reklam

Sayfa 2 - Toplam 2 İlkİlk 12
Bulunan 11 den 20 - Toplam 20

Türk Akademisi Cinsiyet Eşitliğinde Birinci

Genel Güncel Olaylar Forumunda Türk Akademisi Cinsiyet Eşitliğinde Birinci Konusunu İncelemektesiniz

Podof Demiş ki: Evet bu önemli bir kriter. Ben de merak ettim internette kurcaladım biraz ...


  1. #11
    Baş Editör
    Üyelik Tarihi
    07-2011
    Mesaj
    3.718
    Alıntı Podof Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Evet bu önemli bir kriter. Ben de merak ettim internette kurcaladım biraz ve şunu buldum:

    "104 kamu üniversitesinin sadece 5 tanesinde kadın rektör bulunmaktadır. Bunun yüzdelik oran karşılığı %4,8’dir."

    Aralık 2012 tarihli kaynak: Yönetimleri erkekleşen üniversiteler!
    Demek ki Rektörü kadın olan nadir üniversitelerden birinde okuyormuşum

    Doğrusu benim gördüğüm kadarıyla idarecilik işini maalesef kadınlar yapamıyor. Erkekler bu konuda daha objektif ve profesyonel davranıyorlar. Kadınlar ise daha duygusal. 5 yıl boyunca kadın rektör ve kadın dekanın bende bıraktığı izlenim bu şekilde.

    Maalesef biz yönetim ve idare işlerini beceremiyoruz genel olarak. Kadınlar işlere duygusal olarak bağlandıklarından rektör/dekan/bölüm başkanlığı gibi işleri zorlaştırmaları nedeniyle bu kademelere seçilmiyor olabilirler.
    Niënor ve eserikli bunu beğendiler.

  2. #12
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    12-2012
    Mesaj
    385
    Alıntı galadriyel Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Demek ki Rektörü kadın olan nadir üniversitelerden birinde okuyormuşum

    Doğrusu benim gördüğüm kadarıyla idarecilik işini maalesef kadınlar yapamıyor. Erkekler bu konuda daha objektif ve profesyonel davranıyorlar. Kadınlar ise daha duygusal. 5 yıl boyunca kadın rektör ve kadın dekanın bende bıraktığı izlenim bu şekilde.

    Maalesef biz yönetim ve idare işlerini beceremiyoruz genel olarak. Kadınlar işlere duygusal olarak bağlandıklarından rektör/dekan/bölüm başkanlığı gibi işleri zorlaştırmaları nedeniyle bu kademelere seçilmiyor olabilirler.
    Hocam erkekler duygusal değil mi? Arada biyolojik hiç bir farklılık yok. Ama toplumsal cinsiyet yalnız kadının kadının davranışlarını kalıplara sokmuyor erkeği de etkiliyor. Erkek dediğin güçlü olur, duygularının esiri olmaz, duygularına yenik düşmüş gibi görünemez ayıplanır. Kadınlar ise zaten zayıf varlıklar olduğu için duyguları ile hareket etmeleri hoş görülür. Tam da bu yüzden kadın duygusaldır yanılsaması yaşıyoruz. Erkek bastırmaya zorlanıyor, kadında doğal karşılanıyor.
    Eh demek ki duygularını işinden ayrı tutmak çaba sarf edince yapılabilir bir şey ve cinsiyetle alakası yok. Kadınlar yönetmeyi beceremiyor ön yargısı yüzünden 1000 tane erkekten iyi yönetici olacak kadınları saf dışı bıraktığımız sürece cinsiyet eşitsizliğine çok sağlam bir katkıda bulunuruz, nicelerinin önü sırf kadın olduğu için kesilmiş olur.

  3. #13
    Niënor
    Misafir
    Ben de bayanım hocam, ama bana tuhaf gelmiyor. Mobbing olayını diyorsanız eğer, o bay bayan fark etmiyor bence.
    Dediğim gibi hak eden alır kadroyu, bari burada pozitif ayrımcılık olmasın. Hak eden alsın.

  4. #14
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    12-2012
    Mesaj
    385
    Bende tam ondan bahsediyorum. Gerçekten hak edenin hak ettiği yere gelebildiği bir yerde pozitif ayrımcılığa da gerek kalmaz. Ayrımcılık yapmadan hak edeni alsınlar yeter. Ama %5 kadın üst düzey yetkili demek çok büyük ihtimalle birileri sırf kadın oldukları için hak ettikleri yere gelemiyor demek. Özel sektörde verecekleri 4 ay doğum izni yüzünden kadın çalıştırmak istemediğimi açık açık söyleyen işverenler var. Sen 4 ay izin vermeyeceksin diye bir cinsiyeti iş gücünün dışına itiyorsun. Benim söylemek istediğim böyle ince hesapların varlığı biliniyor işte bu yüzden hak eden kadın hak ettiği pozisyona kolay kolay gelemiyor.
    Niënor bunu beğendi.

  5. #15
    Baş Editör
    Üyelik Tarihi
    07-2011
    Mesaj
    3.718
    Alıntı Podof Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Hocam erkekler duygusal değil mi? Arada biyolojik hiç bir farklılık yok. Ama toplumsal cinsiyet yalnız kadının kadının davranışlarını kalıplara sokmuyor erkeği de etkiliyor. Erkek dediğin güçlü olur, duygularının esiri olmaz, duygularına yenik düşmüş gibi görünemez ayıplanır. Kadınlar ise zaten zayıf varlıklar olduğu için duyguları ile hareket etmeleri hoş görülür. Tam da bu yüzden kadın duygusaldır yanılsaması yaşıyoruz. Erkek bastırmaya zorlanıyor, kadında doğal karşılanıyor.
    Eh demek ki duygularını işinden ayrı tutmak çaba sarf edince yapılabilir bir şey ve cinsiyetle alakası yok. Kadınlar yönetmeyi beceremiyor ön yargısı yüzünden 1000 tane erkekten iyi yönetici olacak kadınları saf dışı bıraktığımız sürece cinsiyet eşitsizliğine çok sağlam bir katkıda bulunuruz, nicelerinin önü sırf kadın olduğu için kesilmiş olur.
    Biyolojik fark elbette var. Östrojen hormonu kadını daha duygusal yapar. Erkekte bu hormon çok düşük seviyede olduğundan o kadar etkilemez ama kadında bu hormonun fazla miktarda olması duygusallığı daha çok önplana koyar. Hormonal yapı tüm kararlarda en önemli etkendir.

    Hiçbir kadın iyi yönetici olmaz gibi bir tavrım yok ancak genelde kadınlar zaaflarını ve hislerini kapatamıyorlar düşüncesindeyim. Ben yaşadıklarımdan yola çıkıyorum ayrıca. Doğrusu erkek hoca yönetimindeki çalışmalarım kadın hoca yönetimindeki çalışmalarımdan daha iyi ilerledi. Kadınların siniri özellikle alt kademelere fazlasıyla yansıyor. Yanlış anlaşılmasın ben de bayanım ve kadın karşıtı biri de değilim. Ancak gerçekleri gözardı etmek olmaz. Çok fazla hocayla (ders hocası/bölüm başkanı/dekan/rektör vs.) çalıştım ama genel izlenimim özellikle yönetim işinde erkeklerin daha başarılı olduğu.

    Nienor'a katılıyorum pozitif ayrımcılığa da gerek yok. Kim hakediyorsa o alsın kadroyu böylece işler daha sağlıklı yürür.

    Alıntı Podof Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Bende tam ondan bahsediyorum. Gerçekten hak edenin hak ettiği yere gelebildiği bir yerde pozitif ayrımcılığa da gerek kalmaz. Ayrımcılık yapmadan hak edeni alsınlar yeter. Ama %5 kadın üst düzey yetkili demek çok büyük ihtimalle birileri sırf kadın oldukları için hak ettikleri yere gelemiyor demek. Özel sektörde verecekleri 4 ay doğum izni yüzünden kadın çalıştırmak istemediğimi açık açık söyleyen işverenler var. Sen 4 ay izin vermeyeceksin diye bir cinsiyeti iş gücünün dışına itiyorsun. Benim söylemek istediğim böyle ince hesapların varlığı biliniyor işte bu yüzden hak eden kadın hak ettiği pozisyona kolay kolay gelemiyor.
    Dediğiniz çok doğru. Bu durum çok rahatsız edici. Kadın diye ilerletmemek, işe almamak da çok aşağılayıcı. Özel sektör zaten insangücüne değer vermeyip sonuca bakan bir sektör. Ayrımcılık ve aşağılama sıkça görülüyor maalesef. Ancak üzerinde konuştuğumuz konu akademi olduğu için ben gördüğüm farklılıkları belirttim.
    Son düzenleyen Gamze, 06-05-2013 saat 21:00.
    Niënor bunu beğendi.

  6. #16
    Ordinaryüs Profesör Doktor
    Üyelik Tarihi
    05-2011
    Nerden
    Ankara, Turkey, Turkey
    Mesaj
    6.376
    Arkadaşlar kesinlikle cinsiyet ayrımı yapmadım ama deneyimleri paylaşayım.
    1) Neden daha fazla bayan akademisyen var? Bence bayanların mezun olduktan sonra daha sabırlı olmaları ve toplumsal cinsiyet rolleri gereği evine ya da ''Baba Evine'' hemen para getirmek zorunda olmaması. Bence bayan mezunların yalnızca %10'u HEMEN işe girmek zorunda.

    2) Neden bayan akademisyenler için iyi idareci değil ve kişisel ihtirasları doğrultusunda kararlar verdiği kanısı hakim? Ben yine deneyimlerinden yola çıkarak yazıyorum: Bayanlar daha ihtiraslı ve en küçük olaya en büyük tepkiyi vermede ustalar. Bu tarz davranan bay yönetici-hoca yok mu? Yine bence bayanlara nazaran erkeklerin sadece %10'u bu tutumda. Ayrıca bayanlar detaycı ve daha kuralcı. Sadece trafiğe bakarak bile bu yorumumun doğruluğunu anlayabiliriz

    Ama bayan akademisyenlerin olması her ortamda olduğu gibi akademik camiada da bir yumuşama ve pozitif hava katıyor. Onlarsız hayatta hiçbir şeyin güzel olmayacağı kanısındayım. Ama yöneticilik konusunda BENCE biraz zayıflar
    Son düzenleyen aDNA, 06-05-2013 saat 21:38.
    Niënor bunu beğendi.

  7. #17
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    04-2012
    Mesaj
    40
    Yüzde 47,5 rakamı, nazarımca iyi bir oran. Kadınlarımızın, günümüz dünyasında ''ev hanımı'' rolünü oynamaktan çıkıp ilim ve bilim'de faaliyet göstermeleri toplumumuz açısından bir hayli önemli. Umarım daha da artar bu oran.
    ''İlla edep illa edep''

  8. #18
    Niënor
    Misafir
    Ya benim bir hocam bayan, çok memnunum ondan, çok iyi biri. Hak ettiği yere de geldi. Yönetici olsa da güzel olur ama herkes yönetici olamıyor işte. Genellersek erkekler daha iyi hepsi bu.
    Bayanlar zaten yarı yarıya akademik sektörde daha ne olsun. Gerçekten büyük özveri. Aileniz, çocuğunuz olunca akademik hayat zorlaşıyor. Bu insanalr ya tek tarafı yani akademiyi tercih ediyor sadece ya da iki tarafla da ilgileniyor. Helal olsun onlara.

    Özel sektöre kayarsak eğer 4 ay evet kimse istemez. Adam iş yeri çalıştırıyor. 4 ay geçici işçi bulamaz, onun yükünü millete dağıtsa millet zorlanır. Onlar da haklı. Çift taraflı bakalım.
    Gamze bunu beğendi.

  9. #19
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    12-2012
    Mesaj
    385
    Açıkçası konuyu dağıtmak istemiyorum ama biraz hayal kırıklığına uğradım, şaşırdım. Elbette herkes yönetici olmaz ama kadın olmak bunun değişkenlerinden biri değildir. Bu toplumsal cinsiyet kalıbıdır, kadına karşı ön yargıdır. Düşünün aynı tepkiyi gösteren erkeğe "adam manyak çıktı" diyoruz kadına "kadın işte duygularının esiri olmuş normal" diyoruz. Davranış aynı değişen bizim buna karşı tepkimiz. Sizin karşılaştığınız örneklerin ise temsil yeterliliği olduğunu düşünmüyorum zira benim karşılaştığım örnekler de tam tersini söylüyor. Kadının duygularının mantığının önüne geçmesinin hiç bir bilimsel dayanağı yok. Östrojen de bunlardan biri değil. Biz insanız ilkel dürtülerimizle yaşamıyoruz. Testesteron nasıl erkekleri saldırgan canavarlara çevirmiyorsa kadınları da duygusal zavallılara çevirmiyor. Akıl mantık içgüdülerin hormonların önüne geçmeli sağlıklı insanda ki biz de sağlıklı insandan bahsediyoruz.

    Bunun yalnız bir ön yargı olduğunu ve bilimsel dayanağı olmadığını gösteren bir sürü makale kitap bulabilirsiniz. İlgilenenler için özellikle toplumsal cinsiyet biyolojik cinsiyet ayrımı cam tavan sendromu hakkında okuma yapmalarını öneririm. Ön yargılara dayanarak toplumsal gruplar arasında ayrımcılık yapılamaz. Sırf kadın olduğu için birinin terfisi ya da işe alınması engellenemez. Bunu haklı bulmayı da bunu yapmaktan aşağı görmüyorum. Hele doğum izni yüzünden iş gücü kaybına gelince bunun haklı bulunmasını kesinlikle aklım almıyor. Bunun özel sektörü devleti yok, iş gücü kaybı her yerde aynı. O halde sizler de bir yerde kadro istediğiniz zaman "kusura bakmayın siz doğum izni kullanıyorsunuz önce sizin eşdeğeriniz olan erkekleri alalım ondan sonra kalan yerlere sizi yerleştirelim" deseler gerçekten haklı bulup itiraz etmeyecek misiniz? Ki ben çocuk sahibi olmayı düşünmüyorum bile. Buna rağmen iş başvurularında "çocuk sahibi olmayı düşünüyor musunuz" diye sorulduğunu öğrenince çıldırıyorum, bana hiç bir şey kaybettirmeyecek olmasına rağmen. Konu iki taraf açısından bakmaksa bağışıklık sistemi zayıf, sıklıkla grip olan insanların işten atılması da meşru olsun o zaman. Her sene her sene proje ortasında olduk olmadık zamanda hasta olmasın insanlar iş gücü kaybı. Maksat kapitalist sistem işlesin insanın, insansı olanın ne önemi var ki paranın yanında. Ben hiç hasta olmuyorum bana iyi bana güzel.

    Demem o ki kadınları yöneticilik yeteneklerini sırf kadın olmaları dolayısı ile zayıf bulmak ayrımcılıktır çünkü bilimsel bilgiye değil ön yargıya dayanır. Kadın olmak da ayrımcılığa engel değil ne yazık ki.
    kaamos bunu beğendi.

  10. #20
    Lisansüstü
    Üyelik Tarihi
    02-2012
    Mesaj
    49
    eş durumundan .zira bizde maşallah hep aynı soyisim . tüm ailesi aynı üniversitede olan var . gerisinden bahsetmek dahi istemiyorum .





Sayfa 2 - Toplam 2 İlkİlk 12

Benzer Konular

  1. Polis Akademisi Başkanlığı GBE 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılı Güz Yarıyılı Yüksek Lisans ve Doktora İlanı
    Süresi Dolmuş Yüksek Lisans ve Doktora İlanları forum içinde, yazan nonova
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 13-08-2012, 18:00
  2. birinci yuksek lisansla ilisik kesme ve ikinci yuksek lisans
    Yüksek Lisans Eğitimi forum içinde, yazan superbadger
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 10-04-2012, 19:44
  3. MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ Özel Güvenlik ve Koruma Prog.- Polis akademisi, Fakülte,Yüksekokul mezunu olmak
    Süresi Dolmuş Akademik Personel İlanları forum içinde, yazan nonova
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 01-01-2012, 11:08
  4. Polis Akademisi Araştırma Görevlisi Alımı Mülakata Hak Kazananlar Listesi
    Akademik Personel Atama Kriterleri ve Yönetmelikleri forum içinde, yazan gülinmerve
    Cevap: 4
    Son Mesaj: 03-10-2011, 20:39
  5. Peyzaj Mimarlığı mezunu olmak ve Birinci derece kadroya atanacak niteliklere sahip olmak
    Süresi Dolmuş Akademik Personel İlanları forum içinde, yazan nonova
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 05-01-2011, 21:53

Bu Konu için Etiketler

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz yok
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git