağız bunu bilerek yapın ya da asistan dışında kimseyi dr programına almasınlar zaten yapılan doktora sonrasında yardımcı kadrosu verilmeyecek. Oradaki asistan arkadaşların hakkıymış gibi bir izlenim olmuş sizce bir bölümde asistan olup dr yapmak mı daha zor dışarıda çalışıp dr yapmak mı daha zor. ( Ben fikir vermesi açısından bir iki örnek vereyim sizin işiniz icabı sürekli ünide olacaksınız ve üninin her türlü imkanından faydalanacaksınız, hocanız sürekli yanınızda olacak, bir kongreye gitseniz sizi üni destekleyecek ve izinli olacaksınız, hocalarla ikili ilişkileriniz daha kuvvetli olacak vb.) En azından geçen yıl verilen tazminat(800 tl civarı olan) tüm dr yapan akademik personel dışında kişilere de verilmeliydi. hem bu kişiler zor şartlarda dr yapsın hem bitirince de kadro asistanların olsun o zaman bu insanlar ne için dr yapıyor.
    Hayır hocam asla öyle birşey demiyoruz en azından ben kendi adıma demiyorum AMA doğrudan yardımcı dolçentliğe almak da maalesef sorun çıkartıyor.
    Yani dışarıdan bakınca tamam kadro açılsın herkes başvursun, adaletli görünüyor ama o adam eğer ki ömrü boyunca hiç araştırma görevlisi olarak çalışmamışsa bu kez araştırma görevlilerine mobbing uygulamaya başlıyor.
    Bu nedenle bence elbette dışarıdan alınsın ama nasıl ki özel sektörde görece yüksek kademeye işe alınırken "iş tecrübesi" aranıyor bu şekilde burada da uygulansın.
    Bakın ben araştırma görevliliğinden işten atılınca (neden işten atıldığımı yukarıdaki mesajda anlattım) bir Amerikan firmasında yönetici pozisyonda işe girdim (tabi direk yönetici olarak işe girmedim sonradan yükseldim yanlış anlaşılmasın) orada "doktora yapan" ama hiç iş tecrübesi olmayan kişileri özellikle şirketlerin işe almadığını gördüm ki adaletsiz elbette ama bir nedeni var.
    Neden biliyor musunuz? Çünkü ne zaman öyle birini işe alsanız adam iştede öğrenci kafasıyla davranıyor anlatması çok uzun sürer ama tecrübesi olmadığı için ona işi öğretmek için harcadınığınız efor yerine yeni yetme mezun alsanız daha karlı oluyor.
    Bu açıdan salt ALES üds puanı yüksek, doktora yapmış, diploma notu iyi v.s.. gibi SADECE ÖĞRENCİLİĞİ ÖLÇEN KRİTERLER kadar gerçek hayata dair kriterler de aranmalı diyoruz. Yoksa çoğu araştırma görevlisinin de zaten torpille girdiği gerçek ama bu torpili sağlayan da gene bu öğrenci başarısına dayalı sistem.
    Objektif sistem kuralım derken sırf öğrencilik notlarına bakıp adam almak sistemi daha da yozlaştırıyor ve zaten torpili de engellemiyor.
    Bir de Kanadada gördüğüm birşey orada bile adamcılık var maalesef yani onu engelmemenin yolu sistemin kendisinden değil insanların düşünce tarzlarını değiştirmelerinden geçiyor. Yoksa 2000$a sahte TOEFL belgesi hazırlatıp doktoraya başlayıp 35000$ı cebe indiren adam da gördük yurtdışında.
    Son düzenleyen erdemyeler, 24-09-2016 saat 01:12.

  14. #29
    Akademik Forum
    Misafir
    Alıntı erdemyeler Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Hayır hocam asla öyle birşey demiyoruz en azından ben kendi adıma demiyorum AMA doğrudan yardımcı dolçentliğe almak da maalesef sorun çıkartıyor.
    Yani dışarıdan bakınca tamam kadro açılsın herkes başvursun, adaletli görünüyor ama o adam eğer ki ömrü boyunca hiç araştırma görevlisi olarak çalışmamışsa bu kez araştırma görevlilerine mobbing uygulamaya başlıyor.
    Bu nedenle bence elbette dışarıdan alınsın ama nasıl ki özel sektörde görece yüksek kademeye işe alınırken "iş tecrübesi" aranıyor bu şekilde burada da uygulansın.
    Bakın ben araştırma görevliliğinden işten atılınca (neden işten atıldığımı yukarıdaki mesajda anlattım) bir Amerikan firmasında yönetici pozisyonda işe girdim (tabi direk yönetici olarak işe girmedim sonradan yükseldim yanlış anlaşılmasın) orada "doktora yapan" ama hiç iş tecrübesi olmayan kişileri özellikle şirketlerin işe almadığını gördüm ki adaletsiz elbette ama bir nedeni var.
    Neden biliyor musunuz? Çünkü ne zaman öyle birini işe alsanız adam iştede öğrenci kafasıyla davranıyor anlatması çok uzun sürer ama tecrübesi olmadığı için ona işi öğretmek için harcadınığınız efor yerine yeni yetme mezun alsanız daha karlı oluyor.
    Bu açıdan salt ALES üds puanı yüksek, doktora yapmış, diploma notu iyi v.s.. gibi SADECE ÖĞRENCİLİĞİ ÖLÇEN KRİTERLER kadar gerçek hayata dair kriterler de aranmalı diyoruz. Yoksa çoğu araştırma görevlisinin de zaten torpille girdiği gerçek ama bu torpili sağlayan da gene bu öğrenci başarısına dayalı sistem.
    Objektif sistem kuralım derken sırf öğrencilik notlarına bakıp adam almak sistemi daha da yozlaştırıyor ve zaten torpili de engellemiyor.
    Bir de Kanadada gördüğüm birşey orada bile adamcılık var maalesef yani onu engelmemenin yolu sistemin kendisinden değil insanların düşünce tarzlarını değiştirmelerinden geçiyor. Yoksa 2000$a sahte TOEFL belgesi hazırlatıp doktoraya başlayıp 35000$ı cebe indiren adam da gördük yurtdışında.
    Hocam sistemi neresinden tutarsanız tutun zaten çarpık bir sistem. Ama kişiler kendi çıkarları doğrultusunda bazı yanlışları gündeme getirirken oluşacak mağduriyetler onların umrunda değil yeterki kendi işi görülsün. Şuanda Üniversitelerde ki hocaların en az %80'i geçmişinde asistanlık olan ya da öğretim elemanlığı(veya uzmanlık) olan kişiler. Yani şuanda mutsuz araştırma görevlisi olanlar, mobbing uygulandığını iddia eden kişier 5-10 sene sonra kendileri yapacak. Sistem budur. Zaten mobbing olayı gittigide azalacak çünkü işsizlikten ve maaşının fazla olmasından dolayı torpili olan insanlar asistanlığa yöneliyor(yönlendiriliyor) bu insanlara da mobbing uygulamak öle har babayiğidin harcı olmayacak.

  15. #30
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    07-2012
    Mesaj
    89
    Akademik ölçütlere göre kimin puanı yüksekse o girmeli. Konunun özü budur, ahlaki ilke budur.


       

Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Benzer Konular

  1. 50d Kadrosuna Ek 1 yıl süre
    Araştırma Görevlisi forum içinde, yazan Bratu
    Cevap: 7
    Son Mesaj: 20-02-2015, 21:38
  2. Kazanılan 50/d Kadrosuna Atanamamak
    Akademik Personel Atama Kriterleri ve Yönetmelikleri forum içinde, yazan bluesky89
    Cevap: 15
    Son Mesaj: 18-10-2014, 17:38
  3. 50/d Kadrosunu ÖYP Kadrosuna Taşıma?
    ÖYP Yönetmelikleri forum içinde, yazan mhmtnl
    Cevap: 6
    Son Mesaj: 19-12-2013, 17:26
  4. ÖYP'den 33/a Kadrosuna Geçiş
    Araştırma Görevlisi forum içinde, yazan risussardonicus
    Cevap: 5
    Son Mesaj: 04-12-2013, 17:42
  5. bir şeyi merak ettim: hiç torpilsiz yıllarımız oldu mu?
    ÖYP 2011- Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı Bölümü forum içinde, yazan zeyzey
    Cevap: 9
    Son Mesaj: 12-12-2011, 05:28

Bu Konu için Etiketler

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz var
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git