reklam

Sayfa 3 - Toplam 4 İlkİlk 1234 SonSon
Bulunan 31 den 45 - Toplam 52

Şiir Köşesi :)

Forum Oyunları Forumunda Şiir Köşesi :) Konusunu İncelemektesiniz

Kalbinin kırılmasındansa, yarım kalmaktansa, yarı yolda birakılmaktansa "yalnız" olmak daha iyidir. Çünkü gerçek aşk mutlu ...


  1. #31
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    04-2013
    Mesaj
    192
    Kalbinin kırılmasındansa, yarım kalmaktansa, yarı yolda birakılmaktansa "yalnız" olmak daha iyidir.
    Çünkü gerçek aşk mutlu bir gün değil, mutlu bir ömür geçirebilmektir sevdiğiyle.
    Bu yüzden,
    Hangi omuza yaslanacağına değil,
    Hangi omuzda yaşlanacağına karar vermeli insan...
    K.Tazeoğlu
    Bebegüm bunu beğendi.

  2. #32
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    04-2013
    Mesaj
    192
    Alır yürür sıcak mavisi gökyüzünün
    Kuşlar döner uzun yağmurlardan sonra bir gün
    Bir yer sızlar yanar içinde büsbütün
    Her şeye rağmen ellerin üşür
    Üşürse beni unutma
    (Gülten Akın)
    Bebegüm bunu beğendi.

  3. #33
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    03-2011
    Mesaj
    115
    Eğer bir lokmacık bile sevemezsen beni,
    Hiç mi hiç sevemezsen eğer
    Acımı bağışla, beni hoşgör,
    Seni seviyorum.

    Bana öyle eğri bakma, ırak durma ellerden
    De, kuytuma çekilirim,
    de karanlığa kavuşurum
    Sımsıkı tutarım ellerimle utancımı
    Sarıp sarmalarım, dürüp bükerim
    O an yüzün eğ benden Aşkım,
    kaçır benden
    Beni hoşgör, beni bağışla,
    Seni seviyorum

    Rabindranath Tagore

  4. #34
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    04-2013
    Mesaj
    192
    En sevdiklerimden ..ruhun şad olsun şiirin babası Nazım kanımca..(((
    Son düzenleyen Dione, 15-01-2015 saat 21:51.
    Bebegüm bunu beğendi.

  5. #35
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    09-2014
    Nerden
    Ankara
    Mesaj
    229
    Bugün günlerden Nazım Hikmet.. O halde Tahir ile Zühre meselesini paylaşmak gerek..

    ...
    Yani sen elmayı seviyorsun diye
    elmanın da seni sevmesi şart mı?
    Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık
    yahut hiç sevmeseydi
    Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
    Dione bunu beğendi.

  6. #36
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    04-2013
    Mesaj
    192
    Bugün pazar.
    Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
    Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
    bu kadar benden uzak
    bu kadar mavi
    bu kadar geniş olduğuna şaşarak
    kımıldamadan durdum.
    Sonra saygıyla toprağa oturdum,
    dayadım sırtımı duvara.
    Bu anda ne düşmek dalgalara,
    bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
    Toprak, güneş ve ben...
    Bahtiyarım...
    Nazım Hikmet.

  7. #37
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    04-2013
    Mesaj
    192
    Ben
    Senden önce ölmek isterim.
    Gidenin arkasından gelen
    Gideni bulacak mı zannediyorsun?
    ......
    Nazım Hikmet Ran
    Mr.Walter bunu beğendi.
    Pembe okyanustaki mavi sudan içtin mi?

  8. #38
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    08-2011
    Mesaj
    144
    Bursiyerin çilesi..

    Yurtlarından uzakta burs beklerler dört gözle
    Lakin söylemez kimseye derdini iki sözle
    Sakın demeyin onlara keyfiniz de yerinde
    Yedikleri kuru ekmek beş kuruş yok cebinde
    Mr.Walter bunu beğendi.
    insan iyiliğin kölesidir. YLSY.com.tr @ylsycomtr

  9. #39
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    04-2013
    Mesaj
    192
    Hiç üzülmüyor gibi görünen,hep yüzünde gülücük olan,hiç bir şeyi umursamayan kızın aslında içi paramparçadır. C.S
    Pembe okyanustaki mavi sudan içtin mi?

  10. #40
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    04-2013
    Mesaj
    192
    şiire devam..
    Pembe okyanustaki mavi sudan içtin mi?

  11. #41
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    08-2015
    Mesaj
    18
    ANLAR
    Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
    İkincisinde, daha çok hata yapardım.
    Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
    Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
    Çok az şeyi
    Ciddiyetle yapardım.
    Temizlik sorun bile olmazdı asla.
    Daha çok riske girerdim.
    Seyahat ederdim daha fazla.
    Daha çok güneş doğuşu izler,
    Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
    Görmediğim bir çok yere giderdim.
    Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
    Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
    Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
    Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
    Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten.
    Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın.
    Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,
    Gitmeyen insanlardandım ben.
    Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.
    Eğer yeniden başlayabilseydim,
    İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
    Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
    Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
    Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.
    Ama işte 85'indeyim ve biliyorum...
    ÖLÜYORUM...

    Jorge Luis BORGES
    Dione bunu beğendi.

  12. #42
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    09-2015
    Mesaj
    29
    MEZAR
    tükenirdi monolog
    kaçarken içine düştüğüm kara toplum
    big bang sonrası büyük yalnızlık bilinmeyeni
    saçlarında titreyen iblisler karartırken güneşi
    üstüste gömülürken
    saydam yaşamlar
    bir yankı duyulurdu hiç'likten
    bütün yalnızlıklarınızın ilenci
    korusun çoğulluklarınızı
    cinnet koyun erdemin adını
    maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın
    hepiniz mezarısınız kendinizin...
    Nilgün Marmara
    mustafa643 bunu beğendi.

  13. #43
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    05-2015
    Mesaj
    148
    AŞK BAŞLAMADAN GÜZEL

    Aşk başlamadan güzel,
    Kalplerde heyecan
    Bakışlarda korku olduğu zaman güzel...
    Birbirimize sezdirmemek için çırpınış,
    Başkaları görmesin diye çabalayış,
    Gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman...
    Aşk başlamadan güzel...

    Ümit Yaşar Oğuzcan


    Herkes Gitmek İstiyor

    Bu günlerde herkes gitmek istiyor.
    Küçük bir sahil kasabasına,
    Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...
    Hayatından memnun olan yok.
    Kiminle konuşsam aynı şey...
    Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.
    Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
    Bir kendisi...
    Bu yeter zaten.
    Herşeyi, herkesi götürdün demektir.
    Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
    Ama olmuyor.
    Hadi kendimize razıyız diyelim,
    Öteki de olmuyor;
    Yani herşeyi yüzsütü bırakmak göze alınmıyor.
    Böyle gidiyoruz işte.
    Bir yanımız "kalk gidelim",
    Öbür yanımız "otur" diyor.
    "O"tur" diyen kazanıyor.
    O yan kalabalık zira...
    İş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
    Güvende olma duygusu...
    En kötüsü alışkanlık...
    Alışkanlığın verdiği rahatlık,
    Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
    Kalıyoruz...
    Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.
    Evlenmeler,
    Bir çocuk daha doğurmalar,
    Borçlara girmeler,
    İşi büyütmeler...
    Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.
    Misal ben;
    Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum.
    Değil bu şehirden gitmek,
    İki sokak öteye taşınamıyorum.
    Alıp götürsem gelmez ki...
    Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında.
    Herkes onu, o herkesi seviyor.
    Hangi birimizle gitsin?
    "Sırtında yumurta küfesi taşımak" diye bir deyim vardır.
    Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin.
    Kendi imalatımız küfeler...
    Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
    Ölüm var zira!
    Ölüme inat tutunmak lazım,
    İnadına kök salmak lazım.
    Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
    Var tabi yapanlar, ama az.
    Sadece kaymak tabakası.
    Hepimiz kaçabilsek...
    Bütçe, zaman, keyif denk olsa...
    Gün içinde mesela;
    Küçücük gitmeler yapabilsek.
    Ne mümkün?
    Sabah 9 akşam 18...
    Sonra başka mecburiyetler...
    Sıkışıp kaldık...
    Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli bu kadar ağır olmamalı.
    Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
    Bir ömür karşılığı bir ömür yani...
    Ne saçma...
    Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
    Galiba..
    Ben her bahar aşık olmam
    Ama her bahar gitmek isterim.
    Gittiğim olmadı hiç, ama olsun...
    İstemek de güzel.

    Can Yücel

    BİLİR MİSİN?



    Tam sınırdan kaçarken vurulmak nedir bilir misin?
    Nöbetçiler ha gördü, ha görecek
    Parmaklarının ucu dikenli tellere değdi değecek...
    Ama... Bir adım daha atamazsın.
    Uzanıp tutamazsın;
    Göz pınarlarında donup kalır hayallerin
    Planların, kaçışın, kurtuluşun
    Ve deler sevgi dolu yüreğini
    Sevgi bilmeyen bir kurşun.
    Bir okyanus da boğulmak nedir bilir misin?
    Batan bir gemiye el sallayamamak,
    Oturup ağlayamamak,
    Birkaç kulaç ötedeki
    Bir tahta parçasını tutamamak,
    Nedir bilir misin?
    Sevmek nedir bilir misin?
    Bir şeyler tutuşur yüreğinde kıpır kıpır
    Bütün benliğini sarar, ısıtır.
    Her gülüşte yeniden doğarsın
    Ve bin kere ölürsün her iç çekişte
    Nasıl anlatsam bilmem ki.
    Yani 'sevmek' işte.
    Duymak nedir bilir misin?
    Duymak, ama anlatamamak
    Çemberini kıramamak kelimelerin.
    Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek
    'Seviyorum' diyememek
    Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin?


    ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
    Dione bunu beğendi.

  14. #44
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    09-2015
    Mesaj
    4

  15. #45
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    09-2015
    Nerden
    sakarya
    Mesaj
    4
    Her Gün Seninle
    Güzel olan
    Her günü seninle tekrar tekrar yaşamak
    Erimek yarını olmayan zamanlarda
    Durdurmak bir yerde bütün saatleri
    Bütün kuralları kırıp parçalamak
    Sonra varmak o yerlere
    Mevsimlere dur demek
    Kar yağarken çiçek açtırmak ağaçlara
    Güneşi bir akşam saatinde tutup bırakmamak
    Sonra doldurmak ay ışığını kadehlere
    Delicesine içmek
    Ve unutabilmek her şeyi ansızın
    Sevmek seni en yücesiyle sevgilerin
    Birlikte geçmiş, gelecek bütün çağları aşmak
    Güzel olan
    Sevmek seni Tanrılar gibi
    Seninle Tanrılaşmak...

    Bir gün bu akan sele dur diyeceğim, göreceksin
    Ne bu şehir kalacak
    Ne bu duygusuz sürü
    Bu korkunç kalabalık
    Her vapur seni getirecek bana
    Bütün istasyonlarda seni bekleyeceğim
    Kapılar sana açılacak
    Senin için söylenecek şarkılar
    Şiirler senin için yazılacak
    Her evde bir resmin
    Her meydanda bir heykelin olacak
    Ve sen kimi gün bir rüzgar gibi
    Kimi gün denizler gibi, bulutlar gibi
    Kopup ötelerden, ötelerden
    Yalnız bana geleceksin
    Bir gün bu akan sele dur diyeceğim göreceksin.

    Ben eskimeyen tek güzelliği sende gördüm
    Sende buldum erişilmez hazları
    Yanında sıyrıldım korkulardan, yalanlardan
    Duyguların en ölmezini sende duydum
    Susuzluğum dudaklarında dindi
    Yalnızlığım ellerinde
    Çoğu gün unuttum açlığımı
    Sende doydum...

    İlk defa seninle bütünlendim, anlıyor musun
    Anladım yaşadığımı her nefes alışta
    Seninle geçtim bütün zamanlardan
    Seninle var oldum
    Eridim seninle bir sonsuz çalkanışta.

    Boynunda bir yer vardır, ben bilirim
    Ne zaman oradan öpsem,
    Değişir gözlerinin rengi
    Yanar dudakların, terler avuçların
    Dökülür kapkara aydınlık gibi
    Omuzlarına saçların
    Gitgide artar kalbinin vuruşları
    Bir musiki halinde dünyamı doldurur
    Ansızın bütün sesler kesilir
    Zaman durur
    Bir baş dönmesi başlar o en yükseklerde
    Her gün seninle yeniden var oluruz
    Eriyip kaybolduğumuz yerde...

    Sesini duymadığım gün
    Yaşanmış değil
    Açan çiçek değil
    Öten kuş değil
    Yüzünü görmediğim gün
    İçimde yıldızlar sönük
    Güneşler güneş değil
    Seni sevmediğim gün
    Seni anmadığım gün
    Olacak iş değil...

    Her günüm seninle geçsin
    O güneşe en yakın
    Kimsenin varamayacağı bir dağ başında
    Uçsuz bucaksız uzak denizlerde
    İnsan ayağı değmemiş ormanlarda
    Uzaklarda, en uzaklarda
    O gemilerin uğramadığı limanlarda
    Işığım ol, alınyazım ol benim
    Vatanım ol, evim ol
    Yeter ki bir ömür boyu benim ol
    Her günüm seninle geçsin...

    Ümit Yaşar Oğuzcan



    - - - Güncellendi - - -

    KARADUT


    Karadutum, çatal karam, çingenem
    Nar tanem, nur tanem, bir tanem
    Ağaç isem dalımsın salkım saçak
    Petek isem balımsın, ağulum
    Günahımsın, vebalimsin.


    Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
    Yoluna bir can koyduğum,
    Gökte ararken yerde bulduğum,
    Karadutum, çatal karam, çingenem,
    Daha nem olacaktın bir tanem?
    Gülen ayvam, ağlayan narımsın
    Kadınım, kısrağım, karımsın..

    II

    Sigara paketlerine resmini çizdiğim,
    Körpe fidanlara adını yazdığım,
    Karam, karam,
    Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
    Sıla kokar, arzu tüter
    Ilgıt ılgıt, buram buram.
    Ben beyzade, kişizade,
    Her türlü dertten topyekun azade
    Hani şu ekmeği elden suyu gölden.
    Durup dururken yorulan,
    Kibrit çöpü gibi kırılan,
    Yalnız sanat çıkmazlarında başını kaşıyan,
    Artık otlar, göstermelik atlar gibi bedava yaşayan,
    Sen benim mihnet içinde yanmış kavrulmuşum.


    Netmiş, neylemiş, nolmuşum,
    Cömert ırmaklar gibi gürül gürül,
    Bahtın karışmış bahtıma çok şükür.
    Yunmus, yıkanmış adam olmuşum.


    Karam, karam
    Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
    Sensiz bana canım dünya haram olsun..
    Sena10 ve Mr.Walter bunu beğendiler.





Benzer Konular

  1. Güzin Abla Köşesi
    Güzin Abla Köşesi forum içinde, yazan turabe
    Cevap: 294
    Son Mesaj: 25-03-2016, 18:06
  2. DOĞUŞ ÜNİVERSİTESİ İngiliz Dili ve Edebiyatı alanında Doktora ünvanı almış ve Tiyatro ve şiir alanında uzmanlaşmış olmak.
    Süresi Dolmuş Akademik Personel İlanları forum içinde, yazan nonova
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 29-06-2011, 12:25

Bu Konu için Etiketler

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz yok
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git