reklam

Sayfa 2 - Toplam 4 İlkİlk 1234 SonSon
Bulunan 11 den 20 - Toplam 34

Araştırma Görevlileri ve Karşılaştıkları Angaryalar

Mobbing ve Çözümleri Forumunda Araştırma Görevlileri ve Karşılaştıkları Angaryalar Konusunu İncelemektesiniz

Oğuz Kağan Demiş ki: bizim burada yıllarca ankarada devlette çalışmış bir yakınımız var emekliliği geldi ...


  1. #11
    47
    47 Çevrimdışı
    Editör
    Üyelik Tarihi
    08-2013
    Nerden
    Nomad...
    Mesaj
    1.183
    Alıntı Oğuz Kağan Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    bizim burada yıllarca ankarada devlette çalışmış bir yakınımız var emekliliği geldi bu işlere aşina kendisinin dediği iş inada binerse yıllarca kuruma gitmeden maaşını alırsın..ki mahkemeler de yıllarca sürüyor bu ülkede..açıkçası ben yl tez dönemindeyim kadroyu aldığımda böyle bir muamele görürsem ya atışma düzeyinde yada yalnız yakaladığımda farklı iletişim yöntemlerini hayata geçiririm..bu arada bu sivrilikten bana tez yazdırmadılar bunu da söyleyim..ama kadroyu alırsam eminim daha farklı olacaktır..omurgamı asla kırmam kırdırtmam..baştan resmiyeti koymak lazım tabi sonradan daha zor olur bu işler..
    Bende öğrenciyken senin gibi düşünüyordum. Atandım yüksek lisansta 4. yılım. Üniversitem bitir gel seninle mi uğraşacaz diyor, hocamda yiyorsa bitir diyor. Hadi gel şimdi işin içinden çık. Ben Öğrenci iken bana sesi çıkmayan adam şimdi ders kaydımı keyfi nedenlerden dolayı onaylamayaıp yüksek lisansımı yakmayla tehdit ediyor. Y.l bitiminde Doktorada yeterlilk benzeri sınava sokacakmış beni, yeterliysem tezi kabul edecek yoksa tezi reddecekmiş. Bende böyle senin gibi atar gider yapıyorum ama yavaş yavaş ayara getiriyorlar insanı 4 yıldır alandan tez yazmaya yakın tek kişi benim çoğu kişi pılını pırtısını toplayıp gitti. Harcadıklar adamları bilirim. Sonuçta giden yıllarda benden gitti. Bu bakımdan atar gider herşeyi çözmüyor...
    Oğuz Kağan ve Mi Ya bunu beğendiler.

  2. #12
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    03-2014
    Nerden
    Britain
    Mesaj
    369
    Alıntı st4lk3r Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Bende öğrenciyken senin gibi düşünüyordum. Atandım yüksek lisansta 4. yılım. Üniversitem bitir gel seninle mi uğraşacaz diyor, hocamda yiyorsa bitir diyor. Hadi gel şimdi işin içinden çık. Ben Öğrenci iken bana sesi çıkmayan adam şimdi ders kaydımı keyfi nedenlerden dolayı onaylamayaıp yüksek lisansımı yakmayla tehdit ediyor. Y.l bitiminde Doktorada yeterlilk benzeri sınava sokacakmış beni, yeterliysem tezi kabul edecek yoksa tezi reddecekmiş. Bende böyle senin gibi atar gider yapıyorum ama yavaş yavaş ayara getiriyorlar insanı 4 yıldır alandan tez yazmaya yakın tek kişi benim çoğu kişi pılını pırtısını toplayıp gitti. Harcadıklar adamları bilirim. Sonuçta giden yıllarda benden gitti. Bu bakımdan atar gider herşeyi çözmüyor...
    hocam bu dediğiniz durum zaten şuanda geçerli haklısınız..yardoç hocalarımız prof hocalarımız anlatıyor biz asistanken bizi ezerlerdi şöyle yaparlardı böyle yaparlardı tam o esnada gözleri parlıyor sıra bizde şimdi..böyle olmak istemem açıkçası 10 yıl sonra ama sistem böyle gidiyor ne yazık ki..çile çeken çile çektiriyor..

  3. #13
    Yardımcı Doçent Doktor
    Üyelik Tarihi
    06-2014
    Mesaj
    973
    Alıntı Oğuz Kağan Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Bu işte olabilir hocam..bazı erkekler bayanlara aslan kesilebiliyor sonuçta..bu tarz bir olay yaşandı geçen sene burada 2 kamu personeli akşam 7 de birisi birisine sokakta ciddi anlamda şiddet uyguladı mahkemelik oldular 2 sene sonra verilen ceza avukat masrafları ve 5 yıl herhangi bir suç işlememe oldu..ve ceza ertelendi..yani siz bunu yapsanız şimdi bu insan size bir daha gelip angarya iş yaptırabilir mi hatta eminim binada kimse birşey diyemez..şiddet çok yanlış çok kötü birşey bunu da söyleyelim ama en en ağır ceza bu oluyor işte..

    - - - Güncellendi - - -


    hocam bu devlette çalışarak kim yükselmiş ki bizler yükselelim?Türkiye'de müdürlük sınavında derece elde etmiş fakat siyası komplo ile müdür olamamış tanıdıklarım var bizzat evimde uzman öğretmenlik sınavını dereceyle kazanan ailemden biri var,üniversitemde sürekli kaliteli yayınlar yapıp yardocluktan yukselemeyen ama yan odasındakının onun onda bır kadar yayınıyla doçent olanlar var..özel sektör için vizyon önemlidir devlet için ise misyon yeterlidir..bunlar benim gördüklerim tabi..
    Akademisyenlik farklı. Uluslararası yayın yaptıktan sonra kralı gelse duramaz adamın önünde. Zaten yayınlarımın tümünü uluslararası yapıp, yaptıklarımı sadece Türkçeye çevirmeyi düşünüyorum. Türkçe bilim dili filan olmadığı, 80 milyon dışında Türkiye Türkçesinin dünyada konuşuru olmadığı için Türkçe yayın yapmak benim gözümde angarya iş. İsteyen istediği milliyetçilik duyguları ile Türkçe yayın yapabilir. Ama ben şuan ağır gereksiz bir iş olarak görüyorum. Belki değişir görüşüm ilerleyen zamanlarda. Cahiliz sonuçta şuan. Ama önceliğim kesinlikle uluslararası yayınlar olcak.

    Uluslararası dergilerde makale değerlendirmesinde isimler silinip 3 hakeme gönderiyorlar. Nereye bitirdiğin, hangi üniversiteden mezun olduğun, hangi okulda doktora yaptığın filan zerre kadar ilgilendirmiyor kimseyi. Adamlar işi bitirdin mi bitiremedin mi ona bakıyor. Çalışcaz arkadaş ama Türkiye için filan değil kendimiz için.

  4. #14
    Araştırma Görevlisi
    Üyelik Tarihi
    11-2012
    Mesaj
    721
    Kamuda çalışan ile araştırma görevlisi olarak çalışanlara belki "memur" denebilir. Ancak, konumu kesinlikle aynı değildir.

    • Devlet dairesinde bir iki amir olur, üniversitede hoca sayısı kadar.
    • Dairede "benim işim değil" diyerek bir işi yapmayabilirsiniz, görev tanımınızda yoksa yapmazsınız da... Üniversitede sizin işiniz olmasa bile sizi bir şekilde korkutmaya çalışırlar (kovdurma, tezi bitirtmeme, projelere ve yayınlara köstek olma gibi).
    • Dairede hiç bir şekilde yükselme zorunluluğu yoktur. Mesai saatlerine uyun, işinizi yapın. Size kimse bir şey demez. Üniversitede ise yükselmek zorundasınız ve bu durum size olduğu kadar "patronlarınıza" da bağlıdır. Siz istediğiniz kadar çalışın, yükselmeniz "çevresel faktörlere" bağlıdır.

    Bir anımı anlatıyım. Bir hocayla lab.da çalıştık. Saat 2'de diğer hocayla sınavımız vardı. Hoca "saat 2'de burda olsan yeter, gelip bekleme" demişti. Ben de lab.dan çıktım, koşar adımlarla sınıfa gittim. Saat tam 13:59'du.

    + Geç kaldın
    - X hoca ile lab.daydık. Hoca ısrar edince süre biraz uzadı.
    + Olsun. O uzatsa bile sen "bu idari iş, beklemez" diyeceksin. Önce idari işler gelir!

    Ben de durur muyum, hocanın yüzüne karşı; "hocam, siz 14:00'de gel dediniz, ben 1 dakika erken geldim hatta. Zaten hoca lab.da tutmasa daha da erken gelebilirdim. Niye uzatıyorsunuz ki ?" dedim. Ama tabi ki içimden. )

    Bu şekilde onlarca madde sayılabilir. Ama sadece kötü yönlerini söyleyerek insanların çalışma heveslerini kırmak, bu mesleğe yönelecekleri caydırmak istemem. Çok güzel yanları da var. Zira, o nedenle halen çalışmaya devam ediyoruz.
    qpuro ve Mi Ya bunu beğendiler.
    Bir kırmızı gül dalı eğilmiş üstüne...

  5. #15
    Yardımcı Doçent Doktor
    Üyelik Tarihi
    06-2014
    Mesaj
    973
    Alıntı st4lk3r Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Bende öğrenciyken senin gibi düşünüyordum. Atandım yüksek lisansta 4. yılım. Üniversitem bitir gel seninle mi uğraşacaz diyor, hocamda yiyorsa bitir diyor. Hadi gel şimdi işin içinden çık. Ben Öğrenci iken bana sesi çıkmayan adam şimdi ders kaydımı keyfi nedenlerden dolayı onaylamayaıp yüksek lisansımı yakmayla tehdit ediyor. Y.l bitiminde Doktorada yeterlilk benzeri sınava sokacakmış beni, yeterliysem tezi kabul edecek yoksa tezi reddecekmiş. Bende böyle senin gibi atar gider yapıyorum ama yavaş yavaş ayara getiriyorlar insanı 4 yıldır alandan tez yazmaya yakın tek kişi benim çoğu kişi pılını pırtısını toplayıp gitti. Harcadıklar adamları bilirim. Sonuçta giden yıllarda benden gitti. Bu bakımdan atar gider herşeyi çözmüyor...
    Atara atar yaparlar. Adam zaten ahlak, edep, haysiyet gibi kavramlardan yoksun açık açık kendini geliştirmek isteyen öğrencisini tehdit ediyor. Ya ses kaydıyla filan kanıtlıcaz bu tarz durumları sonra dava açıp hakkımızı arıcaz ya da emredersin paşam ayaklarını da yıkayım mı, masaj yapayım mı dicez.

  6. #16
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    03-2014
    Nerden
    Britain
    Mesaj
    369
    Alıntı qpuro Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Akademisyenlik farklı. Uluslararası yayın yaptıktan sonra kralı gelse duramaz adamın önünde. Zaten yayınlarımın tümünü uluslararası yapıp, yaptıklarımı sadece Türkçeye çevirmeyi düşünüyorum. Türkçe bilim dili filan olmadığı, 80 milyon dışında Türkiye Türkçesinin dünyada konuşuru olmadığı için Türkçe yayın yapmak benim gözümde angarya iş. İsteyen istediği milliyetçilik duyguları ile Türkçe yayın yapabilir. Ama ben şuan ağır gereksiz bir iş olarak görüyorum. Belki değişir görüşüm ilerleyen zamanlarda. Cahiliz sonuçta şuan. Ama önceliğim kesinlikle uluslararası yayınlar olcak.

    Uluslararası dergilerde makale değerlendirmesinde isimler silinip 3 hakeme gönderiyorlar. Nereye bitirdiğin, hangi üniversiteden mezun olduğun, hangi okulda doktora yaptığın filan zerre kadar ilgilendirmiyor kimseyi. Adamlar işi bitirdin mi bitiremedin mi ona bakıyor. Çalışcaz arkadaş ama Türkiye için filan değil kendimiz için.
    hocam bu ülkede bürokrasi eş dost yakınlık herşeyden önce gelir..siz de işin içine girince anlarsınız..eğer bu işler sizin dediğiniz gibi olsaydı nitelikli akademisyenden geçilmezdi ortalık..koltukları dolduranlara şöyle bir bakın bakalım kimler oturuyor oralarda..size doçentliği bu ülkedeki heyet verecek yurtdışındaki çalışmalarınız değil..3 kere heyete çıkıp red yiyen sınırsız yayını olan insanlar var bu ülkede öte yandan çok daha az yayınla 1 kere girip direk geçenlerde var..

  7. #17
    47
    47 Çevrimdışı
    Editör
    Üyelik Tarihi
    08-2013
    Nerden
    Nomad...
    Mesaj
    1.183
    Alıntı Oğuz Kağan Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    hocam bu dediğiniz durum zaten şuanda geçerli haklısınız..yardoç hocalarımız prof hocalarımız anlatıyor biz asistanken bizi ezerlerdi şöyle yaparlardı böyle yaparlardı tam o esnada gözleri parlıyor sıra bizde şimdi..böyle olmak istemem açıkçası 10 yıl sonra ama sistem böyle gidiyor ne yazık ki..çile çeken çile çektiriyor..
    Tek tesellim özel sektör tecrübem Örneğin Şirketin aracına manyağın teki gelip vurmuş, adam bizim aracı yaptıracağı yerde birde gelmiş benim aracımıda yaptırın diye tehdit ediyor. Adam psikomanyağın teki, bu tip sorunları gördükten sonra bölye akademik sorunlar hikaye geliyor. Atar gider çözmüyor dedim ama size katıldığım nokta biraz duruşu olmak lazım. Biraz akamesiyen duruşu olmalı. Bana en fazla 1 yıl daha takar 5 yıl yl biter ancak o duruş olmayınca bir hiç olarak başlıyor ve hiç olarak bitiyorsunuz. Bugün tez hocası yarın dekan. Ölünceye kadar ezilmekten iyidir. Bazen alayınız gelin lan diyebilmek lazım

    Sonraki okuyucular için not:
    Gerçi şikayetçi değilim oturup ağlayacak halimde yok. Hallederiz...
    Son düzenleyen 47, 05-12-2014 saat 16:39.
    ziraat42, Oğuz Kağan, qpuro ve 1 diğerleri bunu beğendiler..

  8. #18
    Yardımcı Doçent Doktor
    Üyelik Tarihi
    06-2014
    Mesaj
    973
    Alıntı Oğuz Kağan Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Bu işte olabilir hocam..bazı erkekler bayanlara aslan kesilebiliyor sonuçta..bu tarz bir olay yaşandı geçen sene burada 2 kamu personeli akşam 7 de birisi birisine sokakta ciddi anlamda şiddet uyguladı mahkemelik oldular 2 sene sonra verilen ceza avukat masrafları ve 5 yıl herhangi bir suç işlememe oldu..ve ceza ertelendi..yani siz bunu yapsanız şimdi bu insan size bir daha gelip angarya iş yaptırabilir mi hatta eminim binada kimse birşey diyemez..şiddet çok yanlış çok kötü birşey bunu da söyleyelim ama en en ağır ceza bu oluyor işte..

    - - - Güncellendi - - -


    hocam bu devlette çalışarak kim yükselmiş ki bizler yükselelim?Türkiye'de müdürlük sınavında derece elde etmiş fakat siyası komplo ile müdür olamamış tanıdıklarım var bizzat evimde uzman öğretmenlik sınavını dereceyle kazanan ailemden biri var,üniversitemde sürekli kaliteli yayınlar yapıp yardocluktan yukselemeyen ama yan odasındakının onun onda bır kadar yayınıyla doçent olanlar var..özel sektör için vizyon önemlidir devlet için ise misyon yeterlidir..bunlar benim gördüklerim tabi..
    Ayrıca kendime Türkiye'de çalışan akademisyenleri örnek almıyorum. Bakıyorum kim Avustralya, Canada, Amerika, İngiltere'de prof olmuş helal olsun diyorum, kendi hayatını da çoluğunun çocuğunun hayatını da kurtarmış, medeniyete ulaşmış. Tabi ki ülkemizde yetenekli insanlar mevcut ama onlar da eğer Türkiye'nin asla düzelemeyecek bir ortadoğu ülkesi olduğunu daha önceden görselerdi gitmek için her türlü fırsatı kovalarlardı.

    O kadar nitelikli adam varken YÖK başkanının Alo Fatih'in kardeşi olmasını görüp te hala canım ülkem aman bu ülkeye hizmet edeyim filan diyen akademisyen yoktur herhalde Türkiye'de. Hayır bir önceki şakird'te hırsızdı. İntihal yaptı.

    http://www.milliyet.com.tr/osym-bask...81/default.htm

    Böyle adamların yönettiği ülkede bilim mi gelişir sanat mı ne gelişir?
    Oğuz Kağan bunu beğendi.

  9. #19
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    03-2014
    Nerden
    Britain
    Mesaj
    369
    Alıntı qpuro Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Ayrıca kendime Türkiye'de çalışan akademisyenleri örnek almıyorum. Bakıyorum kim Avustralya, Canada, Amerika, İngiltere'de prof olmuş helal olsun diyorum, kendi hayatını da çoluğunun çocuğunun hayatını da kurtarmış, medeniyete ulaşmış. Tabi ki ülkemizde yetenekli insanlar mevcut ama onlar da eğer Türkiye'nin asla düzelemeyecek bir ortadoğu ülkesi olduğunu daha önceden görselerdi gitmek için her türlü fırsatı kovalarlardı.

    O kadar nitelikli adam varken YÖK başkanının Alo Fatih'in kardeşi olmasını görüp te hala canım ülkem aman bu ülkeye hizmet edeyim filan diyen akademisyen yoktur herhalde Türkiye'de. Hayır bir önceki şakird'te hırsızdı. İntihal yaptı.

    ÖSYM Başkanı da kopyacı çıktı - Milliyet Haber

    Böyle adamların yönettiği ülkede bilim mi gelişir sanat mı ne gelişir?
    hocam yine aklıma geldi üzüldüm bakın size geçen sene yaşadığım bir örnek vereyim,ülkede bu kadar millet kadroya saldırırken 2 tane araştırma görevlisi ilanı açılıyor ve sadece 2 kişi sınava başvurup orada kabul görüp kadroyu alıyor..işin komik kısmı o bölümde yl yapan17 kişi var 15 i bir alt kattaki kadrodan haberi yok bir sürü insan yöksise bakıyor onlarda görmüyor..ve ben yüzlerine baka baka dedim bu kadro ne zaman geldi hiç görmedik ?cevap:ya olur mu 1 hafta ilanda kaldı kadro sen görmemişsin..dedim iyi ben görmedim de bu 15 kişi de mi görmedi hocanın birinegelelim verdiği cevap :yaa biz onu kadroya aldık sebebi o ailesinde bir yakınını kaybetti morali kötüydü okuyamayacaktı onu alalım dedik işte bu ülkede gelişim budur hocam..
    enviro bunu beğendi.

  10. #20
    Yardımcı Doçent Doktor
    Üyelik Tarihi
    06-2014
    Mesaj
    973
    Alıntı Oğuz Kağan Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    hocam bu ülkede bürokrasi eş dost yakınlık herşeyden önce gelir..siz de işin içine girince anlarsınız..eğer bu işler sizin dediğiniz gibi olsaydı nitelikli akademisyenden geçilmezdi ortalık..koltukları dolduranlara şöyle bir bakın bakalım kimler oturuyor oralarda..size doçentliği bu ülkedeki heyet verecek yurtdışındaki çalışmalarınız değil..3 kere heyete çıkıp red yiyen sınırsız yayını olan insanlar var bu ülkede öte yandan çok daha az yayınla 1 kere girip direk geçenlerde var..
    Bende diyorum ki terket ülkeyi. Afedersiniz B.kunda boncuk mu bulduk Türkiye'nin?. Harvard profu adamdan ilk okulu diploması isteyecek kadar cahil adamların olduğu bir memleket burası. Çalış kardeşim yayın yap, paranı biriktir.

    http://www.milliyet.com.tr/harvard-a...66/default.htm

    Yeni Zelanda da doktora ücretsiz. Sadece yaşam masrafına bakar. O da çalışma iznin var part time çalışır halledersin. Kenarda 100 bin TL paran olsa en az 3 sene çalışmadan idare eder seni. 100 TL parayı 2 senede biriktirmiş olcam. Baktım ki olmuyor ver elini Yeni Zelanda. Estonya filanda ingilizce doktora eğitimi ücretsiz hemde + burs veriyorlar.

    Üzülmeyin bu kadar. Paranızı biriktirin olmadı basın gidin. Bakın Amerikadaki meslektaşlarınıza. Bakın İngilteredeki meslektaşlarınıza. Siz herşeyin iyisini hak ediyorsunuz. Siz bu ortadoğu ülkesindeki tüm olumsuzluklara rağmen yoktan var etmiş insanlarsınız. Üzmeyin kendinizi.
    Son düzenleyen qpuro, 05-12-2014 saat 16:31.
    Oğuz Kağan, enviro ve arp bunu beğendiler.





Benzer Konular

  1. ÖYP Araştırma Görevlileri 657 mi Tabi?
    Araştırma Görevlisi forum içinde, yazan karakasmehmet
    Cevap: 10
    Son Mesaj: 12-02-2016, 01:32
  2. 50/ Araştırma görevlileri Öyp'ye başvurabilir mi?
    ÖYP Hakkındaki Sorularınız forum içinde, yazan enessom
    Cevap: 10
    Son Mesaj: 09-03-2015, 09:49
  3. 50/d kadrosundaki araştırma görevlileri...
    Araştırma Görevlisi forum içinde, yazan bilgen11
    Cevap: 5
    Son Mesaj: 01-01-2015, 01:21
  4. ÖYP Araştırma Görevlileri İzin Meselesi
    ÖYP 2012- Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı Bölümü forum içinde, yazan Anjerdo
    Cevap: 37
    Son Mesaj: 17-08-2014, 11:02
  5. ÖYP Araştırma Görevlileri Toplantıları
    ÖYP 2012- Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı Bölümü forum içinde, yazan aDNA
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 02-08-2012, 18:54

Bu Konu için Etiketler

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz yok
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git