reklam

Sayfa 3 - Toplam 4 İlkİlk 1234 SonSon
Bulunan 31 den 45 - Toplam 48

#BaskaMuratlarOlmesin Araş. Gör. ne Yapılan Haksızlığa SON Diyoruz!

Mobbing ve Çözümleri Forumunda #BaskaMuratlarOlmesin Araş. Gör. ne Yapılan Haksızlığa SON Diyoruz! Konusunu İncelemektesiniz

Ne ilginç ya, ne ayıp....


  1. #31
    Niënor
    Misafir
    Ne ilginç ya, ne ayıp.

  2. #32
    Ordinaryüs Profesör Doktor
    Üyelik Tarihi
    05-2011
    Nerden
    Ankara, Turkey, Turkey
    Mesaj
    6.376
    Alıntı kaamos Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    az önce akdeniz hukuk'tan bi asistan arkadaşının twitter'dan verdiği bilgiyi paylaşmak isterim;

    "Sevgili meslektasimiz bugun topraga verildi. Akdeniz Universitesi Hukuk Fakultesinden hicbir hoca cenazeye katilmadi. Yalnizca asistan arkadaslarimiz kendi imkanlariyla Ankara'ya gittiler ve cenazeye katildilar. Hukuk fakultesinin internet sitesinden bir taziye mesaji yayinlanmadi. Murat'tan geriye dort sayfalik bir mektup kaldi. Adli vaka oldugu icin polis mektuba el koydu. Fakulte yonetimi boyle bir olay yasanmamis gibi davraniyor !?!?!?!"
    4 sayfalik mektuptan mobbing cikma ihtimali var. Hayirlisi...

  3. #33
    Asistan
    Üyelik Tarihi
    11-2012
    Mesaj
    126
    Umarım bu 35. madde zulmü bir an önce biter. Bu intihar buna mı dayanıyor kesin bilemiyorum ama geçmişte de bu sebeple intiharlar oldu ve devam ettiği sürece gelecekte de olacaktır. Aslında bu tür olguların bu şekilde yüksek kefalete bağlanmaması lazım. İnsanlar işe mecbur oldukları için giriyorlar. Sonra meslekleri ile çeşitli aksilikler yüzünden baş edemeyince kapana kısılmış gibi oluyorlar. Sayıca da çok fazla olmadığımız için sesimizi ve derdimizi duyuramıyoruz. bizim işimiz standart bir iş değil ki. Yüksek seviye de kafa yorma ve araştırma yapma istiyor. Üstelik te hoca uyumsuzluğu olursa bazen sen istesen de olmuyor. Bildiğim kadarıyla bir de askeriyede var böyle yüksek meblağlı zorunlu hizmet. Mutlaka askeriyede de yaşanıyordur benzer problemler. Kesinlikle başka yollar bulunmalı. Kimseyi zorla çalıştırmamalı. Aslında en güzeli maaşın yanında bir miktar burs vereceksin sonra sadece o bursu isteyeceksin. İstediğin rakam da 20 ya da 30 milyarı geçemeyecek. Ayrıca doğudaki maaşları daha cazip hale getireceksin. Sorun büyük ölçüde çözülmüş olur.
    aDNA, burcuyusuf ve kaamos bunu beğendiler.

  4. #34
    sweetcurse
    Misafir
    Öğrencilerinden Pakize Devrim Çetin ‏@pakizedevrim twitterda şöyle yazmış: "biz murat hocayı 160 kişilik bir sınıfta tek tek sıralarımızı dolaşıp imza alırken tanıdık... sanki bu onun işiymiş gibi..."
    Yazık ya...

  5. #35
    Ordinaryüs Profesör Doktor
    Üyelik Tarihi
    05-2011
    Nerden
    Ankara, Turkey, Turkey
    Mesaj
    6.376
    Alıntı sweetcurse Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Öğrencilerinden biri twitterda şöyle yazmış: "biz murat hocayı 160 kişilik bir sınıfta tek tek sıralarımızı dolaşıp imza alırken tanıdık... sanki bu onun işiymiş gibi..."
    Yazık ya...
    YÖK Görev Tanımı yapmazsa angarya işleri yaparız. Sonrada o angaryasını yaptıklarımız bizden sıkılır ya da beğenmezse böcek misali ezmeye kalkarlar. Mobbinge maruz kalınca şikayet etsek sen haksızsın sen zayıf halkasın derler. Bunu YÖK e taşırsın, YÖK: yapacak bir şey yok der. Sonra ya intihar ya da YALAKALIK, sınırsız BİAT ve en sonunda ONURSUZ bir gelecek!...
    Son düzenleyen aDNA, 20-04-2013 saat 12:53.

  6. #36
    Yardımcı Editör
    Üyelik Tarihi
    08-2012
    Mesaj
    647
    ben şimdi yabancı gazetelere twitter'dan durumu anlatmaya çalışacağım. ne yazık ki 140 karaktere takılıyoruz. kullanıldığından, kontrol edildiğinden emin olduğunuz facebook hesapları ya da mail adresi var mı? ingilizce, ispanyolca ve almanca anlatabilirim, başka dillerde ifade edebilecek arkadaşlar da yardımcı olabilirler.

    der spiegel, die welt, die zeit, junge welt ve alman yeşiller aklıma geldi. başka nerelere yazalım?
    aDNA bunu beğendi.

  7. #37
    Ordinaryüs Profesör Doktor
    Üyelik Tarihi
    05-2011
    Nerden
    Ankara, Turkey, Turkey
    Mesaj
    6.376
    Ben de az önce Mobbingehayır, tümüniversiteler vb mail gruplarına bu konu başlığını attım. Farkındalık yaratılmalı. Bu arkadaşımızın ölüm sebebi ortaya çıkınca bu durumda VARSA kusurlu olanlar MUTLAKA cezalandırılmalı. Eğer buı olayda Mobbing varsa ve kapatılırsa bu ne ilk ne de son üzücü haber olacak. Üniversiteler ve diğer devlet kurumları KİSENİN değil Vatanın, vatandaşın. Bazı insanların sahiplenmenin ötesinde BEN Herşeyi Yaparım ben.....ım diyebilmesi vahim olan. Varsa mail gruplarına üyeliğiniz en azından bu konu başlığının linkini yollayın. Akademisyenlerin tepkisi çok değerli. Çünkü Hocaların tepkisiyle böyle üzücü olayların önüne geçilebilir.Başka Muratlar Ölmesin!
    Son düzenleyen aDNA, 20-04-2013 saat 13:04.
    kaamos bunu beğendi.

  8. 20-04-2013, 13:05

    Yardımcı Editör


  9. #38
    Yardımcı Editör
    Üyelik Tarihi
    08-2012
    Mesaj
    647
    murat elbay'ın danışmanının facebook'taki günah çıkarma çabasından sonra haberin altına tam tersi yorum yazılıyordu, anımsıyorsunuz. aynı linkte tartışma devam ediyor. hayrettin ökçesiz cevaben bi şeyler yazmış. linki vereyim, n'olur n'olmaz buraya da alıntılayayım yazılanları;

    Murat Elbay’ı İntihara İten Sebepler | Gazete Selçuk

    "hayrettin ökçesiz
    19 Nisan 2013 - 20:31
    Kürsü arkadaşlarıma ve bana yöneltilen kimi suçlamaları büyük bir üzüntüyle okudum.
    Rumuz kullanan kişilerin önce isimlerini yazabilecek kadar medeni cesaret sahibi olmalarını beklerdim. Öğrencim olmuş iseler derslerimde ilk önce, bunun ne denli önemli ve erdemli bir duruş olduğunu öğrenmiş olmaları gerekirdi.
    Kendileri hakkında, dinci bir grubun fırsatı ganimet bilen bir saldırıya giriştikleri izlenimini edindim.
    Bu konuyu kullanarak, yaralamaya çalışmak doğrusu çok aşağılık bir yaklaşımdır. Mert ve saygılı olmalarını beklerdim. Kardeşimiz Murat Bey hakkında bize istinaden söylediklerinden ve satır aralarına sıkıştırdıkları tehdit ve aşağılamalardan dolayı büyük üzüntü ve öfke duydum.
    Murat Bey çok sevdiğimiz, saygı duyduğumuz ve her zaman kendisine yardıma hazır bulunduğumuz bir kardeşimizdi. Derste idari işlemler gereği yaptığımız yoklamalar, çalışma grubu odalarının gereksinimlerinin karşılanması, grup öğrencileriyle birebir ilişki ve telefon görüşmeleri benim de bizzat ve fiilen, ve öteki araştırma görevlisi arkadaşlarla hep birlikte yaptığım işlerdi. Kolokyum programının hazırlanmasında ben daha fazla çalışmış bulunuyorum. Kaldı ki, Murat’tan 1,5 aydan beri bir şey yapmasını istemiş değilim. Ben ne anabilim dalı başkanı, ne bölüm başkanıyım. Derslerim de Aralık Ayı sonu itibariyle sona ermiştir. Derslerim ve kişiliğim hakkında söz sarf edenlerin namusu ve şerefiyle adını, sanını söyleyerek ortaya çıkmalarını, söyleyeceklerini, ne denli ağır olursa olsun, açıkça söylemelerini istiyorum. Gazete isimlerinin, takma isimlerin arkasına gizlenerek şerefsizlik etmelerini, hele bunlar benim öğrencim olmuş iseler, asla hoşgörmüyorum.
    Çıkın ortaya, söyleyin ve kanıtlayın. Yapamıyorsanız, şerefsizlik de etmeyin. Bu da size gecikmiş bir dersim olsun, üç kişi olduğunuz için özel bir ders olarak görünüz bunu!
    Benim Sevgili Murat hakkında yazdıklarım, yalnızca kendisinin değil, bu yolda her birimizin çektikleri çileleri dile getirmektedir. düzen eleştirisidir. Daha iyisinin yapılabilmesi için Siz genç kardeşlerimizi cesaretlendirmek içindir. Bir de duygularımı sizlerle paylaşmak içindi. Hiç hak etmediğinizi görmek, beni bir daha üzdü.
    Sevgili Murat yazdıklarınızı okusaydı, ne denli haksızlık ettiğinizi Size o, daha büyük bir öfkeyle söylerdi.
    Sizden özür dilemenizi bekliyorum. Yine de sevgilerimle,"

    "halim
    20 Nisan 2013 - 01:27
    Sevgili Hayrettin Hocam;
    Cevap hakkınızı kullanmak adına yazdığınız yorum tam bir hayal kırıklığı. Öfke kusup , hakaretler yağdırmanız yetmezmiş gibi bir de yorumları yapanların kimliklerini teşhir etmesini istemişsiniz. Çok merak ediyorum ister asistan olsun, ister öğrenciniz olsun kimliklerini ifşa eden bu arkadaşlara ne yapardınız. Ayrıca arkadaşların bahsettiği olayların büyük bir kısmını da yalanlamamışsınız, sadece naif ifadelerle masum göstermeye çalışmış üstüne biraz da “ben daha çok yoruldum” sosu eklemişsiniz. Ben şahsen Murat kardeşimizin senetler ya da düşük maaş sebeplerinden ötürü intihar ettiğine inanmıyorum. Kardeşimiz bıraktığı notunda “iş yerinde mutlu değilim” yazmış. Bunun ne manaya geldiğini siz bizden daha iyi bilirsiniz. Bir insanın soluk aldığı son anında kurduğu son cümle buysa bence Akdeniz Hukukun tüm hoca kadrosu oturup biraz vicdanlarını sorgulasın. Belki bu esnada fakültenin kamuoyunda neden bilimsel çalışmalarla değil de mobbing, soruşturma vs gibi sevimsiz konularla gündeme geldiği de açıklığa kavuşur.
    (Olumlu bir örnek olarak ; bkz: Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi)"

    "Hayrettin Hocaya cevabım
    19 Nisan 2013 - 21:45
    Hocam öncelikle Ben ÇOK DOĞRU başlıklı yorumu yazan kişiyim. Yorumlarınızda alenen hakaret etmeniz de beni çok üzdü. Bu hakaret üslubu karşısında ismimi yazmayacağım ama madem istiyorsunuz fakülteye geldiğim anda mutlaka yanınıza gelip niye böyle düşündüğümü anlatacağım. Murat Hoca ile sizin veya fakültedeki diğer hocaların ilişkisini bilemem zaten onun hakkında yorum yazmadım ama iki araştırma görevlisinin işine son verilirken müdahele etmemeniz size güvenimi sarstı. Ama merak etmeyin sayın Hocam karşılıklı tartışalım neden böyle düşündüğümü anlatayım. Ama şunu diyeyim ki hakikaten hakaretleriniz yenilir yutulur cinsten değil hocam bizden özür bekliyorsunuz bir de benim açımdan bakın olaya yorum yapmanın karşılığı hakaret olmamalı. Saygılarımla…"

    "misafir
    19 Nisan 2013 - 22:03
    Aslında neresinden başlasam, nasıl başlasam bilemiyorum. İşinde çok başarılı olan ama kendisini başarısız addeden bir adamın hikayesidir bu. İntihar nedenini bilemeyiz elbet. Belki de yaptığı bir akademisyen için çok ağır olan onlarca angarya işlere rağmen takdir edilmediği için.. Sessizdi, sakindi, efendiydi, doğru. Belki bu meslek efendi bir adamdan, kişiliksiz, çirkef bir adam yaratmaya çalıştığı, Murat’ın ise asla öyle bir adam olmayacağını düşündüğü için… Başta belirttiğim gibi bilemeyiz.
    Hiçbir yağmur damlası kendisini selden sorumlu tutmaz. Bir akademisyene cinnet geçirtecek olaylar bütününün bir parçası olup da suçu sisteme atmak işin en kolayı.
    Murat iyi bir akademisyendi. Meraklıydı. Bilgiye açtı. Ama öyle bir üniversite düşünün ki, bilgiye aç olan akademisyenine leziz sofralar hiç sunmasın. Bir üniversite düşünün… Akademisyenini memur yapan, onlardan sabah akşam giriş çıkış saatlerinde imza isteyen bir üniversite. İlerde üniversite hocası olacak genç bilim insanlarının; öğrencilerin, memurların gözü önünde dahi hakir görüldüğü…Bir asistanın bir afiş için günlerinin harcandığı… Gösterişin bilimden çok daha önemli olduğu… Yüksek egoların en ufak meselede dahi kavgaya tutuştuğu ve bu kavgadan en çok genç dimağların zarar gördüğü… Bilim insanının kendine has deliliğini geçtim, akıllı olmasına dahi izin verilmeyip, onlardan bir robot yapılmaya çalışıldığı…İşbilmezliğin hoca ciddiyeti, yüksek egoların akademik teamül, zaten yapılması gereken işlerin bir lütuf olarak yutturulduğu bir üniversite… Herkesin yüksek perdeden etik nutukları atıp, insan olmanın gerektirdiği asgari etik kurallarının dahi hiçe sayıldığı bir üniversite…
    Murat işte böyle bir üniversitede asistandı. Belki bunları düşünüp kıydı canına. Şimdi bu cenaze, bu yas hepimizin. Sorumlular mı? Tabii ki “sistem”!"

    "hayrettin hocayı kınayan adam
    20 Nisan 2013 - 02:09
    ‘ Utanmaktan, kahrolmaya yer yok içimde, Sevgili Murat ‘ İlk yazının bu son cümlesi hocanın bilinç altının bir yansıması belki de ! Fakat benim yargım dışında, niyet okumanın okuyucuya haiz olduğu bir yazıda , her ne sebeple olursa olsun ‘utanmak’ kelimesini kullanabilmek ne denli onurlu bir insan davranışı gibi görünsede , ikinci yazıda aynı zihnin ne denli onursuzlaşabileceği kimin aklına gelirdi ki! Yüzeysel ve sanal duyguların ifadelerine rastladığım ilk yazıda çarpık bir kişiliğin o korkunç yüzüne rastlamak ikinci yazıyla hiç te geç olmadı , şaşırtmadı.Ölümün sessiz durgunluğu ; egoları , bencilliği ve hırçınlığı silikleştirememiş bir kaleme aslında söz etmeye hiç lüzum yok.Umarım Murat ‘ın gittiği yer , içinde onu boğan herşeyden uzak ve huzurludur.."

    "üzüldüm
    20 Nisan 2013 - 08:33
    Sayın Hayrettin Hocam, yorumun başlığına üzüldüm yazdım çünkü hakikaten sizin gibi değerli bir hocanın bu tarz hakaretler içerisine girmesi beni üzdü. Keşke hakaret edeceğinize arkadaşları çaya davet edip karşılıklı konuşmak isteseydiniz. Kaldı ki aleyhinize olan yorumların tamamını kapsayacak hakaretler yazmışsınız. Oysa sadece yorum yapan arkadaşlara haksızlık olmuş sanırım. Sizi sevenleri bu tarz hakaret dolu mesajlarla üzmeyin lütfen Saygılarımla Hocam."

  10. #39
    Yardımcı Editör
    Üyelik Tarihi
    08-2012
    Mesaj
    647
    "hayrettin ökçesiz
    20 Nisan 2013 - 13:45
    Sevgili Gizli Suçlayıcılar,
    Kendi adınızı yazmaksızın, bir başkasının adını sanını yazarak ona hakaret, tehdit, suç isnatları yağdırmak acaba nasıl bir onur, şeref, namus anlayışıdır, söyler misiniz, lütfen?
    Adlarınızı yazsaydınız, elbette sizi çaya da davet eder, üzüntünüzü, öfkenizi paylaşır, sizi anlamaya çalışırdım. Siz de gerçekleri belki daha iyi ve görünmeyen yüzlerinden daha ayrıntılı öğrenmek olanağına kavuşurdunuz.
    Ön yargınız, aceleciliğiniz, gerçek sevmeyiciliğiniz, öfkeniz size emek vermiş bir hocanıza yargısız infaz yapmak cüretini verdi. Hele bir de kim olduğunuzu kimse bilemeyecekse, bu size haz da verdi, kim bilir?
    Oysa sorumlu olabilmek, önce kendi adıyla, sanıyla, hiç bir şeyden ve hiçbir kimseden korkmaksızın dimdik açık yüzle, açık alınla gerçek olduğunu düşündüğünüz şeyleri söyleyebilmeyi gerektirir. Bunun için, bir önemli koşul daha vardır. Her şeyden önce, yöntemli kuşkulanmayı başarabilmenizdir. Bunun kaynağı hakikatsever, adaletsever, insan sever olmanızdır. Ama siz öfkenizi, önyargılarınızı, düşmanlığınızı seviyorsanız, bu kapıdan hiç geçemezsiniz.
    Adınızı yazmadığınız sürece, size saygı duyabilmem olanaksızdır.
    Benden korkmayın. Size verebileceğim bir zarar yoktur. Zarar vermeyi istemek gibi bir düşmüşlüğü de kendime asla yakıştıramam. Hiç kimseden korkmayın. Bu korkunuza karşı sizin yanınızda olacağım.
    Ama kimseye böylesine, ucuz yol ve yöntemlerle zarar vermeyi asla arzulamayın. Böyle bir arzuyu zaptedemiyorsanız, lütfen yüzünüzü açın.
    Hakkımda yazdıklarınızın büyük bir haksızlık olduğunu bir kez daha söylüyorum. Kamuoyuna yüzünüzü açarak söylemediğiniz sürece, tüm haksever okurlar tüm sözlerinizi böyle bir bir onursuzluk, korkaklık, yalancılık sayarak itibar etmeyecektir.
    Seçim sizin. Ya yüzünüzü açarak çayımı içmeye gelirsiniz, ya da onursuzluk yolunda yürümeyi sürdürürsünüz.
    Sevgilerimle,
    Hayrettin Ökçesiz"


    "hayrettin ökçesiz
    20 Nisan 2013 - 15:37
    Size bir başka hocanızın yanıtı: “özgürlük kullanımı kisvesi altında” maske takarak şeref ve haysiyete müdahale etmeye kalkışmak son dönemde sosyal medya ve internette çok yaygın bir “belden aşağı oynama” kuralı oldu. “Biz otoriteleri eleştiriyoruz” diye kamuya bir siyasetçi gibi mâl olmamış öğretim üyeleri de zaman zaman bu müdahalelerle karşılaşıyor. Oysa elimizde kimliğimizi gizleyerek herhangi bir “öğrenci” ye karşı -tabirimi bağışlayınız- atıp tutma özgürlüğümüz bulunmuyor. Platformlar eşit olmadığı ve bir taraf maske taktığı için karşılık verebilme özgürlüğü dahi elinizden alınmış. Yerinizde olsa idim sizin kadar anlayışlı olmaz, bu yorumların silinmesi için gerekli tedbirlerin alınması amacıyla site yöneticisine başvururdum. Gerekeni yapmayan site yöneticine karşı uygulanacak tedbirleri benden iyi bilirsiniz. Özgürlük, bir tutsaklıktan kurtulmayı ancak kurtulduktan sonra meşru olarak ne yapılacağına ilişkin olarak da bir plan ve projeyi gerektirir. Yine tabirimi bağışlayınız, ipini koparmak, özgürlüğün bir yönü ancak çok eksik kalan bir yönüdür. İpini koparanların, “özgür” olduktan sonra yaptıkları, yakıp yıkmak olacaksa bu sanırım artık özgürlükler alanından çıkıyor ve tacize giriyor. Saygılarımla.”

    "Serkan Büyükçağlar
    20 Nisan 2013 - 16:31
    Sevgili ve saygılı Hayrettin Bey,
    Sizin öğrenciniz de değilim, şahsen de tanımıyorum. (bu yorumlarınız üstüne de Allah’tan tanımıyorum diyeceğim, din’ci diyeceksiniz diye bir ürperti duymuyor değilim). Anladığım kadarıyla ifade özgürlüğünün sınırlarını siz, anonimlikle sınırlandırıyorsunuz, bu yüzden de kendi apaçık kimliğinizle öğrencilerinize veyahut meslektaşlarınıza “şerefsizlik etme” şeklinde hakaretamiz sözcükler söylemekte beis görmüyorsunuz. Daha da kötüsü, sizin aracılığınızla bir anonim hocamız da bize “anonimliği kullanarak şeref ve haysiyet müdahale edilmesinin, ipini koparmak” olduğunu öğütlüyor. Yine anonim hocamızın tersine Allah’tan ipimi kopardım. Anonimlik, sizin dediğiniz aksine ifade özgürlüğünün içindedir, çünkü anonimlik İnternet’in hiyerarşik olmayan yapısı sayesinde, gerçek kimliklerden arınarak bize tartışma alanı sunar. Bu da İnternet’in sayesindedir. Eğer, anonim olarak yazılan bir yazının hakaret içerdiğini düşünüyorsanız, sevgili anonim hocamızın da belirttiği gibi, site yöneticisine uyar-kaldır ile hakaret içeren sözcükleri kaldırtabilirsiniz. Ama bunun için gözdağı vermeye, benden korkmayın demek hiç gerek yoktur.
    Çok açık söyleyeyim sizin ilk yazınız bana direkt, Melih Gökçek Sendromu dedirtti. Kendisinin twitter hesabına bakarsınız, kim kendisini eleştirmiş veya hakaretamiz sözcükler kullanmışsa “ erkeksen çık ortaya” demek suretiyle cevap vermekte hatta yetinmeyip o kişilerin kimliklerini bir güzel ifşa etmektedir. Tabii ki, sizi Melih Gökçek’le kıyaslamak istemiyordum ki, bu son yazdığınız üç yorum gerçekten, “Hukukçu” sıfatı konusunda büyük bir düş kırıklığına neden oldu. Dediğim gibi, asistanlarınızla olan ilişkilerinizi ve sizin nasıl bir insan olduğunuza dair en ufak bir bilgim bulunmamakta. Ama gerçekten kendi apaçık kimliğinizle yazdığınızı hakaret olarak görmeyip de, anonim olarak yazılanları hakaret olarak yorumlayıp kaldırılması gerektiğini ifade ediyorsunuz ya, bu dünya gerçekten çok enteresan, sevgili Hayrettin Bey.
    Son olarak tekrarlayayım, İnternet, hiyerarşik düzlemden uzak olduğu için, oradaki kişiler kendi kimliklerinden arınarak, gerçek düşüncesini yazabilirler. Bu hakaret içeriyorsa, bu yorumlarınız karşısında çok desteklediğinizi düşündüğüm 5651 sayılı kanun var. Adnan Oktar’ın bayıldığını düşündüğüm bu kanun sayesinde, Richard Dawkins’in sitesi bile kapalı kaldığını düşünürsek, yine sizin de iyi bildiğiniz gibi (Anonim Hocamız sağolsun) kullanabilirsiniz. Ama gerçekten sevgili Hayrettin bey, size ifade özgürlüğünün ne olduğuna ilişkin açıklamalarda bulunma hadsizliğine düşmeden, şunu belirtmek istiyorum, anonimlik, sizin ve anonim hocamızın düşündüğü gibi ipini koparmak değildir. Anonimlik tam da aslında özgürlük kullanımıdır. Şunu da belirteyim, bir tacizden bahsedeceksek, bu olsa olsa kişilere, düşüncelerini tartışmayıp “erkeksen kimliğini açıkla” demektir. Belki de, sevgili Hayrettin bey, siz de sadece Hayrettin Ökçesiz lakabından ibaretsinizdir ve bütün bunlar boşunadır. Size ve anonim hocamıza sevgi ve saygılarımla…"
    Son düzenleyen kaamos, 20-04-2013 saat 20:58.

  11. #40
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    09-2011
    Mesaj
    98
    arkadaşlar o onu dedi bu bunu dedi tartışmasını aşmalıyız.
    özlük hakları birinci mücadele alanımız olmalı. somut talebimiz bu olmalı.
    aDNA ve -scholar- bunu beğendiler.

  12. #41
    Ordinaryüs Profesör Doktor
    Üyelik Tarihi
    05-2011
    Nerden
    Ankara, Turkey, Turkey
    Mesaj
    6.376
    Somut talebimiz: Şartların tamamında revize!
    burcuyusuf ve -scholar- bunu beğendiler.

  13. #42
    Lisansüstü
    Üyelik Tarihi
    04-2013
    Mesaj
    6
    Sayın arkadaşlar,
    Ben Murat’ın çok yakın bir arkadaşıyım aynı tastan su içme şerefine erişmiş bir ceza hukuku asistanıyım. Yasımızı tuttuk bitti… Ben şahidim yorumlarınızın hepsi doğru ve haklı, Hoca’nın tepkisi de haklılığınızı ispat ediyor zaten. Hoca bilir; Türkiye’de hakimler var… Şimdi lütfen itidalli olalım, aşağıda vereceğim mail adresine Murat’ın çektikleriyle ilgili bir şeyler bilenler lütfen mail atsınlar. Ben elimden gelen her şeyi yapacağım ve Hoca’nın yargı önünde bu söylediklerini tekrar etmesi için ona fırsat vermiş olacağız. Sayın hocam inşallah haklısınızdır ve Murat’ın ölümünden öncelikli sorumlu siz değilsinizdir. Eğer haklı değilseniz, biliniz ki biz taş kovuğundan çıkmadık… Arkadaşlar lütfen eğer adalete hakkaniyete halen inancınız varsa şahsımı mücadelemde yalnız bırakmayınız. Biz hukukçuyuz, üzerimizde emeği olan saygıdeğer hocalarımızın namlarını yüceltme vakti geldi. Hukukun adaletin hakkını vermeye geldik buraya. Murat geri gelmeyecek ama yeni bir murat da ölmeyecek artık. Lütfen yardımcı olun ben şahsen sahip olduğum her şeyi gözden çıkardım, vazgeçtim siz de bana yardımcı olun… Bu yazıyı okuyan arkadaşlar daha geniş mecralarda bu mücadeleyi duyursunlar… Sözlüklere, sosyal paylaşım sitelerine lütfen bu yazı ulaşsın. E-mail adresi… muraticin@hotmail.com
    aDNA ve Mr December bunu beğendiler.

  14. #43
    Ordinaryüs Profesör Doktor
    Üyelik Tarihi
    05-2011
    Nerden
    Ankara, Turkey, Turkey
    Mesaj
    6.376
    Alıntı muraticin Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Sayın arkadaşlar,
    Ben Murat’ın çok yakın bir arkadaşıyım aynı tastan su içme şerefine erişmiş bir ceza hukuku asistanıyım. Yasımızı tuttuk bitti… Ben şahidim yorumlarınızın hepsi doğru ve haklı, Hoca’nın tepkisi de haklılığınızı ispat ediyor zaten. Hoca bilir; Türkiye’de hakimler var… Şimdi lütfen itidalli olalım, aşağıda vereceğim mail adresine Murat’ın çektikleriyle ilgili bir şeyler bilenler lütfen mail atsınlar. Ben elimden gelen her şeyi yapacağım ve Hoca’nın yargı önünde bu söylediklerini tekrar etmesi için ona fırsat vermiş olacağız. Sayın hocam inşallah haklısınızdır ve Murat’ın ölümünden öncelikli sorumlu siz değilsinizdir. Eğer haklı değilseniz, biliniz ki biz taş kovuğundan çıkmadık… Arkadaşlar lütfen eğer adalete hakkaniyete halen inancınız varsa şahsımı mücadelemde yalnız bırakmayınız. Biz hukukçuyuz, üzerimizde emeği olan saygıdeğer hocalarımızın namlarını yüceltme vakti geldi. Hukukun adaletin hakkını vermeye geldik buraya. Murat geri gelmeyecek ama yeni bir murat da ölmeyecek artık. Lütfen yardımcı olun ben şahsen sahip olduğum her şeyi gözden çıkardım, vazgeçtim siz de bana yardımcı olun… Bu yazıyı okuyan arkadaşlar daha geniş mecralarda bu mücadeleyi duyursunlar… Sözlüklere, sosyal paylaşım sitelerine lütfen bu yazı ulaşsın. E-mail adresi… muraticin@hotmail.com
    Biz Akademikpersonel.org ve Mobbingle mücadele derneği olarak her daim yanınızdayız. Elimizdeki bilgilerin tamamını basınla da paylaşalım. Cenazede babasının arkadaşımızın,kardeşimizin arkasından ağlamasını gördüğümde and ettim. Bu işin sorumlusu kimse cezasını çeksin. Başka Muratlar Ölmesin!
    kaamos bunu beğendi.

  15. #44
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    12-2012
    Mesaj
    385
    Özlük hakları, şartların revize edilmesi gibi konularda sonuna kadar arkanızdayım ve bu konularda atılması planlanan herhangi bir adım için elimden geleni yaparım.

    Ama bir endişem var bunu dile getirmek istiyorum. Konunun duygusal hassasiyetinin farkındayım bu yüzden kendimi rasyonel bakmaya zorlamak durumunda kaldım. Mantıklı bir şekilde tarttığımda ise bu mücadelenin vefat eden arkadaşımızın adı altında yürütülmesinde bazı sakıncalar görüyorum. Bunlardan bir tanesi Murat arkadaşımızın geride bıraktığı mektubu henüz görmemiş olmamız. O mektupta sayfalarca başka nedenlerin sıralanmış olması ve yalnızca "zaten işimi de sevmiyorum" gibi bir ibare bulunması ihtimali var. Medyanın bu kriteri başlığa taşımış olması bir iletişim fakültesi öğrencisi olarak benim için hiç anlamlı değil. Zira medyaya zırnık güvenmiyorum. Eğer arkadaşımızın intiharında mesleğinin etkisi vardır belki ama bu etki gerçekten çok çok ufaksa, başka büyük sebepler varsa kamu vicdanı ve yargı önünde önemli bir faktör olarak görülmeyebilir. Eğer intiharda mesleğinin etkisi çok az ise, açılması planlanan mobbing davası kaybedilirse, halk bunu ciddiye almazsa hakların iyileştirilmesi adına yürütülecek mücadele zarar görebilir. Bu yüzden kendi adıma ben Murat arkadaşımızın hakkını ayrı aramak, kanıtlanması halinde akademisyenlik adına yürütülecek davada emsal göstermek taraftarıyım.

    Sosyal medyadaki bilgi kirliliği de bu konudaki endişelerimi arttırıyor. Kimisi "Murat hocamı tanırdım ağır mobbing'e maruz kaldı" derken başka yerlederde "Murat hocamı tanırdım. Mobbing ile ilgili hiç bir sıkıntısını görmedim / duymadım. Senet yüzünden intihara sürüklenmiş olamaz zira maddi durumları çok iyiydi, istediği an seneti göze alıp istifa edebilirdi" tarzı yorumlar da okudum. Tüm bu bilgi kirliliği kafamı karıştırıyor ve Murat hocamızın intiharını öyp ve akademisyenlik ile ilgili sıkıntılarla ilişkilendirmemizin doğru olup olmadığını bilemiyorum.

    Dolayısı ile benim içime sinen öncelikle o mektubun okunması, bir dava açılacaksa bunun gidişatının görülmesi, eğer gerçekten bu intihara sebep olan durum mesleki ise Murat Hocamızın adı altında örgütlenmemiz. Zira emin olmadan Başka Muratlar ölmesin sloganını benimsersek ve intiharın nedenleri başka çıkarsa bizim de çabamız zarar görür. Yaşanan haksızlıklara dikkat çekmemiz için illa bir cana mal olması gerekmiyor. Dolayısı ile ben bu iki konuya ayrı ayrı yaklaşmak taraftarıyım.
    smilll bunu beğendi.

  16. #45
    Asistan
    Üyelik Tarihi
    11-2012
    Mesaj
    126
    Alıntı Podof Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Özlük hakları, şartların revize edilmesi gibi konularda sonuna kadar arkanızdayım ve bu konularda atılması planlanan herhangi bir adım için elimden geleni yaparım.

    Ama bir endişem var bunu dile getirmek istiyorum. Konunun duygusal hassasiyetinin farkındayım bu yüzden kendimi rasyonel bakmaya zorlamak durumunda kaldım. Mantıklı bir şekilde tarttığımda ise bu mücadelenin vefat eden arkadaşımızın adı altında yürütülmesinde bazı sakıncalar görüyorum. Bunlardan bir tanesi Murat arkadaşımızın geride bıraktığı mektubu henüz görmemiş olmamız. O mektupta sayfalarca başka nedenlerin sıralanmış olması ve yalnızca "zaten işimi de sevmiyorum" gibi bir ibare bulunması ihtimali var. Medyanın bu kriteri başlığa taşımış olması bir iletişim fakültesi öğrencisi olarak benim için hiç anlamlı değil. Zira medyaya zırnık güvenmiyorum. Eğer arkadaşımızın intiharında mesleğinin etkisi vardır belki ama bu etki gerçekten çok çok ufaksa, başka büyük sebepler varsa kamu vicdanı ve yargı önünde önemli bir faktör olarak görülmeyebilir. Eğer intiharda mesleğinin etkisi çok az ise, açılması planlanan mobbing davası kaybedilirse, halk bunu ciddiye almazsa hakların iyileştirilmesi adına yürütülecek mücadele zarar görebilir. Bu yüzden kendi adıma ben Murat arkadaşımızın hakkını ayrı aramak, kanıtlanması halinde akademisyenlik adına yürütülecek davada emsal göstermek taraftarıyım.

    Sosyal medyadaki bilgi kirliliği de bu konudaki endişelerimi arttırıyor. Kimisi "Murat hocamı tanırdım ağır mobbing'e maruz kaldı" derken başka yerlederde "Murat hocamı tanırdım. Mobbing ile ilgili hiç bir sıkıntısını görmedim / duymadım. Senet yüzünden intihara sürüklenmiş olamaz zira maddi durumları çok iyiydi, istediği an seneti göze alıp istifa edebilirdi" tarzı yorumlar da okudum. Tüm bu bilgi kirliliği kafamı karıştırıyor ve Murat hocamızın intiharını öyp ve akademisyenlik ile ilgili sıkıntılarla ilişkilendirmemizin doğru olup olmadığını bilemiyorum.

    Dolayısı ile benim içime sinen öncelikle o mektubun okunması, bir dava açılacaksa bunun gidişatının görülmesi, eğer gerçekten bu intihara sebep olan durum mesleki ise Murat Hocamızın adı altında örgütlenmemiz. Zira emin olmadan Başka Muratlar ölmesin sloganını benimsersek ve intiharın nedenleri başka çıkarsa bizim de çabamız zarar görür. Yaşanan haksızlıklara dikkat çekmemiz için illa bir cana mal olması gerekmiyor. Dolayısı ile ben bu iki konuya ayrı ayrı yaklaşmak taraftarıyım.
    Basında bilgi kirliliği olduğu muhakkak. Fakat basının bu olaydaki gibi bir bilgi kirliliği yaptığına bugüne kadar pek şahit olmadım. Şimdi olaya tam vakıf değilim ama elimizde iki bilgi var. Birincisi işini sevmemesi ile ilgili ikincisi babasının üzülmemesi ile ilgili. Basın niye daha olayın hemen başında bu şekilde bir haber uydursun ki. Basın bilgi kirliliğini genellikle ya savaş gibi durumlarda ya da siyasette karşı olduğu parti hakkında yapmakta gibi geliyor bana. Bu tür olaylarda bilgi kirliliğini olaydan bir müddet sonra insanlar yapıyorlar sanki. Olayda mobing var mıydı varsa kim veya kimler yapıyordu bilemiyorum fakat varlığının ihtimali oldukça yüksek gibi geliyor bana. Mobing varsa bunun savcılık tarafından soruşturulması gerektiğine inanıyorum. Fakat bu intihardan önce de senet ve mobing sebebiyle intiharlar olduğunu biliyorum. Aslında geçmişteki o intiharlar araştırılıp ilk etapta o intihardaki kişiler gerekçe gösterilerek başlangıç faaliyetinde bulunulabilir. Daha sonra bu olay aydınlatıldığında Murat Hoca da bu çabanın bir gerekçesi olabilir.

    İkinci olarak bu senet mevzuunun bir insanın psikolojisini bozması için illaha o insanın fakir olması gerekmiyor. Çalışıp aldığı maaşı %50 faizi ile geri ödemek zorunda kalmak zengin olsun fakir olsun herkesin psikolojisini etkiler. tabii ki fakiri daha çok etkiler fakat zenginleri de az veya çok etkiler.

    Üçüncü olarak bu mayıs ayı için çok sayıda kanun konuşuluyor. Eğer YOK yasa tasarısı da mayıs ayı kapsamında ise elimizi çabuk tutmamız gerekiyor. Senet, iş güvencesi ve mobing konularında umarım olumlu gelişmeler olur.





Benzer Konular

  1. ÖYP Araş. Gör. veya ÖYP Araş. Gör. Adaylarının Açmış Olduğu Davalar
    ÖYP Hakkında Genel Bilgiler forum içinde, yazan aDNA
    Cevap: 9
    Son Mesaj: 31-08-2016, 16:53
  2. Cevap: 34
    Son Mesaj: 17-05-2013, 21:03
  3. #BaskaMuratlarOlmesin
    Genel Güncel Olaylar forum içinde, yazan kaamos
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 19-04-2013, 13:54
  4. #ÖYPyükseklisansDoktoraBaşvurularıUzatılsın diyoruz twitter'de
    ÖYP Hakkındaki Sorularınız forum içinde, yazan rosen
    Cevap: 1
    Son Mesaj: 04-02-2013, 14:19
  5. Yüksek Lisans Yapılan Alan İle Lisans Yapılan Alan Farklıysa?
    ÖYP 2012- Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı Bölümü forum içinde, yazan DENİZZ
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 21-05-2012, 02:01

Bu Konu için Etiketler

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz yok
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git