reklam

Sayfa 3 - Toplam 5 İlkİlk 12345 SonSon
Bulunan 21 den 30 - Toplam 43

Yeni Bir Roman Yazmaya Başlıyorum

Sohbet/Muhabbet Konuları Forumunda Yeni Bir Roman Yazmaya Başlıyorum Konusunu İncelemektesiniz

arsgor.esra Demiş ki: hımm bende kitabı forumdakılerle ilgili sandım Öyle bir kitabı da sen yaz ...


  1. #21
    ch.accepted
    Misafir
    Alıntı arsgor.esra Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    hımm bende kitabı forumdakılerle ilgili sandım
    Öyle bir kitabı da sen yaz biz okuyalım olmaz mı
    sabihagökçenn bunu beğendi.

  2. #22
    Editör
    Üyelik Tarihi
    09-2011
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    1.352
    Alıntı ch.accepted Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Öyle bir kitabı da sen yaz biz okuyalım olmaz mı
    iyi fikir aslında bi de imza günü yapayım forumca gelin ünlü olursam tanımam sizi
    Cashmere ve sabihagökçenn bunu beğendiler.

  3. #23
    ch.accepted
    Misafir
    Bana romanın konusunu soruyorlar, madem öyle usulüne uygun cevaplayayim. Arkadaslar bu romanın konusu insanlarin hayatta hic bir zaman bir konuya göre yasamadigi!
    Bana aranizdan biri lutfen cikip "benim yasamimin konusu xx" diye bilir mi? Diyemez cunku isin uzmanlarinin kisaca "hayat" kelimesi altinda topladigi anlik gelisen aksiyonlar butunu tamamen tesaduflerden ibarettir, parametreleri sinirsiz cok bilinmeyenli denklemler butunudur evet.

    Peki romanimda dogrulari mi yazayim? Iyi de kime gore neye gore?
    Gercekleri mi yazayim? Hangi referansa, kabule gore gerçek?
    Evet tum bunlar sebebiyle yapabilecegim tek sey gorduklerimi yazmak arkadaslar. Tek yapabilecegim bu.
    eserikli bunu beğendi.

  4. #24
    ch.accepted
    Misafir
    Arkadaşlar bir arkadaş merak etmiş nasıl gittiğini sordu ben de bir bölümünün küçük bir kısmını burada sizlerle paylaşmak istedim.

    BÖLÜM 4
    TÜRKİYE’YE DÖNÜŞ
    ....................

    2001’in Kasım ayıydı dün gibi hatırlıyorum. 16 yaşında ayrıldığım ve 40’lı yaşların ortası olan bu günlere kadar bir daha gelemediğim bu şehre, Bursa’ya artık gelmiştim. Türkçe konuşmayı biraz unutmuşum ilk başta bunu fark ettim. Sigara almak için durduğum büfede bulunan benden 5-10 yaş büyük kirli sakallı ve ak saçlı adam “buyurun” dediğinde öylece kalakaldım. Benimkisi başka tür bir başkalaşımdı. O an anlamlandırmakta güçlük çektiğim bu duygu 16 yılımı verdiğim bu güzel şehre yıllar sonra döndüğümde “sigara istiyorum” demekte zorlanmanın hissettirdiği acıdan başka ne olabilirdi ki? Bu acı başka ülkelerde başka insanların arasında 29 yıl bekletilmiş azılı bir acıydı. Bu acı 29 yıl boyunca başka türlü “günaydın” başka türlü “iyi akşamlar” demenin; sevgiyi nefreti ve bu ikisi arasında her ne kadar türev duygu varsa hepsini de başka dilde söylemenin, başka dilde gülmenin başka dilde ağlamanın, başka dilde heyecanlanmanın, öfkelenmenin verdiği bir acıydı. Bu duyguları sadece yaşayan bilir evet. En yakın arkadaşınıza hatta ailenize bile anlatamazsınız nasıl bir şey olduğunu. Sizin korkulu rüyanızdır. Sizden başka kimse görmediği için, kimselere gösteremediğiniz için olsa gerek kimseye de ciddiyetini anlatamazsınız. Konuyu dağıtmayayım. O yaşlı adama sadece “Marlboro” diyebildim o anda çünkü ilk aklıma gelen kelime oydu. Yaşlı adam bir paket Marlboro’yı hemen büfenin sol üst tarafındaki raftan aldı ve büfenin ön tarafına koydu. Bir de “kaç lira” diye soracak dermanım yoktu. Cebimden gelişigüzel 5 milyon çıkardım ve verdim üzerinden artanı verdi.

    Kendimi toparlamalıyım, kendime çeki düzen vermeliyim. Bursa artık o 29 yıl önceki Bursa değil. Artık sevginin faizinden geçinilen bir dönemde yaşıyoruz. Sentetik duygu temelli apartmanlar dikip, deprem duasına çıkan şaşkın cami cemaatiyiz. Toplumda kalan azıcık samimi duygunun da bir takım vampirler tarafından sömürülmesini adeta sivrisinek belgeseli izler gibi izliyoruz o komşularımıza, eşimize dostumuza öve öve bitirmediğimiz dev ekran LCD televizyonlarımızdan. Hani bu televizyonları satın alırken satış asistanı “bu televizyon Digital Crystal Clear HD efendim” falan gibi bir şeyler söylemişti de biz o kelimelerden hiçbir şey anlamadığımız için hemen o anda anlamıştık bu televizyonun ne kadar kaliteli olduğunu. Artık bu televizyonla ne kadar övünsek azdı evet.

    Hemen yan taraftaki parka oturdum. Bir sigara yaktım. İtiraf etmeliyim Bursa'yı bu halde bulacağımı hiç sanmıyordum. Modern dünya görüşünün sosyal hayata yansıması daha da hızlı bir şekilde devam ediyor sanki. Oyunlar toplu oynanıyor, toplu muhabbet ediliyor. Kimileri a'cı olarak tanıtıyor kendilerini kimileri b'ci. Sanırım bu sistem çayın içinde eriyen şeker misali bireyin hali ve psikolojisini, kitle psikolojisine çevirmeye çalışmakla, toplumun tarihin gördüğü en büyük koyun sürüsü haline gelmesi sonucunu doğuracak olan can sıkıcı bir sirkülasyonun içinde sözde mutlu günler geçirmeye çalışıyor Bursa halkı.

    Kızıyorum bir anda öfke küpüne dönüyorum. Hiç tanımadığım bu sonsuz kalabalığın içinden çıkıp 29 yıl öncesine dönmek belki şu an en çok istediği şey evet. Kalabalıktan hıncımı almak istiyorum Bu şehri kendinize benzetmeyi bu şehirden bir siz meydana getirmeyi nasıl başardınız diye haykırabilseydim keşke. Bir çocuğu durdurup soruyorum gelişigüzel "kaç yaşındasın" diye. 5 diyor. 34 yaşına geldiğinde bu günleri çok arayacaksın bu 29 yılı iyi değerlendir diyorum. Deli sanıyor beni. Korkarak uzaklaşıyor. Artık ben de evime gitsem iyi olacak. Akşam arkadaşlarımla buluşacağım uzun zaman oldu. Bir taksi çeviriyorum.
    ....................
    Gamze, Cashmere, sabihagökçenn ve 4 diğerleri bunu beğendiler..

  5. #25
    şiir
    Misafir
    harika ara sıra yine paylaşım yap olur mu
    ch.accepted bunu beğendi.

  6. #26
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    12-2012
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    473
    Alıntı şiir Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    harika ara sıra yine paylaşım yap olur mu
    Ara sıra soralım Faydalı oluyo ben gibi meraklılar için

    Takipteyim ch.accepted hocam
    ch.accepted bunu beğendi.
    Bir garip akademisyen...

  7. #27
    Ordinaryüs Profesör Doktor
    Üyelik Tarihi
    12-2011
    Mesaj
    5.055
    Çoook güzel olmuş accepted, ellerine, yüreğine sağlık.
    aDNA ve ch.accepted bunu beğendiler.

  8. #28
    ch.accepted
    Misafir
    Teşekkür ederim arkadaşlar çok sağ olun.
    aDNA, Cashmere ve sabihagökçenn bunu beğendiler.

  9. #29
    ch.accepted
    Misafir
    Arkadaşlar merhaba bundan yaklaşık bir ay önce Baltalimanı'nda bir kafede yazdığım romanımın 7. bölümünü sizlerle paylaşmak istedim. Daha önce sizlerle 4. bölümü paylaşmıştım, aradaki 5 ile 6 nın ise bu bölümle doğrudan bir ilgisi yok zaten. Değerli eleştirileriniz benim için çok önemlidir. Şimdiden teşekkür ederim.

    7. BÖLÜM: İÇİMİZDEKİ ÇIĞLIKLAR

    Bugün Türkiye’ye dönüşümün üzerinden 1 ay geçmiş. Zaman ne çabuk geçiyor anlamak güç gerçekten. Bu bir ayda burada çok iyi şeyler yaşadığımı söyleyemem aslında; tek tesellim önceki bölümde detaylarıyla bahsettiğim gibi yakın dostum İlhan’ı yıllar sonra bulmuş olmam. Aslında imkanım olsa her gün görmeye giderdim onu fakat dozunu kaçırmak istemiyorum. Neticede ailesi, çoluğu çocuğu, torunları var ilgilenmesi gereken. Benim gibi boş gezenin boş kalfası değil ya. O yüzden birkaç haftada bir görüşüyoruz onunla. Aradığı zamanlarda “tamam İlhan fırsat bulursam gelirim” diyorum, sanki yapacak başka işlerim varmış gibi.

    İlhan’la masaya oturup konuşmaya başladığımız zaman lafın ardı arkası kesilmiyor. Bir anda yıllar öncesine gidiyoruz ikimiz de. Önce ikimizin de yüzünde hafif bir tebessüm ve gözlerimizde belirgin bir parlaklık oluyor. Sonrasını sormayın, ikimizin de boğazı düğümleniyor. Geçen ki konuşmamızda yine öyle bir durumdayken bana “oğlum gitmeyecektin, kendini de zavallı kızcağızı da mahvettin” der gibi oldu. Hemen atıldım, bir kelime daha etmesine izin vermedim. “Kes!” dedim, “En yakın arkadaşım da olsan bu kadarına hakkın yok İlhan!!! İyice bunadın sen, yaşlandıkça çekilmez oluyorsun haberin olsun.” O cümlemden sonra sustu İlhan. o heybetli adamın gözlerinden bir damla yaş döküldüğünü görünce benim de içim bir tuhaf oldu. İlhan tekrar toparlandı, sesi titriyordu. “ve beni de çok üzdün gidişinle” dedi. Bir anda ateş bastı beni ceketimi çıkardım üzerimden ve sol tarafımdaki sandalyeye koydum. Bir müddet ikimiz de sessiz kaldık.

    Gözlerim yağmur dolmuş bulutlar gibi ağırdı. Ortalığa sağanak sağanak yağmak istiyordu gözyaşlarım. Bir yudum su aldım ve kendimi toparladım. “İlhancım zaman geri alınmıyor önümüze bakalım en iyisi” dedim. Bu sırada kahvehanenin sahibi yanımıza yaklaştı ”özür dilerim ama kapatmak zorundayım” dedi. Saat 12 olmuş. İlhan “bize gidelim” diye ısrar etti bir kaç kez. “Erkenden yatacağım hiç halim yok başka bir gün gelirim” dedim. Öyle deyince ısrarlarına devam etmedi. Halbuki artık gecem gündüzüme karışmış gibiydi. Saat sabaha karşı 5 olmadan uyuyamıyordum.

    Bir parka oturdum yine her zaman yaptığım gibi. Soğuktu biraz. Zaten Bursa’nın soğuğu sadece yalnızları çarpar. Diğerleri içinse sadece bir eğlencedir. İlhan’ın bahsettiği kız, Deniz, benim çocukluk arkadaşımdı, okul arkadaşımdı, yol arkadaşımdı, yemek arkadaşımdı, annemdi, babamdı teyzemdi, dayımdı… Deniz’le çoğu zaman birlikte vakit geçirirdik çocukluktan beri. Fakat liseye başladıktan sonra onunla daha sık görüşür olduk. Okulla aramız pek yoktu zaten. Derslerde fırsat buldukça havadan sudan muhabbet ederdik. Aynı sırada oturuyorduk bir tek geometri dersi haricinde. Geometri dersinin hocası bize taktığı için aynı sırada oturmamıza izin vermiyordu.

    Bir defasında bizi disipline vermişti geometri hocası ve bu aşk perşembe günü öğleden sonra saat 3’te disiplin kurulunda enine boyuna tartışılmıştı. Savunmalarımız alındıktan sonra disiplin kurulundan çıkarken dedim ki “Deniz, aşkımız artık resmiyet kazandı ve tutanaklara geçti, hayırlı olsun ikimize de” bu cümleden sonra kahkahalarla ayrılmıştık okuldan. Çıkacak karar umurumuzda değildi zaten. Sonradan öğrendik ki diğer hocalar çok şikayetçi değiliz biz demişler. Öyle olunca sadece kınama cezasıyla kurtulduk. O günden sonra geometricinin dersinde ayrı oturarak bu sorunu çözmeyi başarmıştık. Aslında ben o adamın dilinden konuşmayı çok iyi bilirdim de Deniz buna izin vermiyordu işte.

    Şimdi sizlere anlatırken sanki o günleri bir daha yaşıyormuş gibi hissettim. Keşke, keşke Deniz de bugün yaşasaydı da birlikte yad etseydik şimdi o günleri. Benimki de hayal işte. Sanki yaşasaydı yıllar sonra buraya döndüğümde bana “hoş geldin” mi diyecekti? Hayır zannetmiyorum. En iyi ihtimalle beni gördüğünde yüzüme tükürür, o an eline geçirdiği bir şeyleri “defol!!” çığlıklarıyla bana fırlatırdı. Düşünüyorum da kahvehanede “kes” nidalarıyla ben aslında İlhan’ı değil kendi içimdeki aykırı sesi susturmuşum. Yıllardır susturmaya çalıştığım, hatalarımı yüzüme vuran “tek suçlu sensin” diye içimde avazı çıktığı kadar bağıran bu seseymiş benim kızgınlığım, İlhan’a değil. Ben bu sesi 29 yıl boyunca içimde güneş görmeyen odalarda sakladım, 7 kilitli kapıları kapattım üstüne ama yine de susturamadım. Kızmayayım da ne yapayım?
    ütopyalar, Salper ve van__gogh bunu beğendiler.

  10. #30
    Ordinaryüs Profesör Doktor
    Üyelik Tarihi
    12-2011
    Mesaj
    5.055
    Accepted çok güzel olmuş, okurken benim de boğazım düğümlendi resmen. O ruhu çok iyi vermişsin, üslubun gayet güzel. Yazım tarzın da iyi, biraz daha betimleme yapsan daha iyi olur ama, oturdukları kahve nasıl bir yer, park nasıl bir yer mesela. Şu an ikisi de benim için beyaz bir platformda duruyorlar. Bir de konuşmaları paragraf başı yapsan daha rahat okunur,

    Geçen ki konuşmamızda yine öyle bir durumdayken bana “oğlum gitmeyecektin, kendini de zavallı kızcağızı da mahvettin” der gibi oldu. Hemen atıldım, bir kelime daha etmesine izin vermedim.

    “Kes!” dedim, “En yakın arkadaşım da olsan bu kadarına hakkın yok İlhan!!! İyice bunadın sen, yaşlandıkça çekilmez oluyorsun haberin olsun.”

    O cümlemden sonra sustu İlhan. o heybetli adamın gözlerinden bir damla yaş döküldüğünü görünce benim de içim bir tuhaf oldu. İlhan tekrar toparlandı, sesi titriyordu,

    “Ve beni de çok üzdün gidişinle” dedi.

    Bir anda ateş bastı beni ceketimi çıkardım üzerimden ve sol tarafımdaki sandalyeye koydum. Bir müddet ikimiz de sessiz kaldık.


    gibi mesela.

    Diğer bölümleri de merakla bekliyorum.
    ch.accepted ve Salper bunu beğendiler.





Benzer Konular

  1. İnsan Beynini Etkileyen 10 Roman
    Genel Güncel Olaylar forum içinde, yazan kaamos
    Cevap: 5
    Son Mesaj: 28-05-2013, 11:45
  2. Yeni rektörler ve yeni hedefleri
    Güncel Eğitim Haberleri forum içinde, yazan aDNA
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 15-08-2012, 16:15
  3. Cevap: 4
    Son Mesaj: 22-02-2012, 19:44

Bu Konu için Etiketler

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz yok
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git